29 Ocak 2013 Salı

ETLİ LAHANA SARMASI





HAYIRLI GÜNLER
SEVGİLER SAYGILAR TÜM DOSTLARIMA.
Güzellikleri gören gönüllere nasılsınız?????

Yeni bir haftaya merhaba dedik. Ocak ayı nasıl geçti bilemedim zamanlar sular gibi akmakta:)
Çocuklarımız karnelerini aldılar. Herkesi canı gönülden kutlarım. Onlar bizim canlarımız. İster düşük not alsın
ister takdir hiç farketmez . Her zaman diyorum sağlık, sıhhat, huzur yeter. Gelisi olur, olur gider.
Hiç üzülmeyin bir şekilde toparlanır. Çocuklarımıza selamlar ve hayırlı başarılar:)))

 Cumartesi günü benim için sıkıntılı geçti, ama sonu huzur vericiydi.Güzel niyetli oldumu, insan birde güzel gönül ve gözlerle gördümü. Rabbim çok güzel kapılar açıyor, sonsuz şükürler olsun.
Yeni headırım nasıl olmuş Değmesin yağlı boya Sevgimin gönlüne sağlık ablasını sevindirdi.
Rabbimde onu sevindirsin, çocuklarına bağışlasın, teşekkür kuzum:)))

Eskiden çok bilgisayar ilgimi çekmezdi. Bazı zamanlar, bilgisayardan interneti dolaşırken bloklar benim gözümde erişilmez yerler gibi gelirdi. Deselerki seninde bloğun olacak bir gün seninde yararın dokunacak, hayretler içinde, galiba şaka yapıyorsunuz  derdim.Şükürler olsun benim için çok güzel dostluk meclisi ve hizmet yeri, şimdi burdayım. Burası gönül yeri para yok, pul yok, hiç bir menfaat yok.Güzel gönüllerini açmış bir sürü dostlar var. İnsan nasıl görürse gördüğünü tarif eder.

Blok alemine ilk başlarken burada güzel dostluklar varmıki derken, birde baktımki sıcacık yürekli insanlar kucaklarını bana açtılar.  O gönüllere teker teker teşekkür ederim. Şimdiye kadar bir bir gelip Ayşelerini ziyaret ettiler, güzel sözleriyle moral oldular dost oldular. İnsan acısını bile unuttu sevinçleriyle sevindi.

Dara düştüğü zaman hep birisi geldi ablam, kardeşim hadi kalk dedi.Teşekkür derim güzellerim. Rabbim sizleride darda koymasın, her işiniz yolunda gitsin. Güzel gören göz ve gönüller versin:)))

Evet bu kadar sohbet yeter
Bu gün sizlerle klasik o kadarda lezzetli sofraların olmazsa olmazı.Lahana sarmasını tarif edeceğim etli etsiz baş tacımız. Belki daha yapmayan ve yapmak isteyenler için gelsin tarifimiz.

Haydi beyler bayanlar
Pamuk eller mutfağa:)



 MALZEMELERİ
1 Adet orta boy sarmalık lahana
1 Buçuk su bardağı pirinç
2 Adet ince kıyılmış soğan
1 Kaşık  salça
300 Gr kıyma
Yarım bağ maydonoz
Yarım bağ nane
2 Dal fesleğen
Karabiber
Pul biber
kimyon
Tuz
1 Çay bardağı zeytinyağı

Üzeri için:
Yarım kaşık salça
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Yarım limon suyu
 Ilık su



YAPILIŞI
1) Lahanaları yaprak yaprak ayıralım başlarının kalın damarlarını bıçakla incelterek alalım ve yıkayalım. Tencereye yarıya kadar su koyalım kaynasın içine bir tatlı kaşığı tuz koyup lahanaları üçer tane içine koyup haşlayalım.Hepsini bu usulle haşlayıp bir kaba koyalım.

2)İç malzemesi için doğranacakları yıkayıp ince doğrayalım bir kaba koyalım. Pirinci yıkayalım, kıymayı ve baharatları  tuzunu isteğe göre ekleyelim. Yağını koyalım karıştıralım.

3) Şimdi yaprakları ortadan keselim,sarılabilecek şekilde bıcakla kesip ayarlayalım. İç harçtan koyup rulo gibi saralım tencerenin altına yeşilliklerin saplarını koyalım üzerine sardığımız lahanaları dizelim.
Hepsi bitince salçayı suyla açıp tencerye ilave edelim. Koyduğumuz su dolmaların üzerini kapatacak.Tuz koyup, dolma kapağı kapatalım o yoksa bir pasta tabağıda olur. Kapağınıda koyalım pişirelim altını kapatmadan önce kalan yağı ve limonu koyalım bir tık daha kaynasın kapatalım.
 Ellerinize sağlık nefis oldu, yanına yoğurtla nefis olur :)))

Püf noktası: Üzerine sonradan yağ eklememiz dolmanın parlaklığını sağlar.
İsteyen limon eklemeyebilir isteyen nar ekşisi koyabilir.İstemeyen eklemesin:)))

AFİYET ŞİFA OLSUN
Lezzetliniz müsade istiyor. Arkadaş ziyaretleri yapıp, turunç reçeli yapacak işler bekler.
HAYIRLI HAFTALAR :)))





24 Ocak 2013 Perşembe

KABAKLI PASTA



Allahü teâlâ hiçbir şeyi yaratmadan önce, sevgilisi peygamberimiz Muhammed aleyhisselamın mübarek nurunu yarattı.

Resûlullah s.a.v. bir Hadisi kudsîde Rabbimiz buyuruyor: Seni kendi nurumdan diğer şeyleri de senin nurundan yarattım buyurmuştur.  H.Ş. Allah’ın ilk yarattığı şey, benim nurumdur. 

Bu nur ibadete o kadar düşkündü ki, hemen arşı tavaf etmeye başladı . 1000 yıl tavaf etti, rivayetlere göre 1000 yıl rükuda durdu ,1000 yıl secdede, 1000 yılda kıyamda.

 Hz. Cabir anlatıyor: Ey Allah’ın Resulü anam babam sana feda olsun Allah’ın her şeyden önce ilk yarattığı şeyi bana söyler misiniz? diye sordum. Şöyle buyurdu, Ey Cabir her şeyden önce Allah’ın ilk yarattığı şey senin peygamberinin nurudur. O nur Allah’ın kudretiyle onun dilediği yerlerde dolaşıp duruyordu. O vakit daha hiçbir şey yoktu. Ne Levh ne kalem ne cennet ne ateş cehennem vardı. Ne melek ne gök ne yer ne güneş ne ay ne cin ve ne de insan vardı. 

 Adem aleyhisselam yaratıldığında, cenab-ı Hakk Ey Adem başını kaldır dedi. Adem as.başını kaldırıp baktığında, Arşı alada sevgili Peygamberimizin sav.nurdan yazılmış Ahmed ismini gördü. O zaman,Ey Rabbim Bu kimdir diye sual etti. Allahü teâlâ da Bu, senin zürriyetinden bir peygamberdir. İsmi göklerde Ahmed, yerde ise Muhammeddir. Eğer O olmasaydı, seni yaratmazdım. Yerleri gökleri arşı kürsü de halk etmezdim buyurdu. 
 
Peygamberimizin nuru, Adem aleyhisselamın kalbi ve cesedi şerifi yaratılınca, onun iki kaşı arasına kondu. Adem aleyhisselam kendisine ruh verilince, alnında, zühre yıldızı gibi parlayan bir nurun olduğunu fark etti. Bu nuru gören Havva validemiz üzülür onada bu nur geçer.


Daha sonra evlatlarından Şit as. bu nur geçer, peygamberden peygambere geçerek İbrahim as. geçer bu nur. Ondan oğlu İsmaile nesilden nesile geçer ve Rasülümüzün babası Abdullaha gelir.

Allah mahlukları yaratmak istediği vakit, bu nuru dört parçaya ayırdı.Birinci parçasından kalemi, ikinci parçasından Levh’i (Levh-i Mahfuz), üçüncü parçasından Arş’ı yarattı.

Dördüncü parçayı ayrıca dört parçaya böldü: Birinci parçadan Hamele-i Arşı (Arşın taşıyıcılarını), ikinci parçadan Kürsi’yi, üçüncü parçadan diğer melekleri yarattı. 

 Dördüncü kısmı tekrar dört parçaya böldü: Birinci parçadan gökleri, ikinci parçadan yerleri, üçüncü parçadan cennet ve cehennemi yarattı. 

 Sonra dördüncü parçayı yine dörde böldü: Birinci parçadan müminlerin basiret nurunu / iman şuurunu, ikinci parçadan -marifetullahtan ibaret olan- kalplerinin nurunu, üçüncü parçadan tevhitten ibaret olan ünsiyet nurunu (La ilahe illallah Muhammedu’rresulüllah nurunu) yarattı.

İşte biz böyle bir Resule sahibiz:)))
Resulümüzün geçtiği yollara dikenler dökmüşler. Namaz kılarken hayvanların içini sırtına koymuşlar.
Bir eve yemeğe çağrılmış. Sofraya oturmuşlar,  et dile gelmiş yeme ya rasulüllah zehir koydular.
Genede rasulümüz,Ya rabbi benim kavmimi neslimi koru ümmeti, ümmeti  diye dua etmiş.
Bir mahalleden geçerken o mahalle gül kokuları ile dolarmış. Güldüğü zaman dişlerinin arasından bile nurun ziyası görünürmüş:)))

Resulullah sav. şefaatlerine nail olalım. Ahirette limaül hamd sancağı altında toplanmayı Rabbim nasip etsin. 
Cenneti alada komşu eylesin:))) Amin....

....................................................................................................................................




SABAHI ŞERİFLERİNİZ HAYIRLARA VESİLE OLSUN.
Antalyamdan sevgi, saygı getirdim nasılsınız?????

Geçmiş kandiliniz mübarek olsun. Rabbim nice kandillere sağlık sıhhat afiyetle ulaştırsın.
Bu gün yemek tarifi paylaşacaktım bu renklerin ihtişamı beni bunu yayınla diye ısrar etti.
He zaman kandiller benim için özeldir. O gün çayın yanına ailemle yemek için lezzetler yaparım. Eşim ve misafirimden tam not alan bir tarif.

 Bu gün sizlerle dün kandil için yaptığım, pratik,porsiyonluk, göze hitap eden bu pastayı paylaşmak istiyorum. İlerleyen günlerde sizler için, balkabağından çok güzel yaş pasta yapıcam.Bal kabağının mevsimi ve onun lezzetide hiç tartışılmaz. Birazından tatlı yaptım birazından pasta. 

Bal kabağını sofralardan eksik etmememiz lazım içinde selenyum var. Selenyum derinin canlılığı ve genç kalması için çok önemli. İçindeki zengin lif sayesinde bağırsaklar için ideal bir sebze. Hatta kabuklarını atmayıp göbeğinize flim strecle sararsanız çok güzel yağ yakıcıdır, denemediğim hiç bir bilgiyi paylaşmam. Daha tetaylı bilgi için kabak tatlısında kabağın faydalarını paylaşmıştım Tıktık:)))

Benim manevi annelerim çok, havva annem kendi eliyle ekdi.  Ayşesine verdi, çocuklar çok tatlı yemeyince onlarada yedirmek ve içinde bulunan E vitamininden istifade etmelerini istedim ondan dolayı  pastasınıda yaptım. Yeni resimledim, güneşi aradım bekledim, bugün bizden kaçıyor biraz saklambaç onadık güneşle, ısrarla kendini göstermiyor.

Canlarım dolapta sizler içinde ayırdım, gelin lezzetliniz sizlere de ikram etsin:)))

Haydi beyler bayanlar
Pamuk eller mutfağa

 MALZEMELERİ
 Keki için:
 3 Yumurta 
 2 Kahve fincan şeker 
 3 Kahve fincanı un
 1 Kahve fincanı sıvıyağ
 1 Çay bardağı su
 1 Kabartma tozu
 Kek piştikten sonra 1 çay bardağı süt

  Kaymağı için:
 2 Kaşık un
 2 Kaşık şeker
 1 Kaşık tereyağı
 3 Su bardağı süt
 1 Vanilya
 1 Paket krem şanti

 
Üzerinin kabak püresi için:
 Bir buçuk kilo bal kabağı
 1 Su bardağı şeker
 1 Kaşık nişasta
 Nişastayı açmak için az su

 YAPILIŞI
 1) Öncelikle kekini yapalım: Yumurta ve şekeri bir kaba koyalım çırpalım.Diğer malzemeleride ekleyip yağlanmış borcama dökelim. 170 Derecede pişirelim.

 2) Şimdi kaymak  için tencereye yağı koyalım kokusu gelince unu koyalım çevirelim şimdi sütünü ekleyelim blendırla karıştıralım topakları gitmesi için şimdi şekerini ve vanilyayı ekleyelim koyu kıvamda pişti altını kapatalım. Soğuyunca toz krem şantiyi içine koyup çırpalım. Not:Kaymak kıvamında olacak:)))

 3) Kekimizi sütle ıslayalım üstüne kaymağı  koyup yayalım ve dolaba koyalım.
Şimdi sıra üzerinin kabağımda: Kabakları soyduk küpküp doğrayıp şekerini ilave edelim, biraz sulansın ocağa koyalım pişsin blendırdan geçirelim. nişastayı su ile açalım kabağa karıştırarak ekleyelim kıvamı alana dek kaynasın altını karıştıralım. Evet şimdi altını kapatalım soğusun.Not: Ben pürenin tadını diyet yaptım sizlere az gelirse şeker ilavesi yapabilirsiniz.


 4) Dolaptan tepsiyi çıkaralım kabağı üzerine yayalım ve tekrar dolaba koyalım. Biraz dursun istediğimiz  zaman, istediğimiz şekilde kesip servis yapalım.ELLERİNİZE SAĞLIK:))


AFİYET OLSUN
LEZZETLİNİZ SAĞLIK SIHHAT AFİYETLER DİLER:)))







21 Ocak 2013 Pazartesi

♥ BİR KASE LEZZET'İN BİRİNCİLİĞİ FRAMBUAZLI PASTA ♥



GÜNAYDIN GÜNAYDIN GÜNAYDIN 
Hayırlı günler dostlarım nasılsınız..??????

Güzel Antalyamdan saygı, sevgi ve muhabbetle geldim .....
Lezzetlinizi sorarsanız çok sevinçliyim, sınavımı soran arkadaşlara çok güzel geçti teşekkür ederim. 

Sevincime gelince Porselen demlik.com arkadaşımın düzenlemiş olduğu, Porselen demlik çay saati etkinliğinin 78.si Yer sofrası arkadaşım yaptı çok güzel bir etkinlik oldu. Bende etkinlikte arkadaşlarımı yalnız bırakmadım. İstediğin bir tarifi al arkadaşım, benim tariflerim benim çocuklarım gibi içlerinden seçemedim dedim. Arkadaşım tariflerimin içinden, birinci yaşımda sizlere özel yaptığım. Bir kase lezzet tasarımı furambuazlı yaş pasta  tarifimi aldı.

50 Tarif içinden benim tarifim birinci olmuş. Akşam arkadaşımın, Porselen demlik etkinliğin yeni ev sahibi Gelibolu17-midedenkalbe sen kazandın mesajını görünce çok mutlu oldum. Bu günlerde çok sıkıntılı günler geçirdiğimi, Anneciğimle ilgilenmem gerektiğini sizler biliyorsunuz. Bu haber bana ilaç gibi geldi.

 Rabbime sonsuz şükürler olsun sizlerin sevgisi takibi ve yorumları sayesinde, Bir Kase Lezzet'in en güzel ödüllerinden biri oldu. Bu ödülü sizler için aldım kabul ettim nice ödüllere hep beraber inşAllah sonsuz teşekkürler:)

Beni yalnız bırakmayıp sevindirdiğiniz için Rabbimde sizleri sevindirsin:)

Güzel bir söz:
Başarılı olmak için elimizden gelen her şeyi yaptığımız halde, mutlu olmak için hiçbir çaba harcamıyoruz. (Chateaubriant)


Canlarım mutlu olalım, mutlulukları görelim bu mutluluğu bana yaşattığınız için sonsuz teşekkürler:)))

Lezzetliniz sizleri sevgi, saygı ve muhabbetle kucakladı. Bu tarifi görmeyenler veya bidaha göreyim bakayım diyenler buyurun Frambuazlı yaş pasta için tıktık:)))

Güzel bir sözle yazımı noktalayayım
Yaşam gülmeyi
Sevgi hak etmeyi
Vefa unutmamayı
Dostluk sadık kalmayı bilenler içindir.

HAYIRLI GÜNLER DOSTLARIM 



16 Ocak 2013 Çarşamba

AYVALI TART





Tilki güzel, güzel ormanda gezerken. Bir ağacın altında bir geyik budunun asılı olduğunu görür. Tilkiya bu, açtır ama şüphelenir, kontrol edince tuzağı anlar. Çünkü geyik budu iple bir bombaya bağlıdır.

Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, beklemeye başlar ve içinden acaba bu tuzağa kim yakalanacak der. Biraz sonra kurt gelir, budu ve yatan tilkiyi görür. Kurt ile tilki arasında şu diyalog geçer.
 

Napıyorsun dostum?
 

Hiiçç...Yatıyorum.
 

Burda bir but var.

Evet var.

Neden yemedin?


Tilki olup bitenden haberdar olduğu için, sakince cevap verir. Dostum ben bugün oruçluyum.
 
Kurt kendinden emin, Ben yiyeyim o zaman.

Tilki buyur afiyet olsun. İçindende yede gününü gör der. Kurt, buta uzanır uzanmaz bir patlama ile ortalık toz duman olur. Kurt yaralı, perişan halde yatarken, tilki sakince budu yemeye başlar. Bunu gören kurt hani sen oruçluydun? deyince, tilki pişkin pişkin gülerek cevap verir.
 

Biraz önce top patladı, duymadın mı?

..............................................................................................................................................





GÜNLÜK GÜNEŞLİK ANTALYAMDAN HAYIRLI GÜNLER:)))
 
Hafta sonu yağan yağmurun ardından çok şükür diyorum. Rabbim afatlardan herkesi korusun. İnsanın başına gelmeyince zorluklarını bilemiyor. Cumartesi anneme yemek yapmak evi derleyip toparlamak için  gittim. Geriye dönerken yavrum ıslanmasın diye dershaneden aldım. O kadar sulardan geçtik  çok şükür geldik derken. Tam eve yaklaştık ara yolda ortada,araba tık dedi durdu bir yağmur var göz gözü görmüyor. 

Dörtlüleri yaktım ve eşimi aradım, yol yardımı aradık. Bizm gibi yolda kalanlar çok olunca, doluluk olduğu için hemen gelemeyiz dediler. Bekle, bekle bir buçuk saat geçti kimse yok,vakit geçmiyor arabalar yanımdan gelip geçiyor. Her geçen araba suyun çokluğundan bizi sallıyor. Siteden bir beyefendi ben size yardım edicem diye geldi, adamcaz ne yapsın o kadar saat geçince,dize kadar yağmur oldu ve yağmurun şittetinden kaldırımları aştı göz gözü görmüyor. 

İş yerimiz eve uzak.Beklemenin sonunda eşimde arkadaşları ile bizi kurtarmaya geldi. O yağmurda dizlere kadar suda eşim bizim için, diğer arabamızla birbirine bağladı. Çekçekler ama boşa alınmıyor vitesi söktü oradan boşa aldı ve bizi kenara çıkardı. Allahıma şükürler olsun bizim bu yaşadıklarımız hiç bir şey. Daha fazlaları ile sınanmayalım Evlerine işyerlerine su basanlar seraları yıkılanlar neler var neler. Teşekkürler yardım eden eşime,dostlara sağ olsunlar:)
 
Hasar ne diyeyeceksiniz araba akıllı olunca eksoza su gidince kendini kitlemiş.Eşim girip çıktıkça içi su aldı onun kurutulması için içi sökülecek ve işleme alınacak:)

Kıssadan hisseyi gene mükemmel. Öncelikle siz arkadaşlarıma teşekkür edrim bu günlerde yoğunluktan bloğumla ilgilenemedim. Sizler lezzetlinizi yalnız bırakmadınız, çok sağolun canlarım. Evet bu gün sizlerle hafta sonu ayvalar bana bakıyor ben onlara bundan nasıl tart yada turta yapsam derken sonuç mükemmel ötesi oldu. 

Tarif doğaçlama çıktı malzemelere baktım antep fıstıklı puding gözüme takıldı ve yaptım. Hamuru tartla kek arası  dış ülkede buna (pie crust )diyorlar. Onuda kendime göre tasarladım tereyağ koymadım sıvı yağla diyet olsun diye.....

 Tart ve Turta aslında birbirlerine kardeş kadar yakın iki kuzen..
 
Tart, Fransızca "Tarte" Turta ise İtalyanca "Torta" kelimesinden dilimize girmiş.

 
Tart, genellikle pişirildiği kalıptan çıkarılmadan sıcak ya da ılık servis edilen, taban hamuru nispeten daha ince, hamuru daha kıtır kıtır, bir tür meyveli pasta...
 
Turta ise, altı çıkabilen özel kalıplarda pişirilen, meyvesi önceden şekerle pişirilen, üzeri tamamen ya da parça parça hamur kaplı.
 
Yine Fransızca Tartelette kelimesinden dilimize girmiş bir de minik şeyler var ki onlar da Tartölet oluyorlar:) Hani pastanelerde son yıllarda sıklıkla gördüğümüz, üzeri taze meyve ya da meyveli jöleli, minik kağıtlar içinde servis edilen pastalar var ya, işte onlar.

Kafanız mı karıştı biraz sanki???:)))

 
O zaman en kısa haliyle, Malzemesi iki hamur arasında pişirildiğinde "Turta" açık olarak pişirildiğinde "Tart" oluyor.. Ben daha fazla uzatmadan tarife geçiyorum:)))

 



 Haydi beyler bayanlarbuyurun:)))
Gelsin lezzetli kasenizin yaptığı bu özel tarif..
Pamuk eller mutfağa

MALZEMELERİ

Tart hamuru için:
 3 Yumurta 
 3 Kahve fincanı şeker
 1 kahve fincanı su
 1 Kahve fincanı sıvı yağ
 2 Kahve fincanı un
 1 Kahve fincanı galeta unu
 1 Kahve fincanı hindistan cevizi
 Sadece tart kalıbını yağlamak için biraz tereyağı

 Kreması için:
 1 Paket antep fıstıklı puding
 1 Paket krem şanti
 3 Kaşık toz antep fıstığı

Üzeri için:)
 3 Adet ayva ve çekirdekleri
 1 Su bardağı şeker
 1 Kaşık nişasta
 1 Dolu kaşık hibiskus
 2 Su bardağı kaynar su
 Az tarçın kabuğu
 4 Tane karanfil

 Üzerini isteğe göre süsleyin, yada sade olsun size kalmış:)))

  YAPILIŞI
 1) Öncelikle tart kalıbımızı tereyağı ile yağlayalım. Bir kaba yumurta ve şekeri koyup çırpalım diğer malzemeleri koyup çırptıktan sonra tart kalıbına dökelim 170 derece fırında üstü kızarana kadar pişirelim.

 2) Evet canlarım şimdi hibiskusü tarçını karanfili 2 bardak sıcak su ile münasip bir kaba ıslayıp ağzını kapatalım demlensin. Şimdi ayvaları soyalım çekirdeklerini ayırıp rendeleyelim tavaya koyup şekeri ve hibiskuslü çayı süzüp içine koyalım çekirdeklerini de ekleyip pişirelim blendırla ezelim püre olsun 1 kaşık nişastayı koyup bir kez daha pişsin altını kapatalım.
Not: İsterseniz ayva çekirdeklerini blendırdan önce çıkarın.

Püf noktası: Hibiskusü hem doğal vitamin şifası çok hem doğal renk versin diye koydum.
Portakallı kek ve hibiskusün faydalarını bu tarifte paylaştım. Tıktık:)))

 3) Şimdi sıra kremasında: Antep fıstıklı pudingi pişirelim ve içine antep fıstığını koyup blendırdan geçirelim renk muhteşem. Soğusun 1 paket toz krem şantiyi koyup çırpalım. Üzerine sıkmak için biraz ayıralım.

 4) Soğuyan tartı bir kalıba ters çevirelim çıkmazsa korkmayın silikon spatula ile biraz vurun.
 Şimdi kremayı içine koyalım üzerini düzeltelim dolapta donuncaya kadar dursun.

 5) Şimdi dolaptan alıp üzerine ayvalı malzemeyi yayalım kokular nasıl renk muhteşem şimdi 
 isteğe göre süsleyin. Ellerinize sağlık nefis tartımız hazır.




AFİYET OLSUN:)

Günün duası:
Allahım nefsimizi sana teslim ettik
Yüzümüzü sana çevirdik
Tüm işlerimizi sana havale ettik
Senden başka sığınacak kimsemiz yok
Seni sevenleri, sevdiklerimizi ve bizleri koru ... Amin:)

Hadi bana müsade canlarım 
Her zaman dualarınıza talibim hafta sonu sınavım var, ders çalışmam lazım.





11 Ocak 2013 Cuma

KELLE PAÇA ÇORBASI TARİFİ






ALLAH DOSTLARINA YAPILAN İKRAMIN DEĞERİ

Bir mescitte zengin adamla, derviş namaz kılıyorlardı.Birbirlerine o kadar yakındılarki ne okusalar, ne dua etseler duyuluyordu.Derviş namazını bitirdi ve duaya başladı.Allahım bu gün beni şu, şu yemek ve tatlılarla rızıklandır dedi. 

Zengin dervişin duasını duyunca, benden para vermemi istiyor.  Böyle diyeceğine gelip benden istese verirdim, ama şimdi vermem der. O bunları düşünürken derviş bir köşeye çekilip uyur. Az sonra elinde tepsi ile bir adam gelir. Doğru uyuyan dervişin yanına yaklaşır ve uyandırdı. Elindeki tepsiyi ona verdi. Derviş tepsinin üzerini açtı. 

Tepside, az önce duada istediği yiyecekler vardı. Zengin geriden geriye bu hadiseyi takip ediyordu.Derviş doyuncaya kadar yedi. Bir miktar yiyecek kalmıştı. Tepsiyle beraber onu getiren adama verdi. Üzerini örtüyle örttü. Bir kenara çekildi. Bu duruma hayret eden zengin kişi, merakla yemekleri getiren adama yaklaştı. 

Kardeş sen kimlerdensin. Ben hamallık yapan birisiyim. Bu adamı tanıyormusun? Hayır o zaman neden bu yemekleri getirdin. Bakın anlatayım. Ben hamallık yapıyorum bu gün işlerim güzeldi eve yiyecek bir şeyler aldım. Hanımım pişirdi, o yemek yaparken ben uyumuşum. Rüyamda Rasülüllah s.a.v. bana dedi filanca mescitte derviş var, onun canı sizin evdeki yemekleri istedi.

Ona bu yemekleri götür, yiyebildiği kadar yesin. Kalanını da siz yeyin. Allah size bereket verir. Bunu yaparsan senin cennete girmene ben kefil olurum. Uyanır uyanmaz hemen tepsiyi buraya getirdim. Gerisini siz de gördünüz. Bu vaziyet karşısında adeta hayretler içinde kalan zengin sordu. Bu yemekler için ne kadar masraf ettin, ben sana onun 10 mislini vereyim der.

Bana kazandığın sevapların bir kısmını ver. Adam hayır der. 
Zengin 20 milini vereyim der. Adam hayır der.
Peki 50 mislini vereyim der. Adam gene hayır der.

 Boşuna uğraşma
( Ne verirsen ver yine vermem. Bunun karşılığında Hz. Rasûlallah benim Cennete girmeme kefil oldu. Bütün dünyayı versen yine vermem. Eğer senin bu sevaptan nasibin olsaydı, bu iş sana nasip olurdu. Baksana, yanyana namaz kılmışsınız ama senin paran nasip olmamış.)

Zengin adam, kalbinden geçirdiklerine de, yardım etmediğine de bin pişman olarak mescidden çıktı, gitti.



.........................................................................................................................................




HAYIRLI GÜNLER
CUMANIZ MÜBAREK OLSUN:)))
Lezzetli kaseniz geldi. Nasılsınız?????
Soğuk Antalyamdan merhabalar. Kıssadan hisse her zaman harika, okudukça sizlerle paylaşmak istiyorum. İnşAllah sizleri sıkmıyorumdur olumlu yorumlarınıza canı gönülden teşekkür ederim.

Bu gün sizlerle soğukta güzel gidecek bir lezzet kelle paça tarifi paylaşacağım.  Bizim evde çok pişmezdi onun için bu lezzete yabancıydım. Evlendiğimde  eşimin sayesinde kelle paça, işkembe, kelle tandır sever oldum.  Zamanla yapa yapa ustası oldum. Şimdi evde kiler ne zaman yapacaksın diyorlar.

Dün gittim kasabımdan aldım her yerden almam, sadece senelerin kasabı ışıklar kasabından alırım. Güzelce yıkayıp temizleyip  yaptım. İçine biraz ette koydum, çünki kellelerde çok et olmuyor, yaptığıma deysin diye. Püfleriyle beraber tarif edelim.

İstek üzerine yapılan, kış olması sebebi ile özlenen lezzet. Akşama doğru  güneş ters olunca resimler güzel olmadı :((( Pişirebilirseniz evde yapın derim neden diyeceksiniz az sonra nedenini söylicem tarifi okuyun derim:)))





Haydi beyler bayanlar 
Pamuk eller mutfağa kelle paça tarifi için buyurun canlarım:)


MALZEMELERİ
 1 Adet kelle ( keçi, kuzu farketmez isteğe bağlı )
 500 gr. et
 4 Adet paça ( isteğe bağlı)


TERBİYESİ İÇİN
 3 Yemek kaşığı un
 1 Yumurta
 2 limon suyu
 1 Su bardağı su


Ayrıca piştikten sonra serviste
 4 Diş sarımsak
 1 Çay bardağı üzüm sirkesi
 İsteğe bağlı limon takviyesi ve pul biber


 YAPILIŞI
 1) Öncelikle kelle paça tariflerini okudum hiç bir tarifte şimdi söyleyeceklerim yazmıyor.

Püf noktası: Kasabınızdan kelle alırken burun kısmını resimdeki gibi kestirin neden?????
Kesilen burunu bıçakla oyun resimdeki gibi, orayı iyi temizleyin sümüklerini çıkarın. Burunla kafa arasında kurtlar olma ihtimali yüksek  onun için burnunu mermere bir kaç sefer vurun, bu işlemi yaptıktan sonra suya ıslayın biraz suda bekletin,kelleye yapışan kıllar suyun yüzeyine çıkması için. Sonra güzelce yıkayın. Bu bilgiyi bilmeyenlerle paylaşmak istedim.:)))
 
2) Evet şimdi yıkanan kelle  paçalar ve etleri düdüklüye koyun üzerleri basıncaya kadar su koyun kaynasın üzerine gelen köpükleri alın ve düdüklünün kapağını kapayın. Bir buçuk saat kaynasın ve düdüklüyü hemen açmayın biraz dursun. Şimdi açın eti kontrol edin pişmişse soğuması için geniş bir kaba koyun soğusun etlerini alın. Burda dilinin derisini soyun bide yanlarda beyaz derili yeri soyun,  bütün etleri kuşbaşı doğrayın yada benim gibi didin:)))

 3) Tencereye kellenin suyunu süzerek koyun kaynasın. Şimdi terbiyesi için unu ve suyu bir kaba alalım çırpma teli ile çırpalım içine yumurtayı ekleyelim çırpalım şimdi limonları sıkalım çırpalım ve kelle suyundan biraz koyup karıştıralım terbiyeyi karıştırarak kelle suyuna koyalım kaynasın tuzunu koyalım sırada ayıkladığımız etleri koyalım bir taşım kaynasın altını kapatalım.

 4) Şimdi sarımsakları ezelim sirkeyle karıştıralım. Servis yaparken isteyen koyabilir ve üzerine isterseniz yağ gezdirin pul biber koyabilirsiniz. Ellerinize sağlık harika bir çorba oldu mmmmmmmm mis gibi koktu:)

Not: Kelleyi yıkamadan önce burnunu temizleme ayrıntısına girdim nasıl yazasrım diye düşündüm başka kelime bulamadım. Bu böyle yapılıyor, sizler  nasıl anlatmamı isterdiniz yazın canlarım benim tariflerdeki titiziğimi sizler biliyorsunuz :)))

Not: İşletmelerde çok yapılınca terbiyesi ve etleri servis yaparken koyuyorlar bizimki çok olmadığı için baştan tencerede buluşturduk:)

Güzel gönüllü arkadaşımız Kardeşler Nikahşekeri bloğun'nun çekilişi var Tıktık:)
Bir çekiliş daha var arkadaşımın ellerine sağlık çok güzel saat Tıktık:)
Bir tane daha var güzel gönüllü sevgimden  Tıktık:)))



AFİYET OLSUN:)))

Günün sözü
Allah kimseyi başkalarının acılarından
Mutlu olmaya çalışanlar kadar
Aciz etmesin.....Amin:)

Hepinize mutlu hafta sonları .....:)))







7 Ocak 2013 Pazartesi

GALETA UNLU POĞAÇA ( 3 2 1 POĞAÇA )

3 2 1 POĞAÇA TARİFİ
3 2 1 POĞAÇA NASIL YAPILIR
GALETA UNLU POĞAÇA TARİFİ
GALETA UNLU POĞAÇA NASIL YAPILIR

Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi.Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı. 

Tadı nasıl?  diye soran yaşlı adama öfkeyle.
Acı diye cevap verdi. Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu.
Tadı nasıl? Ferahlatıcı diye cevap verdi genç çırak.
Tuzun tadını aldın mı? diye sordu yaşlı adam. Hayır diye cevapladı çırağı. Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:
Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.

2 Ocak 2013 Çarşamba

TERBİYELİ KEREVİZ



Nasreddin hoca yolculuk sırasında mola verip bir hana girer,bu sırada başka bir yolcu daha girer her ikisi birden hancıdan yiyecek bir şey isterler fakat hancı yiyecek olarak sadece bir balıklarının olduğunu ve onuda paylaşmalarını önerir. bunun üzerine hoca:

Ben sadece balığın başını yiyeceğim'der. Hancı bunun üzerine nedenini sorar.

Hocada balık başı zekayı artırır, balığın başını yiyen çok zeki olur der. 
Bunun üzerine diğer yolcuda:
Niye sen yiyecekmişsin, ben yiyeceğim balığın başını der. Hoca hiç itiraz etmeden kabul eder. Hoca balığın gövdesini yiyip karnını doyurur. Yolcu ise sadece balığın başını yiyerek aç kalır ve sonra hocaya seslenir:


Sen koca gövdeyi yedin karnını doyurdun. Ben sadece kafayı yedim aç kaldım. 

Hoca bunun üzerine: Bak nasıl hemen akıllandın?'der.
 ......................................................................................................................................... 


HAYIRLI GÜNLER:)
Nasılsınız?????
Güzel bir güne, güzel bir aya, dahada güzeli yeni  bir yıla merhaba dedik. Güzellikler getirsin hepimize, bundan dolayı rahmetli Nasrettin hocayla başlamak istedim. Onun o hazır cevaplığı ve kıvrak zekasına hayranım. Sizleri tebessüm ettirebildiysem ne mutlu:)))

Güzel yorumlarınızdaki o sıcacık dileklerinizi aldım kabul ettim, daha güzelleri sizlerede olsun.
Her zaman böyle güzel gönüllü olarak yolumuza devam edelim, sizleri çooook seviyorum... 
Bundan dolayı günün sözü  buraya daha çok yakışacak:)))

Duasız üşürmüş yürekler
Sana bir dua eden olsun
Seninde bir dua ettiğin
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır.
Karanlıklarını aydınlatan
Sana ummadık kapılar açan 
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır
Seni böyle ayakta tutan.
H.z. Mevlana

TEŞEKKÜRLER DOSTLAR:))

Bu gün sizlerle sebze yemeği paylaşmak istiyorum. Büyükler şifasından hep bahsederler küçüklüğümde kulağıma küpe oldu bu söz. Yemesek bile, bir sene içinde tarlasından geçmemiz lazım faydası o kadar çok. :)

Kerevizin faydalarını zeytinyağlı kereviz tarifinde paylaşmıştım merak edenler için, buyurun hem lezzete hem faydalarına Zeytinyağlı kereviz:)))

Haydi beyler bayanlar buyurun...
Pamuk eller mutfağa:)))
Gelsin terbiyeli kereviz tarifimiz...

  MALZEMELERİ
 1 Kilo İzmir kerevizi 
 1 Su bardağı haşlanmış kuşbaşı et
 1 Su bardağı haşlanmış nohut
  İsteğinize göre haşlanan etin suyundan 2 bardak çok koyup ağırlaştırmayalım.
 1 Havuç
 1 Tane ince kıyılmış soğan
 1 Kaşık domates salçası
 1 Çay bardağı sıvı yağı
 1 Tatlı kaşığı kırmızı biber
 Tuz


  Terbiyesi için:
 1 Yumurta
 1 Limon
 1 Yemek kaşığı un
 1 Çay bardağı su

 YAPILIŞI
 1) Kerevizi başı ve sapından keselim başını soyalım. Kararmaması için limon sürelim benim yaptığım gibi ister bir kaç tanesini çiçek kalıbıyla kesin gerisini istediğiniz gibi doğrayın limonlu suda bekletin.
 2) Şimdi saplarını doğrayalım yıkayalım tencereye koyalım üzerine iki bardak su koyalım kaynatmayalım ama su baya kaynama noktasında sıcasın. sonra süzün isterseniz bir bardağını benim gibi limon sıkıp için.

 Püf noktası: Hem köklerinin biraz yumuşaması, hemde ağır kokusunun gitmesi için kerevizleriniz taze ise bu işlemi yapmayın. Sakın üzerine sıcak su dökmeyin yapraklar daha geç pişer kıyırlaşır:)

  3) Şimdi havuçları ister birazını benim gibi yıldız, yuvarlak kalıpla kesin,şekil yapın birazını halka doğrayın. Tencereye yağı ve soğanı koyun az kavurun kervivizleri koyun salçasını kırmızı biberi ekleyin. Şimdi etin suyunu ve üzeri basana kadar su ekleyin tuzuda ekleyip pişmesi için ağzını kapatalım.

 4) Şimdi terbiyesi için önce bir kaba un ile suyu açalım karıştırdıktan sonra yumurtayı koyalım şimdi karıştıralım sırada limonu ekleyelim iyice çırpalım. Evet kokular muhteşem şimdi yemeğin suyundan terbiyeye azra azar ekleyip karıştıralım. Yemeğimiz pişti ise terbiyeyi koyalım bir taşım kaynasın altını kapatalım. ELLERİNİZE SAĞLIK çok güzel oldu:)))

Canım arkadaşım şirin tarifler bloğunun sahibesi. Ahudem blog ödüllerine katılmış ben ona oy vererek destekledim hadi sizlerde buyurun arkadaşımıza destek verin tıktık:)))




 AFİYET ŞİFA OLSUN
Bol tebessümlü haftalar dilerim:)))