26 Şubat 2013 Salı

KISIR TARİFİ ♥ KISIR NASIL YAPILIR





ZAMANI DOĞRU KULLANIYORMUSUNUZ

Profesör sınıfa girip, karşısında duran öğrencilere kısa bir süre baktıktan sonra kürsüye doğru yürüdü. Kürsünün altına eğilerek, büyük bir kavanoz ve yumruk büyüklüğünde bir düzine taş çıkardı. Taşları kavanozun içine yerleştirdi. Kavanozun başka taş almayacağına emin olduktan sonra Bu kavanoz doldu mu? diye öğrencilerine sordu. 

 Öğrenciler, Hayır cevabını verdiler. 

Profesör, kürsünün altından bu defa da bir kavanoz mıcır çıkardı. Ve mıcırı kavanoza döktü. Daha sonra kavanozu sallayarak mıcırın yerleşmesini sağladı. Öğrencilerine dönerek. Bu kavanoz doldu mu? diye sordu. Bir öğrenci Dolmadı herhalde cevabını verdi. Doğru dedi profesör. 

Profesör, kürsünün altına yeniden eğildi ve bir kavanoz kum aldı. Kumu, kavanozun içine döktü. Yeniden öğrencilerine döndü ve tekrar Bu kavanoz doldu mu? diye sordu. Öğrenciler hep bir ağızdan Hayır cevabını verdiler. Güzel! dedi profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı. Kavanoz dolana dek suyu boşalttı. 

Daha sonra öğrencilerine dönerek. Bu deneyin amacı nedir? diye sordu.

 Bir öğrenci, zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, mutlaka daha ayırabileceğimiz zamanımız vardır.  diye haykırdı. Hayır! dedi profesör ve konuşmaya devam etti. Deneyin asıl anlatmak istediği şudur. Büyük taşları önce koymazsanız, küçükleri koyacak yeri, hiçbir zaman bulamazsınız.

Profesör, öğrencilerine bu defa, Peki nedir büyük taşlar? diye sordu. 

Bu sorunun cevabını hikayeden beklemeden cevaplayalım. Hayatımızın her döneminde kavanozun içine koyacak taşlar olacaktır. Bu taşların belkide en fazla önem kazandığı dönem, ÖSS’ye hazırlanılan dönemdir. 

Üniversite sınavını kazanmak isteyen bir öğrencinin zaman kavanozuna koyacağı büyük taşlar, ders çalışmaktır. Küçük taşlar ise; boş zaman etkinlikleri olarak da adlandırılan etkinliklerdir. Bu etkinlikler; gezmek, televizyon seyretmek, uyumak,  dinlemek ya da resim yapmak şeklinde özetlenebilir ve adaylara göre faklılık gösterir.
EBRU KODAK-REHBERLİK UZMANI 

Kavanoza, önce küçük taşları yerleştiren aday; sınav yaklaştıkça ‘Keşke’ ifadesiyle başlayan cümleleri, daha sık kullanmaya başlar. Büyük taşları önce yerleştirerek, kalan boşluklara küçük taşları koyan aday ise; sabrının meyvesini alacaktır. Sınava kadar planlı bir şekilde çalışan aday isterse, daha sonra bu kavanozu kırarak, yaz tatilini gönlünce değerlendirebilir. Bu şekilde çalışmayan adayın yaz tatili ise, kavanoza bakarak iç çekmekle geçecektir. Üstelik gelecek yıl, o kavanozu yeni baştan doldurması gerekecektir. Bu konudaki tercihi adaylara bırakalım. 
 ...........................................................................................................................



HAYIRLI GÜNLER
GÜNEŞLİ ANTALYAMDAN KUŞ SESLERİ İLE GÜNAYDINLAR
Mutluluğu hak eden, gönül  dostlarımla buluşmaya geldim, nasılsınız?????

Bir haftaya daha merhaba dedik, Rabbim sağlık, sıhhat, huzur versin hepimize:)))
Dertler kederler uzak olsun hepimizden,hep gülsün yüzümüz...

Bu yazıyı paylaştım çünkü sınava hazırlanan evlatlarımızı düşündüm. Cumartesi akşamı arkadarışım Şükriye hanımları ağırladım. Kızının sınav telaşından bahsedince bu yazıyı okumuştum profesörün öğrencileriyle olan diyaloğu hoşuma gitti. Bir nebzede olsa sizlere ve evlatlarımıza yardımcı olması açısından yayınlamak istedim. Bu kıssayı muhakkak okuyun ve tavsiye edin:))

Ben planlı hareket eden biri olarak yazıdan dersler çıkardım. Bizimde ÖSS gibi önem taşıyan imtihanlarımız yokmudur?  Zamanın daha güzel kullanılacağını bir kere daha anladım. Kavanozumu  daha çok güzel şeylerle doldurmak istiyorum:)))

Evet bu gün sizlerle misafir sofram'dan kısırla devam edeceğim. Benim baş tacım olmazsa olmazım kurtarıcımdır kısır. Hele ki misafir kapıdaysa çay demlenirken kısırım hazır olur.
Kısırın yanına benim lezzetli turşularımda oldumu tamamdır.  Kısır tarifini daha yapmayanlar ve yapmaya aday olanlar için gelsin:))) Bana dokunduğu için her şeyi yiyemediğimden dolayı hafif bir tarif vereceğim...


Haydi bayanlar baylar
Pamuk eller mutfağa
Bu lezzetli kısır tarifini verelim:)

 MALZEMELERİ
1Çay bardağı ince bulgur(esmer olanından)
1 Çay bardağı ince bulgur(açık renk olanından)
1 Çay bardağı zeytinyağı
1 Kuru soğan
1 Kaşık domates salçası
1Tatlı kaşığı biber salçası
1 Tatlı kaşığı pul biber
1 Tatlı kaşığı kırmızı toz biber
1 Tatlı kaşığı kuru nane 
Az karabiber,kimyon
1 Havuç rendelenmiş
1 Salatalık doğranmış
1 Yeşil biber doğranmış
Yarım bağ maydonoz 
Yeşil soğan( isteğe bağlı ben bana çiğ dokunduğu için koymuyorum) 
1 Limonun suyu
İsteğe bağlı nar ekşisi

YAPILIŞI
1) Öncelikle su kaynatalım bulgurları bir kaba koyalım üzerine basıncaya kadar sıcak su koyup ağzını kapatalım.

2) Tavaya yağı koyup kuru soğanı doğrayıp koyalım çok az diriliği geçsin salçaları koyalım bir tık çevirip altını kapatalım havucu koyalım yeşillikler hariç bütün koyacağınız baharatlarıda ekleyelim.

Püf noktası: 1)Hazır salça kullanıyorsanız muhakkak azıcık yağda öldürün çünkü için konan kimyasal maddeler için bu işlem önemli.  2)Kimyon koydum buda kısır size şişkinlik verecek kimyonda şişkinliği alma özelliği var. 3) Yeşil soğan yerine kuru soğan koymamın sebebide midede şişkinlik yapması:)))  4) Havuç koymamın sebebi içinde K vİtamini olduğu için buda zeytinyağı ile çözülüyor...K vitamini beyin için çok önemli....

 3) Şişen bulgura kavrulan malzemeyi koyup ister elinizle ister kaşıkla karıştırın limon suyunu koyun az gelirse ilave edin. Yeşillikleride doğrayın ekleyin karıştırın. Tuzunu ayarlayın mmmmmm misler gibi vitaminli kısırımız yemeye hazır. Hani çaylar birde çay koyalım şifa olsun dostlarım:))))

Benim turşularımı deneyin canlar birde lütfen maşAllah deyin nazar haktır:)))
Biber turşusu için tıktık:)))
Karışık turşu tarifi için tıktık:)))

 AFİYET OLSUN.
Kalbinizden damağınıza düşen Bir kase Lezzet hayırlı haftalar diler:)))



 

22 Şubat 2013 Cuma

HİNDİSTAN CEVİZLİ MUFFİN MİSAFİR SOFRAM




Peygamber ( s.a.v.)Efendimiz Hz. Ali r.a. otururken  buyurdular ki, ya Ali şu 5 şeyi yapmadan yatma!

1) Kuran-ı kerimin hepsini okumadan yatma.
 2) 4000 dirhem sadaka vermeden yatma
 3) Kabeyi ziyaret etmeden yatma
 4) Cennette yerini hazırlamadan yatma
 5) Küs olduğun biriyle barışmadan yatma

Hazreti Ali efendimiz şaşırdı,  ya Resulallah bu nasıl olur. Ben bunları bir gecede nasıl yaparım, diye sorunca.  Rasulümüz şöyle buyurdu.

1) 3 İhlas şerif okumak: Kuran'ı kerimi hatmetmek gibidir.
2) 4 Fatiha'i şerife okumak: 4000 dirhem sadaka vermeye eşittir.
3) 10 defa: “ Le ilehe illallahü vahdehü la şerike leh lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yümitü ve hüve ala külli şey’in kadir.” demen de Kabeyi ziyarete eşittir.
4) 10 defa: Le havle vele kuvvete illa billahil aliyyil azim demen , cennette yerini hazırlamana vesiledir.
5) 10 defa: “Estağfirullahel’ azim ellezi le ilahe ille hü el hayyel kayyüm ve etübü ileyh.” demen, dargın ve husumetli olduğun insanlarla barışmış derecesinde mükafata vesiledir.

AYŞE ALKAN
22.2.2013. CUMA
.........................................................................................................................




 GÜNAYDINLAR OLSUN BÜTÜN DOSTLARA:)))

Güzel Antalyamdan merhaba gününüz aydın olsun cumanız mübarek olsun nasılsınız?????
Cuma, fakirlerin haccı  müminlerin  ve gök ehlinin bayramıdır. Cuma günü cennette de bayram günüdür. Günlerin en iyisi, en şereflisi Cumadır.Ne mutlu bize bu güne ulaştık. Rabbimiz bize ve sevdiklerimize iki cihanda sadet nasip etsin. Umduklarımıza nail korktuklarımızdan emin eylesin AMİN CANLARIM:))))

Bu gün başıma ne geldi eşimi gönderdim, yemeğimi yaptım, oturdum netin başına. Akşamdan tarifimi girdim sabah yayılarım dedim. Açtım tarifi daha yayınla tuşuna basmadan hepsi kayboldu. Sil tuşuna basmadım bakakaldım.Bir hoş oldum daha hiç başıma gelmemişti bundada var bir hayır deyip gene başladım yazmaya, yani bu tarif çif dikişli:))))

Evet sizlerle bu gün arkadaşlara hazırladığım masamı ve o masadanda hindistan cevizli muffin tarifini vereceğim. Gelecek arkadaşlara ne yapayım diye sorunca hani o şirin keklerin varya ondan istiyoruz diye söylerler. Yani muffinler benim olmazsa olmazlarım arasına girdi. lezzet mükemmel. Görüntü mükemmel, gözede kalbede damağa da hitap eden lezzet.


Soframda bulunan lezzetler...
Biber turşusu için Tıktık:))
Baharatlı kurabiye için Tıktık:)))
Biber dolması, kısır, kalp kurabiye ve tramisu
Tarifleri ilerleyen günlerde  inşAllah paylaşırım takip edin canlarım:)))

Bayanlar baylar hadi buyurun:)))
Pamuk eller mutfağa
Bu leziz hindistan cevizli muffileri tarif edelim. Sonrada afiyetle yiyelim...


MALZEMELERİ
1 Yumurta
1 Çay bardağı şeker
1 Çay bardağı sıvı yağ
2 Çay bardağı un
1 Kaşık hindistan cevizi
Yarım kabartma tozu

KREMASI İÇİN
1 Paket krem şanti
1 Paket pasta kreması
2 Su bardağı süt
Mavi ve sarı organik gıda boyası

ÜZERİ İÇİN
Çam fıstığı,küçük çikolatalar

YAPILIŞI
1) Öncelikle şeker ve yumurtayı kaba koyup köpürteli. sonra diğer malzemeleri koyup karıştıralım.Hamurumuz gayet güzel oldu şimdi muffin kalıplarını az yağlayıp kaşıkla hepsine paylaştıralım. Kalıplarım küçüktü 17 adet çıktı. 170 derece fırında pişirelim üzeri kızarmaya başlayınca 160 derceye düşürelim . Pişince fırından çıkaralım soğusun:))

2) Şimdi kremasını hazırlayalım krem şanti ve pasta kremasını sütle çırpalım koyu kıvam olsun süt ihtiyaç olursa az daha koyun.Sarı gıda boyasını azıcık bıçak ucuyla maviyi ondan daha az koyun gene çırpın krema hazır..

Püf noktası: Bazı kremalar krem şantiler az süt istiyor onun için süt miktarını azar ekleyin gerekirse ilave edin:)))

3) Duyusu takılmış krema sıkacağına kremayı katın kenardan içe doğru sıkın sonra üzerini isteğe bağlı süsleyin. Evet görüntü süper ELLERİNİZE SAĞLIK:))) Hadi çayı koyun muffinler de dolapta biraz kalsın ve sonra ikram zamanı:))))

Not: Eğerki ben kremamı kendim yaparım derseniz koyu muhallebi  yapın 3 su bardağı süt  2 kaşık un 1 çay bardağı şeker, vanilya az tereyağı koyup pişirin. Peki bu rengi nasıl tutturcaz derseniz??? Bir tutam ıspanağı az suyla haşlayın robottan geçirin pişerken muhallebiye renk tutana kadar ekleyin tekrar blendırlayın muhallebiyi kapatın. Burda kıvamı iyi ayarlayın un ilavesi isterse koyun.  Soğuyunca mufinlerin üzerine sürün  isdediğiniz şekilde süsleyin:)))

Çikolatalı muffin için tıktık:)))

Kokostarlı muffin için tıktık:)))



AFİYET OLSUN EFENDİM
GÜZEL HAFTA SONLARI GEÇİRİN
Kalbinizden Damağınıza düşen Bir Kase Lezzet Sevgi ve Saygılarını gönderdi:)))





18 Şubat 2013 Pazartesi

UN ÇORBASI



Bir zaman yörenin birinde bir şarlatan ortaya çıkmış. Ben doğacak çocuğun kız mı erkek mi olduğunu bilirim diyormuş. O zamanlar ultrason falan yok tabii. Karısı hamile kalan köylü, soluğu bu adamın yanında alıyormuş. Söyle bakalım, bizim çocuğumuz erkek mi olacak kız mı? 

 Adam da önce gelenlerden esaslı bir para alıyor sonra da “kız olacak ya da erkek olacak” diye bir cevap veriyormuş.  İleride başı ağrımaması için yanındaki bir deftere gelenlerin adlarını soyadlarını yazarak kayıt düşüyormuş. Bunu yaparken de şöyle bir üçkağıtçılığa baş vuruyormuş Eğer gelenlere “kız” demişse deftere “erkek” yazıyormuş, “erkek” demişse de “kız” yazıyormuş. 

Dediği aynen çıkarsa mesele yok, tersi çıktığında ise soluğu yanında alıp, Bize yalan söyledin, bak dediğin çıkmadı diyenlere, önce soruyormuş. Ben size ne demiştim? Erkek olacak demiştin ama kız çıktı. Bana isim soy isim söyleyin. Adamlar ismi söyleyince defteri gösteriyor. Siz yanlış anlamışsınız, bakın ben size kız olacak demişim ve buraya da öyle yazmışım zaten, deyip işin içinden sıyrılıyormuş. 


Adamın milleti kazıkladığı yöredeki beyin kulağına gitmiş. Bey, adamlarını toplayarak şarlatanın evine varmış. Bak demiş,Bu hamile olan benim gelinim. Şimdi söyle bakalım bunun oğlu mu olacak kızı mı? Eğer sonucu bilmezsen boynunu bu meydanda vurduracağım.

Şarlatan ne desin bu sefer pabuç pahalı. Koskoca beyi defterle kandıracak hali yok. 

Hamile kadına doğru bakıp, “Valla ne desem bilmem ki” demiş, “önden baksan kız gibi görünüyor, arkadan baksan oğlan gibi duruyor.”
Öykünün sonunda ne olmuş biliyor musunuz sevgili dostlar.Bey’in gelini ikiz doğurmuş biri oğlan biri kız!.. Bizim şarlatan gene yırtmış yani, üstelik de hayli hediyeler almış beyden. 

............................................................................................................................



GÜNAYDIN TÜM DÜNYAYA LEZZETLİNİZ GELDİ:)))
Güneşli Antalyamdan hepinizin sayfalarına evlerine sevgiler, saygılar...
Gününüz aydın,neşeniz bol olsun,keder ve üzüntü sizden, benden, tüm beni sevenlerden ve sevdiklerimden uzak,gönlünüz hep huzurla dolsun. Nasılsınız canlarım:)))

Her ne kadar bizler hızlı adımlarla koşsak ta, günümüz bizlere yetmesede, iyiyiz sesleri yükseliyor. MaşAllah hepimize karınca misali çalışıyoruz hepimiz. Kıssa nasıldı okuyunca tebessüm ettim ne insanlar var dedim içimden. Bizleri böyle insanlardan korusun.

Evet bu gün haftayı çorba ile açmak istedim. Unutulmaya yüz tutmuş un çorbası. Ninelerimizin yaptığı bir çorba.
Her yaşta erkek, kadın,öğrenci  yapabilir. Hasta olunca, yada midelerimiz karışınca, yada misafir geldi çorbam yok deyince.  Nefis bir çorba 10 dakikada hazır. Lezzetide güzel eeee daha ne olsun demi canlarım. Fotolar akşam çekimi çorba o kadar nefis koktuki sanki bana fotoğraf çek dedi.

Haydi bayanlar baylar güzel nefis un çorbası yapalım. 
Üzerine nefis tereyağı koyup afiyetle içelim :)))
Pamuk eller mutfağa un çorbası tarifimiz gelsin...

 MALZEMELERİ
3 Kaşık un
1 Kaşık tereyağı
2 Kaşık zeytinyağı
1 Su bardağı et yada tavuk suyu
1 Su bardağı süt 
4 Su bardağı su
1 Yemek kaşığı tel şehriye( isteğe bağlı )
Tuz az karabiber

Üzerine
Tereyağı ve kırmızı biber

 YAPILIŞI
1)Tencereye tereyağı ve zeytinyağı koyalım biraz rengi dönünce ununu ekleyelim karıştıralım un kokusu gelince karıştırarak 4 su bardağı suyu azar azar ekleyelim.

2) Topaklanma oldu ise iyice karıştıralım. İçine et suyunu ekleyelim. İsteğe bağlı tel şehriyeyi koyalım tuzunu az karabiberi ekleyelim kaynasın sütüde koyalım . Evet nasıl güzel bir koku yayıldı mutfağa altını kapatalım. Şimdi tavaya tereyağı koyalım az kızarsın altını kapatalım isterseniz kırmızı biber koyun çorbaya ilave edin. 

ELLERİNİZE SAĞLIK AFİYET ŞİFA OLSUN:)))

 ALLAH'IM
KAFAMIZDAN DURGUNLUĞU
KALBİMİZDEN YORGUNLUĞU
RUHLARIMIZDAN KIRGINLIĞI AL
AMİN.............


12 Şubat 2013 Salı

ŞEKER HAMURUNDAN KALP KURABİYE



SEVGİNİN GÜCÜ
Kadın her sabah olduğu gibi o sabahta beyaz bastonu ve el yordamı ile otobüse binmişti.
Şoför soldan ikinci sıra boş hanfendi dedi.

32 yaşında genç ve güzel bir bayandı. Eşi ise yakışıklı deniz subayıydı. Bundan bir kaç ay önce yanlış bir teşhis sonucu gerçekleşen ameliyat sonunda gözlerini kaybetmişti. Genç kadın asla göremeyecekti eşi ve kendisi yıkılmıştı.Eşi ameliyattan sonra içinden bir söz verdi ne olursa olsun ben karıcıcığımı yalnız bırakmayacağım.

Ayaklarının üstünde kendi işlerini yapması için sonuna kadar,her zaman yardımcı olacağım ve ona cesaret vereceğim.Günler , aylar geçmekte kadın her geçen gün kötüye gidiyordu. Adam çareler düşündü, aklına bir fikir geldi eşi eski işine dönmeliydi. Eşine bunu nasıl söylerdi bir gün cesaretini topladı. Hayatım sen işine dönmelisin, ben sana yardımcı olurum dedi. Kadın yüksek sesle unuttun galiba ben körüm.

Adam her gün ben seni getirir götürürüm işine.  Eşini tanıyordu, bunu başarabileceğini biliyordu. Kadın büyük bir umutsuzlukla eşini çok sevdiği için kabul etti.Fedakar koca her gün sabah eşini işe koyuyor akşam işten alıyordu. Günler böyle ilerledi adam eşinin daha iyi olmasını istiyordu. Bir gün eşine artık işe kendin gidip gelmelisin dedi.

Kadın şaşırdı ve bunu asla yapamayacağını söyledi. Kocası ısrar edince onu çok sevdiğinden kıramayıp, bütün cesaretini toplayıp kabul etti. Artık bunu kendiside istiyordu.Her gün otobüse binip kendisi işine gidip geliyordu. Günler günleri kovaladı hiç bir problem yoktu artık. Yine bir gün otobüse binerken.

Şoför sizi kıskanıyorum, hanımefendi dedi?

Kadın neden diye sordu?

Şoför her sabah sizin arkanızdan deniz subayı genç adam otobüse biniyor.
Bütün yol boyunca sevgi içinde size bakıyor otobüsten indikten sonra oda iniyor. Yeşil ışıkta siz yolun karşısına geçinceye kadar bekliyor.Siz binaya girdikten sonra arkanızdan öpücükler gönderip size her gün el sallıyor.
Sonra siz ne kadar şanslısınız hanfendi size böyle değer veren biri var biliyormusunuz diyor.

................................................................................................................................


GÜNAYDIN
GÜZEL ANTALYAM'DAN HAYIRLI GÜNLER:)))

Soğuk ve güneşli bir güne merhaba dedik nasılsınız gönül dostlarım???
Lezzetliniz İstanbuldan döndü, sizlerle hoş sohbet için netin başına geçti.Facebookta ve bloklarda sevgililer günüyle alakalı tarifler paylaşılmakta. Benim için her gün sevdiğine değer verilmeli. Bu kıssayı onun için paylaştım ve yazarken kıssadaki sevgiyi görünce çok duygulandım hatta ağladım.

 Rabbim herkese her zaman etrafındaki kişilerden sevgi, saygı, merhamet, hürmet,sadakat ve şefkat  görmeyi bizlere hep nasip etsin. AMİN CANLARIM:)))

Evet bu gün sizlerle İstanbul'a giderken oğluma yaptığım pastalardan birini paylaşmak istiyorum. Telefonda annem ne istiyorsun dedim annemin her şeyi güzeldir dedi. Ona özel olsun dedim kolları sıvadım kurabiyeler tuzlular yapıldı gece geç vakit olmuştu azıcık dinleneyim diye geçtim içeriye.

Maşallah diyeyim beyza kızım şeker hamurundan kurabiyeleri kaplama tasarımına geçmiş bile pembe hamurları açmış annecim puantiyeli yapalım dedi olur kızım dedim ve ortaya bu sonuç çıktı.
Yardımlaşarak yaptık bunun yanına, ayrıca kelebekli tasarımlamadanda yaptık. Daha önce tarifini ayrıntılı vermiştim . Şeker hamurlu kurabiye için tık tık:)))

Hem bu güzel tarifi sevdiklerinizi sevindirmek için, çok güzel bir alternatif :)
Haydi bayanlar baylar şeker hamurundan kalp kurabiyeler yapalım, sizlerde sevindirin sevdiklerinizi.
Pamuk eller mutfağa



MALZEMELERİ
Kurabiye için:
200 gram tereyağı
1 Su bardağı pudra şekeri
1 Yumurta
1 Çay kaşığı tarçın
1 Çay kaşığı kabartma tozu
Aldığı kadar un

Üzeri için:)
İstediğiniz renkte şeker hamurları  Şeker hamuru yapımı için tık tık:)))
Nişasta ve bal

YAPILIŞI
1)Öncelikle tereyağı ve pudra şekerini bir kaba koyalım karıştırıp diğer malzemeleri ekleyelim. Ele yapışmayacak hamur elde edelim ve dinlendirelim.
Detaylı anlatım için  Şeker hamurlu kurabiyeye tık tık:)))

2) Dinlenen hamuru un serpip açalım kalp kalıplarla kesip tepsiye koyalım 170 derecede pişirelim.
Şimdi sıra şeker hamuru ile kaplamada istediğimiz bir rengi altına nişasta serpip açalım. Açtıktan sonra puantiyeleri yapmak için başka renklerden şeker hamurları pirinç tanesi kadar koparıp yuvarlayıp aralıklı şeker hamuruna koyup merdane ile gidin gelin puantiyeli şeker hamuru hazır.

3)Şimdi kalıplarla keselim kurabiyelere bal sürüp yapıştıralım. İşlem bu kadar Ellerinize sağlık :)))

AFİYET ŞİFA OLSUN.
Hadi canlarım bana müsade, Anneme gitmeliyim malum kaç gündür yoktum.
Hayır dualarını alayım sizlerede daha sonra ziyarete gelicem:)))

MUTLULUK VE SEVGİ BLOKLARIMIZDAN VE YUVALARIMIZDAN HİÇ EKSİLMESİN
HAYIRLI HAFTALAR:)))



5 Şubat 2013 Salı

UN HELVASI




SEVGİYİ GÖSTERMEK


Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yasayanlar arasında ne fark vardır?

Bakin göstereyim demiş, ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış.Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasındanda derviş kaşıkları uzatmış. Ama herkez şaskın çünki kaşıklar bir metre boyunda. Ermiş bu kasıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz diye birde şart koymuş.

 Peki demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlarmış ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.


Bunun üzerine simdi demiş ermiş, sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe.Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. Buyrun deyince, her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp,sonra karsısındaki kardeşine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.

Ermiş işte demiş

'Kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı, düşünürse, o aç kalacaktır. Kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz.

(Şunu da unutmayın, gerçeklerin pazarında alan değil, veren kazançtadır daima. )

..............................................................................................................................................



GÜNAYDIN
BÜTÜN GÜZEL GÖNÜL DOSTLARIMA
İSTANBUL'DAN SEVGİLER SAYGILAR:)))

Gününüz aydın,neşeniz bol olsun,keder üzüntü hastalıklar sizlerden ve benden uzak,gönlünüz hep huzurla dolsun...Nasılsınız canlarım??? Sesler geliyor iyisiniz:)))
Güne pozitif başlamak istedim çocuklarla nasıl geçiyor günler. Ben İstanbul dayım, oğlum tatile gelemedi bizde kızımla geldik, hasret gideriyoruz.  Buradan sıcacık sevgilerimi gönderiyorum. Kıssadan hisse alındı un helvasıda pişti çaylar demlendi gelin hadi canlarım, bu soğuk günlerde içimizi ısıtsın.

Benim için un helvası, kurtarıcımdır. Misafir otururken 15 dakikada hazırlar mis gibi ikram ederim. Yiyenler hangi yaşta olursa olsun tarifini ister. Birde dosları ziyarete giderken Ayşeniz yapar götürür, böyle sevilen Anneden kıza geçen özel bir lezzet:)))

Tarif etsin mi lezzetliniz
Haydi bayanlar baylar
Pamuk eller mutfağa

 MALZEMELERİ
1 Dolu kaşık tereyağı
Tereyağının eridiği kadar sıvı yağ
Bir buçuk su bardağı un
Bir tatlı kaşığı tarçın
1 Türk kahvesi fincanı  ( evde ne varsa ceviz, fındık,fıstık, şam fıstığı, çam fıstığı) 
İki yemek kaşığı şeker
ŞERBETİ İÇİN
Bir bardaktan biraz fazla su bardağı  şeker
İki buçuk su bardağı su

YAPILIŞI
1) Öncelikle şerbetini hazırlayalım bir tencereye şeker ve su kaynaması için ocağa konur. Başka tencereye tereyağı ve sıvı yağ konup ocakta şöyle azıcık sararınca un ilave edilir ve karıştırılır. 


Püf noktası:) Ben hızlı karıştırırım derseniz orta ateşte yok ben yakarım derseniz daha kısık ateşte kavurun.

 2)Benim helvayı başlamamla yapmam arasında çok bir vakit yoktur orta ateşte hemen sararana dek kavururum  fıstığını koyarım altını kısarım bir tık fıstığı içinde çevirir ve şerbetini veririm.

Püf noktası:) Şerbet vermeyi nasıl anlıcaz kavrulan unlu karışımdan azıcık şerbete koyun cız sesi geldi mi tamamdır.

 3) Şerbeti verdiniz ocak kısık karıştırın ne zamana dek toparma bitinceye kadar. Şimdi iki kaşık şekeri ve tarçını koyup bida karıştırın. Tadına bakın mmmmmmmm ve dadadadaaam tamamdır. Ocağı kapatalım ve ağzını kapatalım biraz demlensin servise hazır.ELLERİNİZE SAĞLIK ÇOK ZEVKLİ VE HEYECANLIYDI:)))

AFİYET ŞİFA OLSUN

DAMAĞINIZDAN KALBİNİZE DÜŞEN
Bir Kase  Lezzet
SAYFALARINIZA SAYGI VE SEVGİLERİNİ GÖNDERDİ:)))









1 Şubat 2013 Cuma

TURUNÇ REÇELİ ( TURUNCUN FAYDALARI )


1 Şubat 2013
HAYIRLI GÜNLER :)))))))
BEN GELDİM GÖNÜL DOSTLARIM
NASILSINIZ İYİSİNİZ İNŞALLAH
SEVGİ SAYGI VE MUHABBETLE KUCAKLIYORUM HEPİNİZİ.

Bu sene turunç reçelini yaptım  tam zamanında yapmışım, hiç zorlanmadım. Yapılışını ayrıntılı fotoğrafladım ve tekrar yayınlamak istedim, tam zamanı geç kalmadan yapın.  Birde lezzetliniz geçen sene daha iki aylıktı neler yaşamış sınav telaşı daha neler neler:)  Hadi bana müsade İstanbul yolcusuyum, oraya varınca tekrar görüşmek üzere:)))
.................................................................................................................................
20 Şubat 2012
Sabah çıktım evden, daha yeni üç itibariyle girdim.Hemen ilk önce siz dostlarımla buluşma zamanı dedim.
Hemen geçtim sizinle hasret gidereceğim.Yeni bir haftaya başladık, sağlıklı ve huzurlu geçmesini herkese 
temenni ediyorum.Hafta sonu ben gene yoğundum ve oğlumun dikişleri alındı çok şükür iyiyiz.


Bugünde benim için heyecanlı bir gündü.Nedenini soracak olursanız, sabahtan evden okula gittim.Benim için yarın çok önemli, çünkü aşçılık pratik sınavım var.Şimdiden kalbim pır pır ediyor, öğretmenlerle görüştüm.Yarın neler pişirilecek muzakere ettik.


Beni iyi bildikleri ve azmimden dolayı sen ne yaparsan yap Ayşe hanım dediler.Teşekkürler
Yılmaz bey, Ayşin ve Şadiye öğretmenim.Bende yarın pişirilecek malzemeleri aldım yarını sabırsızlıkla bekliyorum.Evet canlarım bugün sizlerle, turunç reçelini paylaşacağım.Bizim bahçede ağacı var ,  özellikle diktik.


Eşim ben çocuklar ve misafirlerim çok severler.Çoktandır turunçlar oldu fırsat bulup yapamadım.Turunçlar bana ben turunçlara baktık.Eşimden yardım istedim ve o rendeledi ben de rulo yaptım dizdim pişirdim.Çokta güzel oldu mmmmm mis canlarım.Deneyin muhteşem lezzeti sizde görün.
BİZİM AKDENİZ YÖRESİNE HAS LEZZETİ SİZDE TADIN.


Önce turuncun faydalarından bahsedelim

TURUNÇ’UN ÖZELLİKLERİ:
Sedefotugiller familyasından; 1-6 metre boyunda, Kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Yaprakları parlak ve almaşık dizilişlidir. Çiçekleri beyaz renkli ve güzel kokuludur. Meyvesi küre şeklinde olup, sarı-turuncu renktedir. 8-12 tane dilimi vardır. Meyvesinin usaresi ekşimsi-acı lezzettedir. Olgunlaşmamış meyvelerinin kabuklarında uçucu yağ, C vitamini, pektin ve hesperidin vardır. Çiçeklerinden Turunç çiçeği esansı (Oleum Neroli) çıkarılır.Turunç Doğa da olduğu gibi çekirdekten bitip, tabii olarak büyüyen yabanimsi portakalın anaç alt familyasıdır. Belirtildiği gibi meyvesinin acımsı bir ekşiliği vardır.
TURUNÇ’UN FAYDALARI:
1 )Suyu temizlik maddesi olarak kullanılır.
2 ) Kabuğun iç kısmından reçel yapılır.
3 ) Turunçtan yapılan şurup, mide yanmalarına karşı faydalıdır.
4 ) Kalbi kuvvetlendirir, serinletir.
5 )İştahı açma özelliğine sahip, aynı zamanda susuzluğu giderir.
6 ) Safra, ishal ve kusmayı keser.
7 ) Çarpıntıyı önler, üzüntü ve sıkıntıyı giderir.
8 ) Turuncun kokusu veba sağlığını önler ve havanın temizlenmesini sağlar.
9 ) Fazla alınmamak kaydı ile şeker hastalığına faydalıdır.
10 ) Safradan mutevellit kalp çarpıntısını telkin eder.
11 ) Şerbeti (suyu) içilirse mideyi temizler ve iştah açar.
12 ) Çekirdeğin Panzehir özelliği vardır.
13 ) İki miskal (yaklaşık) 10 gram turunç çekirdeği dövülüp akrebin iğnelediği yere konulursa ağrının kesilmesine yardımcı olur ve rahatlatır.
14 ) Turunçtan eğer iki miskal şurup yapılıp içilirse bütün zehirlenmelere karşı yararlı olur.
15 ) Sarı kabuğun turunç macunu yapılır, macun kulunç ağrısına karşı iyi gelir
 Yan etkisi: Turunç suyu sinirlere ve nefes darlığına iyi sayılmaz. Fazlası böbrekleri rahatsız edebilir.

Haydi  bayanlar baylar tarif edelim:)))
Pamuk eller mutfağa


MALZEMELERİ

  • 15 Tane turunç
  • 7 Su bardağı şeker
  • 4 Bardak su
  • 1 Yemek kaşığı limon
  • Bir kaç karanfil
  • Pamuklu ip ve iğne
YAPILIŞI
  1. Turunçları rendenin ince tarafıyla her yerini rendeleyelim.
  2. Dilim dilim yapıp biraz beyaz yerini etli kalacak şekilde düzeltelim.
  3. Her bir dilimi rulo yapıp aralıksız kolye gibi ipe dizelim.
  4. Bir tencerede suyu kaynatalım içine dizdiğimiz turunçları koyalım.
  5. Bir taşım kaynasın turunçları alalım ve tencerede gene su kaynatalım altını kapatalım.
  6. Gene turunçları koyalım  2 dakika beklesin suyu süzelim.
  7. 35 ile 40 Saat turunçları ıslayalım ara ara sık sık  suyunu değiştirelim ve süzelim.
  8. Bir tencereye turunçları koyalım içine şeker koyup kapağını kapatalım.
  9. 2 Saat beklesin ve 4 bardak suyunu koyalım kaynasın.
  10. Üstünde biriken beyaz köpükleri alalım.
  11. Reçel kıvamına gelince karanfili  limonu koyalım 3 dakika kaynasın kapatalım.
  12. Soğusun kavanoza koyalım.
Not: Kolay turunç reçeli yapmak için zaman çok önemliymiş, bu sene bunu öğrendim onun için turunçlar yumuşamadan yapın, Ağaçta da olsa zamanı geçiyormuş, işte bu gün yaparım diye ertelemeyin zaman geçtikçe suya koyunca erime yapıyor :)))


AFİYET OLSUN CANLARIM
SAĞLIKLI HUZURLU BİR HAFTA DİLİYORUM.:)))))