30 Kasım 2012 Cuma

YEŞİL ZEYTİN NASIL KURULUR( KIRMA)




H.Ş. Cağfer bin muhammetden.
Dört şeye müptela olan kimseye teaccüp ederim.

1) Sıkıntıya düşüpte şu duayı okumayana teaccüp ederim.
Leilehe ille ente süphaneke inni küntü minezzalimin.(Enbiya suresi 87 Yunus a.s. balığın karnında okuduğu duası) Meali:Yarabbi senden başka ilah yoktur muıhakkak ben zalimlerden oldum.

2) Kötülükten korkan kimse şu duayı okumayınca teaccüp ederim.
Hasbiyallah ve niğmel vekil. (Ali imran suresi 172)
Meali: H.z. Allah bana kefidir.

3) İnsanların tuzağına düşüp ondan korkan kimse, bu duayı okumayınca teaccüp ederim.
Ve üfevvizu emri ilellah innellahe besırumbil ıbed. (Mü'min suresi 44-45)
Meali: Ben işimi Allaha havale ettim. Muhakkak kullarının yaptığını gören ve gözetendir.

4)  Cennete rağbet edip Allah rızasını istemeyene unutana teaccüp ederim.
Maşaallahü le kuvvete illebilleh. (Kef suresi 39)
Meali:Allah dilemişte yaratmış, kuvvet ancak Allah'a mahsus.
Bu dua 4. Nazar duası olarakta okunur.

AYŞE ALKAN
30.11.2012. CUMA
................................................................................................................................. 




HAYIRLI CUMALAR:)
Nasılsınız? Cümlemize sağlık, sıhhat afiyetler dilerim, Rabbim sağlığımızı huzurumuzu hiç bozmasın. Nefes alıp veren her şeyin şerrinden bizleri muhafaza etsin.İyiliklerin en güzeli hepimize olsun :)

Dün imanın şubelerini okuyordum, burada gördüğüm bu hadisi şerif dikkatimi çekti. Bildiğimiz dualar ama ne hakkında olduğunu daha iyi anlamak için, cuma günü olması sebebi ile, bunu sizlerle paylaşmak istedim. İnternete baktım bu bilgiye rastlamadım. Psikolaklar bile duanın insan için öneminden bahsediyorlar. Rabbim razi olsun deyip tarifime geçeyim.

Sofralarımızın baş tacı, kahvaltılarımızın olmazsa olmazı.Zeytinleri kurmaya başladık.Eskiden beri dışarıdan zeytin almam yeşilini dilerekten ve kıraraktan yaparım. Zeytin Tarifini koymakta kararsız kaldım, arkadaşlarımın  ısrarı üzerine koymaya karar verdim. Ben 7 buçuk kilo yeşil zeytin aldım. Büyüklerini bir kavanoza 2 buçuk kilosunu dildim. 5 kilosunu küçüklerini 2 kavanoza çıtlattım. En çok kırma yaparım bizde çok sevilen bir lezzet daha ilk günden bir şişesi bitmek üzere.

Haydi beyler bayanlar
Pamuk eller mutfağa:)))



MALZEMELERİ
5 Kilo yeşil zeytin ( tavşan yüreği yada mudanya)
1 Su bardağı iri  tuz
8 Tane limon suyu
3 Kaşık limon tuzu
1 Su bardağından biraz fazla hakiki zeytin yağı
Not: İsterseniz 2 şişeye pay edin ister büyük 1 şişeye

YAPILIŞI
1)Balkona naylon poşetlerden 3 tane üst üste serin elinize eldiven takın zeytinleri azar azar koyup havanla üzerinden vurun ve bu şekilde  hepsini yapın şişelere kırdıkça koyun .

 2) Şişelere su doldurun sabah akşam süzün.Tam 7 gün. Şimdi sırada tuzunu ayarlamada bu tuz tam geliyor. Tuzu ayarlamak için  bir püf noktası daha var.

Püf noktası:  İsteyen şişelere çok doldurmadan suları koyup onu bir kaba döküp içine tuzu eritip bir yumurtayı yıkayıp tuzlu suya koyun yumurta üste çıkarsa tamamdır.

 3)Şimdi sırada limon tuzu, limon suyu ve yağını pay edelim kapağını kapatalım. Ellerinize sağlık bir gün sonra yemeye başlayabilirsiniz. Kırma zeytin olunca hemen yemeye hazır.

 Püf noktası: Kırma zeytinin tuzunu ve limonunu iyi ayarlarsanız uzun süre dayanır. Tecrübe ile sabit
Nette dayanmaz diye yazıyor:)  birde yumuşak zeytinden kırma yaptı iseniz o dayanmaz:)
Püf noktası: Kırma zeytine zeytin yağı koyma sebebimiz üzerinin porlanmaması için.
Püf noktası: Limonu kabukları ile koyarsanız zeytininizin üzeri porlanır.



AFİYET OLSUN.

Günün sözü
Kalp neyle doluysa, dudaklardan o dökülür.
(Goethe)

MUTLU HAFTA SONLARI:)))





28 Kasım 2012 Çarşamba

AŞURE TARİFİ






 


Çivi çıkar izi kalır...

Kötü karakterli bir genç varmış. Babası bu duruma içten içe üzülüyormuş. Evladımı bu durumdan nasıl vazgeçiririm der ve gecelerce düşünür. Aklına çok güzel bir fikir gelir. Bir gün babası, evladının yanına  tahta ve çivilerle dolu bir torba ile gelmiş. Evladım senden bir şey rica ediyorum arkadaşlarınla tartışıp, kavga ettiğin her zaman bu tahtaya bir çivi çak demiş. 

Genç hiç bir anlam verememiş, Babasının ısrarı üzerine peki babacım sen daha iyi bilirsin demiş. Genç, ilk gün tahtaya 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi, kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen her gün daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Sevinçle babacığının yanına gelmiş. Babası onu yeniden tahtanın önüne götürmüş. 

Gence bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahtadan bir çivi çıkar sök  demiş. Genç günlerce azmetmiş ve  bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Babası ona Aferin iyi davrandın yavrum, ama bu tahtaya dikkatli bak. Çok delik var. Artık bu tahta geçmişteki gibi güzel olmayacak demiş. 

Arkadaşlarla veya başkasıyla tartışılıp kavga ettiğin zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara (delik) bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin, ama bu delik aynen kalacak kapanmayacak. Bir arkadaş ender bulunan bir mücevher gibidir. Seni . güldürür, yüreklendirir, ihtiyaç duyduğunda sana yardımcı olur, seni dinler ve sana yüreğini açar demiş. Oğlu hatasını anlamış, Babasına teşekkür etmiş:)))

....................................................................................................................................


SEVGİLİ TÜRKİYEM,BÜTÜN DÜNYADAKİ DOSTLARIM...:)
SABAHI ŞERİFLERİNİZ HAYIRLI OLSUN...
Nasılsınız??? Hep beraber iyiyiz, sesler yükselsin. Maşallah coşku çok güzel.
Güzel kıssamla merhaba dedim sizlere. Lezzetli kaseniz her sene olduğu gibi bu sene cumartesi ve pazar iki gün aşure yaptı. Çok çalıştı önce komşularına daha sonra  Alkanlar sigortaya ve Mapfre genel sigortaya ikrametti şimdi sıra sizlerde. Rabbim hepimizin aşurelerini kabul etsin...

Kıssada denilen gibi dostlukların güzel izi kalsın kötü davranışların sonucu çivinin izi gibi iz kalmasın Amin:)))
Benim için aşure yapmak çok zevkli,  bu gün sizlerle bir kez daha yapalım. Ayşeniz bu özel aşureyi sizler için tarif etsin. Çünkü aşure zamanı gelmeden tarifi koymam için telefonlar aldım. Ben geçen sene blok sahibi olmayınca, hiç fotoğraf çekmek aklımın köşesinden bile geçmedi, Diyeceksiniz tarifler çok ama, Ayşenin lezzeti özel...

Haydi beyler bayanlar...
Pamuk eller mutfağa:))) 





MALZEMELERİ 
 1 Kilo aşurelik buğday ( akşamdan ayıklayıp,yıkayıp ıslayalım)
 1 Su bardağı nohut (akşamdan ıslayalım)
 1 Çay bardağı kuru fasulye (akşamdan ıslayalım)
 1 Çay bardağı pirinç
 3 kaşık kısırlık bulgur
 10 Su bardağı şeker
 1 Su bardağı doğranmış kayısı
 1 Su bardağı doğranmış incir 
 1 Su bardağı üzüm
 1 Paket kuş üzümü
 1 Paket çam fıstığı
 Yarım portakal kabuğu (küçük doğranmış)
 1 Elma (küçük doğranmış)
 4 Tane karanfil
 Bağlamak için 1 kaşık buğday nişastası

 ÜZERİNE
 200 Gr. fındık
 200 Gr. fıstık
 200 Gr. ceviz
 150 Gr badem ( kabuklarını sıcak suda çıkaralım)
 1 Paket susam
 1 Tane nar

 YAPILIŞI
 1) Öncelikle buğdayı suyu berrak olana dek yıkayalım bir tencereye veya düdüklüye koyalım üzerine su koyup 15 dakika kaynatalım ağzı kapalı 1 saat beklesin. Şimdi ayrı tencerelerde fasulye ve nohudu haşlayalım, sularını süzelim üste çıkan kabuklarını alalım beklesin.

 2) Şimdi ketıl'a su koyalım kaynasın Buğdayımızı açalım ve yarısını koyalım ocakta 5 dakika daha kaynasın tekrar kapatalım yarım saat beklesin evet buğdaylarımız şişti ve açıldı şimdi aşure kaynatacağımız tencereye koyalım patates ezeceği veya tahta kaşıkla ile biraz ezelim.

Püf noktası: Burda buğdayımızı ezme sebebimiz şeker koyunca buğdayımız dirileşecek.
  İsteyene çerezi az kalorisi az aşureler buyurun:)))

 3) Şimdi tencerenin üzerine su koymak için, ketıla su koyalım buğdaylara koyalım bu işlem dolana kadar devam etsin.Buğdaylar kaynayınca  içine sıcak sudan geçirdiğimiz kayısı, üzüm, kuş üzümü, inciri, pirinci, bulguru,şekeri koyalım ve 1 saat kaynasın. Şimdi haşlanan nohut fasulyeyi elmayı ve portakal kabuğunu, çam fıstığı ilave edelim.Biraz daha sıcak suyu takviyesi yapalım 1 Saat daha kaynasın.

Püf noktası: Daha portakalların dış kabukları acı akşamdan ıslayıp bir kaç su süzün haşlayın öyle koyun yoksa aşureniz acı olur. Normalde ben 3 tane portakal kabuğu koyarım ama daha portakallar tam olmadı.

Püf noktası: Aşureyi aralıklı karıştırın dibine tutmasın.

 4) Aşuremizin mis gibi kokusu gelmeye başladı şimdi 1 kaşık nişastayı az su ile açalım biraz aşureden koyup karıştıralım ve aşuremize koyalım. 4 tane karanfili ezip koyalım kıvam tamamsa kapatalım.

Püf noktası: Neden aşureyi nişasta ile bağladık soğuyunca su kesmemesi için:)))

Not. Kıvamı anlamak için bir kaba aşure koyalım ne akıcı ne koyu olacak, soğusun kıvam istediğimiz gibi oldu ise tamamdır.

Not: Aşureniz sıcakken şekerli gibi gelebilir soğudukça malzemelerin içine çeker ve şeker kıvamı bu ölçüye tam.

  5) Aşuremiz pişti servis tabaklarına koyup üzerlerine fındık, fıstık, ceviz, badem, susam  narla v.s. süsleyelim.

Not: Arkadaşlarım tencerenin boyutunu ve ne kadar su alır demişler 18 lt.Tencere burda canlarım  Tık tık...:)))  su miktarı buğdayı koyup tencerenin ağzına kadar...

Ellerinize sağlık hep beraber aşuremizi pişirdik. Allah kabul etsin:)))


AFİYET OLSUN:))))

GÜNÜN SÖZÜ
Benim dolabımdada asılı çok severim, bu söz çok anlamlı.
Asil insan idare eder.
Aciz insan şikayet eder.
Basit insan iftira eder.

HAYIRLI HAFTALAR GÖNÜL DOSTLARIM :)
SEVGİ VE SAYGININ EN GÜZELLERİ HEPİMİZE OLSUN...








23 Kasım 2012 Cuma

ÇİKOLATALI YAŞ PASTA





HAYIRLI GÜNLER NASILSINIZ :)))

Bu gün güzel Antalyam günlük güneşlik. Lezzetli kaseniz sizi çok özledi, hayat devam etmekte yeni bir günde sizlerle buluşmanın sevinci içindeyim . Azıcık sohbet zamanı ,yılların eskitemediği dostluklar vardır. Sizin için sevinen sizin için üzülen dostlar. Kardeş kadar yakın. Bazen daha da fazla. Bir araya gelmek istersiniz hayatın çeşitli gaileleri bırakmaz yakanızı. Ama o dostlar her zaman yanınızdadır. 

Bende bu lezzetli pastamı o doslarıma yaptım ve bu gün siz gönül dostlarım için yapacağım. 
Bazen diyorum ki bloğuma tarifleri koyuyorum göz hakkı oluyormu  diyorum ve üzülüyorum. Keşke sizlerde yakınımda olup bana misafir olsanız sizlerede yapsam,hakkımı helal edin. 

İnşAllah rabbim bunları  sunmam için hayırlısı ile en kısa zamanda bir işletme nasip eder deyip. 
Sizlerden  dua istiyorum :)))

Kare kalıbımı alınca bundan porsiyonluk güzel bir pasta yapma fikri geldi ve ortaya böyle bol çikolatalı krokanlı pasta çıktı. Çok lezzetli arkadaşlarımın özel istekleri oldu. Bu tarifini bloğuna hemen koy, bizde hemen yapalım dediler, kendiliğinden ortaya çıkan bir tarif. İnanın bu pastayı yaparken bile uyku tutmadı nasıl yapsam diye düşündüm ve sonuç mükemmel lezzet fışkıran mmmmm harika:)))

Şu yeni hicri yılda bu tarifi herkese gönderiyorum.
Evlerimize mutluluk Ağzımıza lezzet tat getirsin, yedikçe lezzetli kasenizi hatırlayın. Ayrıca yıllarca bizlere emek sarf eden, okutan, öğreten tüm Öğretmenlerimize kucak dolusu sevgiler ve saygılar :)))

Atalarımız ne demiş ilim çinde bile olsa gidip öğrenin.
Bana bir harf öğretenin kölesi olurum. H.z. Ali r.a.
Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz. H.ş.
De ki, hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Bilen elbette kıymetlidir.[Zümer 9]
Bütün öğretenlere gelsin:)))

Bana bir harf öğretenin kölesi olurum. Hz.Ali r.a.
Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz. Hadis-i Şerif
Bilgi sakalla ölçülmez. Molierre


Devamı: http://www.enguzelsozler.us/guzel-sozler/ilim-ile-ilgili-guzel-sozler.html#ixzz2D2nxyKoW
Bana bir harf öğretenin kölesi olurum. Hz.Ali r.a.
Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz. Hadis-i Şerif
Bilgi sakalla ölçülmez. Molierre
Bilmeyene yazıklar olsun, bilipde yapmayana yetmiş defa yazık olsun. Ebu Derda
Birşeyi gerçekten bilmek, onu anlatmakla olur. Socrates
Bütün bildiğim şey birşey bilmediğimdir. Socrates
Çin’de de olsa ilim arayın. Hadis-i Şerif


Devamı: http://www.enguzelsozler.us/guzel-sozler/ilim-ile-ilgili-guzel-sozler.html#ixzz2D2nldwNs
Bana bir harf öğretenin kölesi olurum. Hz.Ali r.a.
Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz. Hadis-i Şerif
Bilgi sakalla ölçülmez. Molierre
Bilmeyene yazıklar olsun, bilipde yapmayana yetmiş defa yazık olsun. Ebu Derda
Birşeyi gerçekten bilmek, onu anlatmakla olur. Socrates
Bütün bildiğim şey birşey bilmediğimdir. Socrates
Çin’de de olsa ilim arayın. Hadis-i Şerif


Devamı: http://www.enguzelsozler.us/guzel-sozler/ilim-ile-ilgili-guzel-sozler.html#ixzz2D2nldwNs
Haydi beyler bayanlar hazırmısınız.
Pamuk eller mutfağa



Bu tariften 21 adet çıktı

 MALZEMELER
1. Aşama 
 İki tepsilik  pandispanyası için
 9 Yumurta
 7 Fincan şeker
 7 Fincan un
 1 Su bardağı ılık su
 2 Kaşık nişasta
 4 Tatlı kaşığı kakao
 1 Paket kabartma tozu

2. Aşama
Kreması için
 3 Kutu krema (200ml küçüklerinden)
 2 Poşet kakaolu krem şanti
 2 Su bardağı süt
 400 Gr kuvertür çikolata ( yada 5 paket bitter çikolata)
 Çikolatanın 2 paketi kremasına  2 paketi pastanın dışına kalan 1 paketi ise ara katına küçük kıralım krema sürdükten sonra resme bakın 

Üzerine:1 su bardağı file antep fıstığı

3. Aşama
Krokon için:
1 Su bardağı şeker
1 Su bardağı fındık

 YAPILIŞI
 1)  1. Aşama
 Öncelikle pandispanyasını yapalım. Yumurta ve şekeri köpürene dek çırpalım ve diğer malzemeleri ekleyip karıştıralım. 2 Tane fırın tepsisine fırın kağıdı serelim pandispanya hamurunu 2 eşit parça tepsilere koyup 170 derece fırında pişirelim soğusun.








 2) 2. Aşama
 Kremanın ikisini mikserle çırpalım. Kalan krema bir adet onuda ocağa koyalım ılyınca 2 paket çikolatayı içine koyalım erisin altını kapatalım. Şimdi 2 paket krem şantileri çırpalım. Şimdi kremayı krem şantiyi ve çikolatalı kremayı hepsini birleştirelim karıştırın ve dolaba koyalım.

 3) 3. Aşama
Krokon için şekeri tavaya koyalım erisin biraz karemelize olsun içine fındığı koyalım altını kapatalım fırın kağıdına dökelim soğusun. Şimdi ufalayalım.

 4) 4. Aşama
 Şimdi pastamızı birleştirelim kekimizi kağıdından çıkaralım kare kalıpla keselim. Şimdi bir tane kesilen keki kare kalıba koyalım bir kaşık süt koyup bir kaşık krema üzerine krokon kırıntıları üzerine ikinci keki koyalım üzerine bir kaşık süt üstüne çikolata parçasını koyalım ve en üst keki koyalım şimdi kalıptan çekelim etrafına krema sürelim. 21 taneyide böyle yapalım:)

 5) 5. Aşama
 Şimdi hepsini bu şekilde yaptık sırada dışını çikolata rendesini bulamakta. 2 Paket çikolatayı rendeleyelim ve pastaların dışına buluyalım ve kalan kremayı duyu takılı pasta sıkacağına katalım üzerine resimdeki gibi sıkalım. Üzerine file antep fıstığı ile süsleyelim.

Haydi şimdi sıra pastamızı dolapta dinlendirelim ve istediğimizde ikrama hazır:)))
Ellerinize sağlık güzel ve özel pastalarımız hazır.

 NOT: Sizler bu tarifi yarım ölçü yapabilirsiniz.
 Kuvertür çikolatayı ben kiloluk alıyorum ve ihtiyacım kadar kullanıyorum.


Sonsuz dekorasyon çekiliş yapıyor buyurun.Tıktık:)))



 AFİYET OLSUN:)

GÜNÜN SÖZÜ
Zaman beklerken çok yavaş.
Korkarken çok hızlı.
Kederliyken çok uzun.
Sevinçliyken çok kısadır.


Hayırlı hafta sonları.

Sevgiyle kalın hep mutlu olun:)))






20 Kasım 2012 Salı

BAHARATLI KURABİYE

      
baharatlı kurabiye


Sultan 4. Murat zamanında Habip Baba adında pek bilinmeyen bir Allah dostu yaşarmış. Yaşlı, fakir, gariban bir insanmış. Habip Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul'a gelmiş. Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gitmiş. Niyeti şöyle iyice bir keselenip, paklanmak, bedeninin temizliğini de ruhunun temizliğine denk kılmakmış.

Fakat gelin görün ki gittiği hamamı o gün Sultan 4. Murat'ın vezirleri kapatmışlar. Hamamcı Habip Baba’yı içeri sokmak istememiş.  Habip Baba üzülmüş. Rica, minnet, ısrar etmeye başlamış. Ne olursun, kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım. Bu tozlu bedenle Rabbim'e ibadet ederken utanıyorum.

Hamamcı da insaflı insanmış... Dayanamamış ve hamamın en sonundaki odayı göstermiş. Baba şu odada hızla yıkanıp çık, para da istemem. Yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar demiş. Habip Baba sevinerek kendine gösterilen odaya girmiş. Yıkanmaya başlamış. Az vakit sonra boylu poslu, yakışıklı fakir görünümlü genç,  hamamcının karşısında dikili vermiş.  Bu kişi tebdili kıyafet (kılık değiştirmiş) Sultan 4. Murad'mış. 

O gün vezirlerinin hamamda, topluca alem yapacaklarından haberdar olduğundan, Vezirlerinin kendi başlarına nasıl eğleneceğini, eğlenirken kendisinin arkasından söz söyleyip söylemediklerini, merak etmiş. Hamamcı padişahı tanımadığından bu fakir gence de Habip Baba’ya söylediğinin aynısını söylemiş.  Dışarıdan müşteri alamam.Padişah da ısrar etmiş. Ne olursun hamamcı? Kirli bedenle ibadetimi nasıl yaparım? Hamamcı yine dayanamamış .

Habip Baba’nın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, genç padişahın kulağına fısıldamış şu odada bir ihtiyar yıkanıyor.  Sen de sar peştemali beline, o odaya gir. Beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın. Aman gözünüzü seveyim vezirlerin varlığınızdan haberi olmasın Sultan 4. Murat beline peştamalı sarıp Habib Baba’nın bulunduğu odaya girmiş. Usulca selam verdikten sonra yıkanmaya başlamış.

Habib Baba'nın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılmış. Gencin sırtı pek bir kirli gibi görünmüş gözüne.  Habib Baba, o kişinin tedbili kıyafet padişah olduğunu habersiz yumuşak bir sesle sormuş. Evladım sırtın pek bir kirlenmiş. Müsaade edersen bir keseleyivereyim. Padişah aldığı bu teklif karşısında çok şaşırmış ama çok ha hoşuna gitmiş. Hoşuna gitmiş çünkü ömründe ilk defa biri ona padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olduğu için ve karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmekteymiş.

Memnuniyetle Habib Baba'nın yanına yanaşan padişah, buyur baba demiş. Ellerin dert görmesin.Habib Baba, 4. Murat'ın sırtını bir güzel keselemiş. Padişahın gönlü bir kuru teşekkürle yetinmeye razı olmamış. O da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.Baba gel ben de senin sırtını keseleyeyim de ödeşmiş olalım.

Habib Baba teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle, olur evladım demiş. Sultan 4. Murat bir yandan kese yaparken, bir yandan da Habib Baba'nın ağzını yoklamak istemiş. Baba be , duyuyor musun şu içerdeki eğlencenin seslerini... Şu hayatta Sultan'a vezir olmak varmış. O seni sevince, bak adamlar içerde tef, dümbelek hamamı inletiyorlar... Sen ve ben ise burada iki hırsız gibiyiz. 

Habib Baba genç sultana kendi hükmünü söylemiş:
Be evladım Sultan Murat dediğin kimdir? Sen asıl Alemlerin Rabbi'ne kendini sevdirmeye bak! O seni sevince; sırtını bile Sultan Murat'a keselettirir!...

.......................................................................................................................................



HAYIRLI GÜNLER.
GÜZEL ANTALYAM'DAN MERHABA...:)))

Kıssayı okuduğum zaman  tüylerim diken gibi oldu. Rabbim inşAllah bizleride sevdiklerinden eylesin. Hayatta bazen bir şeyler olsun diye ısrarcı oluruz ama rabbim ol demedikçe olmuyorYeterki her zaman sabırla bekleyip olacakların hayırlısını istemek düşüyor bizlere.

Son anda duyduğum bir çekiliş. Bu gün son günmüş...Deymesin yağlı boya şablon hediye ediyor buyurunTıktık:)))Canımcım ablan kaç gündür boynu tutuk geziyor, netle çok ilgilenemedi benide kabul edersin:)))

Bu gün sizlerle benim tariflerimden birisini paylaşacağım. O kadar çok tarifim varki hangisini yapsam paylaşsam bazen aralarından seçerken zorlanıyorum. Bu tarifim her zaman yaptığım ve  bu günde sizlerle paylaşmak istiyorum.

 Çok basit, özel ve güzel bir tarif tatlımsı tuzlu, içindeki bol çörek otu ile şifalı lezzet. Ben çörek otunu çok severim ve sıklıkla mutfağımda kullanırım. Çocuklarımada nasıl yediririm diye devamlı araştırmadayım.

Çünkü H.Ş. çörek otu ölümden başka her derde devadır.

Bir bilgimi paylaşayım. Sabah aç karna on tane çörek otu yer ılık suyumu içer öyle güne başlarım. Çörek otunu aç karna yer ve dengeli yeme sistemini oturtursanız kilo probleminiz hiç olmaz. Ama tam tersi tok karna çörek otu yerseniz tok karna su içerseniz kilo alırsınız.


tuzlular


Haydi beyler bayanlar buyurun.
Pamuk eller mutfağa gelsin tarifimiz.
Yapalım çayımızın yanında ikram edelim:)))

 MALZEMELER
 200 Gr. tereyağı veya margarin ( oda sıcaklığında )
 1 Su bardağı sıvı yağ
 1 Çay bardağı şeker
 1Yemek kaşığı üzüm sirkesi
 1 Çay kaşığı tuz
 1 Çay bardağı çörek otu
baharatlı kurabiye nasıl yapılır
 2 Yemek kaşığı pul biber
 1 Tane kabartma tozu
 1 Yumurta sarısı üzerine beyazı içine
 Aldığı kadar un
  
  YAPILIŞI
1) Bir kaba un hariç bütün malzemeleri koyalım, karıştıralım. Şimdi ununu eleyip yavaş yavaş ekleyelim ve ele yapışmayacak kıvamda bir hamur hazırlayalım.

2) Hazırladığımız hamuru dört beze yapalım, her bir bezeyi ince uzun şerit yapalım ve üzerine hafif basıp verevine bıçakla keselim.

3) Hazırladığımız kurabiyeleri yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizelim üzerine yumurta sarısı sürelim 170 derece ısınmış fırında üzeri kızarana dek pişirelim. Çayımızın yanında servis edelim.

4) Ellerinize sağlık. Çok keyifli bir kurabiye deneyin canlarım:)))

AFİYET OLSUN...:)))

GÜNÜN SÖZÜ
Tebessüm bedavadır
Alanı mutlu eder
Vereni üzmez :)

HAYIRLI HAFTALAR...





16 Kasım 2012 Cuma

YAPRAK CİĞER



15 Kasım 2012 Muharrem ayının ilk günüydü, yani dün hicri yılbaşıydı. 
Bu ayın diğer aylar arasında farklı bir yeri var. Çünkü içinde aşure gibi önemli bir günü barındırıyor. Bugünde on peygamberine on farklı ikramda bulunan Allah (cc.)

On peygambere on ikram
Bu güne aşure denmesinin sebebi, Arapça aşura kelimesinin onuncu gün anlamına gelmesi. Allah (cc.) bu günde, on peygamberine on değişik ikram ve ihsanda bulunuyor:
1. Hz. Musa (a.s.) denizi yarması üzerine Firavun ile ordusu sulara gömüldü.
2. Cudi Dağı’nın üzerine Hz. Nuh (a.s.) gemisini demirledi.
3. Balığın karnından Hz. Yunus (a.s.) bu günde kurtuldu.
4. Hz. Âdem (a.s.) tövbesi kabul edildi.
5. Hz. İsa(a.s.) aşure günü dünyaya gelmesi ve o gün semaya yükselmesi.
6. Kardeşlerinin attığı kuyudan Hz. Yusuf ( a.s.) bu günde çıkarıldı.
7. Hz. Davud (a.s.) tövbesi kabul edildi.
8. Hz. İbrahim (a.s.) oğlu Hz. İsmail doğdu.
9. Hz. Yusuf (a.s.) hasretinden dolayı gözleri kapanan Hz. Yakub (a.s.) görmeye başladı.
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuştu.


Peki, bu ayı nasıl değerlendirmeli.
Asrı saadet döneminde sahabeden biri Peygamberimiz’in (s.a.v.) yanına gelir ve Ramazan’dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz diye sorar. Peygamberimiz, Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah’ın ayıdır. Bu ayın onuncu gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önceki bir senenin günahlarına kefaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum. cevabını verir.

H. Ş. Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.İmamı Gazali h.z.şöyle buyurur. Muharrem ayı hicri senenin başlangıcı. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayandırmak ne güzel olur. Bereketinin devamı daha fazla ümit edilir.Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam aşure gününe denk getirmemek için, Muharrem’in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye ediliyor.

Muharrem ayında üç gün oruç tutana her gün için 900 yıllık sevap yazılır.

Enes (r.a)’ dan rivayet edildiğine göre Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki:
Kim haram aylarda( Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb’de) üç gün oruç tutarsa, o kişi için 900 yıllık ibadet sevabı verilir. Resulullah buyurdu ki her kim herhangi bir haram aydan Perşembe, Cuma ve Cumartesi olmak üzere üç günü oruçlu geçirirse, kendisine (her güne karşılık) 900 sene ibadet sevabı yazılır. (Taberani)

Muharremden bir gün oruca, 30 gün oruç tutmuş sevabı verilir.

Not: Ramazan ayındaki sevap, muharrem ayındaki sevapla kıyas edilmez. Burdaki hadislerde anlatılmak istenen diğer aylardada sevaplardan mahrum olunmaması.

Her kim Muharremden bir gün oruç tutarsa ona her güne karşılık 30 gün (oruç sevabı) vardır.” (Gunyet’üt Talibin)

H. Ş. Kim, muharrem ayından bir gün oruç tutarsa, o ayda tuttuğu her gününe karşılık o kimse için otuz sevap vardır.” (Abbas, İmam Suyuti) 


Hicri senenin ilk ayı olan Muharrem’in 10′u aşure günüdür. Onundan itibaren ayın sonuna dek aşureler pişer.

.......................................................................................................................................



 HAYIRLI GÜNLER:)))
Muharrem ayımız ve yeni hicri yılımız hayırlara vesile olsun..
Bu yeni senenin sağlık, huzur, mutluluklar getirmesini nasip etsin.
Hastalarımıza şifa, borçlularımıza ödeme kolaylığı ve cümlemize hayırlı geçinmeler nasip etsin rabbim. Kaza ve belalar bizlerden uzak olsun, herkesin gönlüne göre olsun herşey:)))


Bu gün sizlerle yöresel bir lezzet paylaşacağım.Her yöreye göre değişir ben muğlaya yöresine ait şekli ile , olan tarifi paylaşacağım. Lezzet durakları Mehmet yaşinin proğramında izledim. Muğlaya ait tarif ve hemen yaptım. Mükemmel bir lezzet, hiç böyle acılı yememiştim.  Ben ciğere çok alışamadım ve senelerdir zor yedim. Ama bu tarif arnavut ciğerini bile geçti, çok lezzetli nefis daima yapılacak bir tarif.  Evdekilerde misafirimde çok beğendi

Heleki orjinal hali saçta. Şöyle önünüzde saçta yapılan bir ciğer gelse, yanında yufka ekmeği ile kim hayır der, hiç kimse:)))  Kan depolarımız canlansın.:))) 

Haydi o zaman beyler bayanlar..
Pamuk eller mutfağa buyrun tarifimiz gelsin....





 MALZEMELERİ
 1Kilo dana karaciğeri
  4 Tane acı biber
  4Tane yeşil biber
  2 Tane domates
  Tereyağ ve sıvıyağ
 Tuz, karabiber, pul biber
 Pişirmek için saç veya tava

  YAPILIŞI
 1) Ciğerleri zarlarından çıkarıp ince ve iki parmak kalınlığında keselim jülyen kesiminin az enlisi olacak. Sacı ocağa koyalım ve yağları eriyince ciğerlerimizi koyalım kavrulsun.

 2) Şimdi sırada biberleri koyalım. Ben acı biberlerimi kuruttuğum biberlerden koydum siz onlarında yeşilini koyabilirsiniz. Şimdi tuzunu ve baharatatını ekleyelim.

 3) Şimdi domatesleri yıkayıp yuvarlak halka doğrayalım kenarlarına koyalım. Kapağını kapatalım pişsin ve yaprak ciğerimiz  hazır kolay ve pratik. Ellerinize sağlık.




AFİYET OLSUN:)))
HAYIRLI CUMALAR...
DUALARINIZA TALİBİM...

Günün sözü:)))
Zaman beklerken çok yavaş
Korkerken çok hızlı
kederliyken çok uzun
Sevinçliyken çok kısadır:)))




13 Kasım 2012 Salı

PATLICAN REÇELİ



GÜNAYDIN:)))
Hayırlı günler...
Özlem bitti şükür kavuşturana. Güzel Antalyamdan herkese saygı  ve sevgiler..
Bende bu günlerde internetin azizliğine uğrayanlardanım. Bir fırsatını bulup sizlerle buluşmak çok güzel.
Nasılsınız?

Bu gün sizlerle patlıcan reçeli yapımını paylaşacağım.Unutulmaya yüz tutan bir tarif. Ondan dolayı tarif etmek lazım. Cuma günü pazara zeytin almaya gitmiştim. Birde baktım, tam reçellik patlıcanlar al beni diyor, aldım hafta sonu yaptım. Daha sıcağı sıcağına tazecik reçel. Akşam çayın yanında pastalarla ikram edildi misafirlerim ve ev halkı tarafından testten geçti.

Ben o kadar çok severim ki tadına doyamam harika lezzet. Her sene bizim evde yapılır. Kahvaltıda da yenir, pastaların yanında da ikram edilir. Gelin sizlere de ikram edeyim. Bu gün sizlerle de yapalım, ama önce patlıcanın faydalarından bahsedeyim. Bakalım gözümüzden neler kaçmış.


PATLICAN: Kalori değeri düşük bir besin olan patlıcanda A, C ve B vitaminleri ile kalsiyum, fosfor ve demir mineralleri  bulunur.
Patlıcanın Faydaları:
1) Sinirleri yatıştırır ve tansiyonu düşürür.
2) Kalp çarpıntısını giderir ve kalbe sükunet verir.
3) Bağırsakları yumuşatır ve idrar söktürür.
4) Kandaki kolesterol seviyesini düşürür ve damar tıkanıklığına iyi gelir.
5) Kansızlığı giderir.
6) Karaciğerin ve pankreasın çalışmasını düzenler.
7) Böbrek ağrıları ve yanmasını azaltır.
8) Patlıcan, içerdiği yüksek orandaki lifiyle pekliğe (hazımsızlığa) iyi gelir. Basura iyi gelir.
9) Vücuttaki fazla suyu dışarı boşaltır ve kilo vermeye yardımcı olur.
10) Patlıcan yedirilen hayvanlarda, özellikle mide kanserine çok seyrek rastlandığı gözlenmiştir: insanlarda da aynı etkiyi yapıp yapmadığı araştırılmaktadır.

 Dikkat: Olgunlaşmamış patlıcanda solanin adlı bir madde bulunur. Böyle patlıcanları çiğ olarak yemek, bu madde nedeniyle zehirlenmelere yol açabilir. Ancak patlıcan pişirildiğinde bu madde parçalanarak yok olur. Ayrıca, güç sindirilen bir besin olduğundan çocuklara, patlıcan yemesi için ısrar edilmemelidir.

Evet canlarım saymakla bitmeyecek faydaları var. Salatası , yemeği, kebabı, pilavı her şeyi ile mükemmel bir lezzet bu günde reçelini yapalım.



Haydi beyler bayanlar.
Pamuk eller mutfağa:)))
Gelsin patlıcan reçeli tarifi...

 MALZEMELERİ
 1. Aşama için:
 2 Buçuk kilo reçellik patlıcan
 4 litre su
 3 Dolu kaşık sönmemiş kireç

 2. Aşama için
 7 Buçuk  su bardağı şeker
 6  Buçuk su bardağı su
 1 Tatlı kaşığı kırmızı gıda boyası (aktarlarda satılır)
 7 Damla limon
20 Tane orta boy karanfil

 YAPILIŞI
 1) Öncelikle 4 litre suyun içine 3 kaşık kireci koyup eriyene dek karıştıralım. Şimdi bekleyelim berrak olunca ( kireç dibine çökünce ) süzelim.

 Kireçli suda patlıcan ortadaki öncesi, altındaki kireçli son hali:))


 2) Patlıcanların kafalarını kesip dışını tamamen soyalım ve kireçli suyun içine koyalım. Soyma işlemi bitince patlıcanlar 4 saat beklesin.  Patlıcanın suyu resimdeki gibi sararacak korkmayın. 4 saatin sonunda patlıcanları süzüp yıkayalım. Şimdi bir tencereye koyup üzerini basana dek su dolduralım ve ocağa koyalım. Kaynayınca karıştıralım 5 dakika haşlansın suyun rengi yeşil oldu. Yeşil suyunu süzelim.


 Patlıcan suda haşlanıyor:)

 Patlıcanın şekere yatırılmış hali:)



 3) Şimdi sırada süzülen patlıcanın başlarına 20 tane patlıcana karanfilleri batıralım.7 buçuk su bardağı şekerini  ve gıda boyasını koyalım 2 saat beklesin. Ocağa koyalım 6 buçuk su bardağı suyuda ekleyelim. Patlıcanlar kaynasın kapağını kapatalım altını kısalım 2 saat kısık ateşte pişsin. Şimdi altını kapatalım sabaha kadar dinlensin.


4) Renk olmadı korkmayın. Sabah tekrar ocağa koyun altını açın  kaynasın kapağı kapatın. Ocağın altını kısın.
 Not: (Ara ara ateşin altını harlı açın  reçelin suyu üste çıksın sonra tekrar kısın, bu işlemi 5 defa ara, ara yapın.)
 Bu şekilde bir buçuk iki saat daha ağzı kapalı kaynasın. Şimdi reçel kıvamını almaya başladı, 7 damla limonu sıkalım beş dakika daha kaynasın altını kapatalım. Soğusun reçelimiz yemeğe hazır.

 5) Evet sizlerle bu gün parmakları ısırtacak kadar lezzetli patlıcan reçeli yaptık. Ellerinize sağlık.




AFİYET OLSUN:))))

RABBİM.
Dara düşünce sabır...
Sabrı bulunca şükür...
Şükre erince rahmet...
Rahmete dalınca hayırlısıyla...
Hepimizin gönlünden geçeni versin...
AMİN...:)))

HAYIRLI HAFTALAR...






8 Kasım 2012 Perşembe

ÇİKOLATALI MUS (CHOCOLATE MOUSSE) PASTA

ÇİKOLATALI MUS
ÖZEL KEKİYLE ÇİKOLATALI MUS

GÜNAYDIN......:)))
Gününüz aydın olsun.
Üzüntü ve keder hepimizden uzakta olsun.
Nazlar niyazlar gelsin, hepimizi bulsun.
Aydınlık dolu güzel  günlerimiz olsun.
Yarınımız dünden güzel
Dünün hatıra olsun
Isıtsın güneş içimizi
Ne dilerseniz hayırlısı  olsun….


Günler sabahın mutlu ışıklarıyla başladı
Üstümüzde ışısın kar gibi beyazlıklar
Nur toplasın ellerimiz umut ağaçlarından
Aynada baksın bize mutlu bakışlar
Yer huzur gök sevinç olsun her daim
Dünden bugüne uzansın, şen kahkahalar
Issız kalma sende bir içten GÜNAYDIN de
Niçin asık suratla geçsin ki tüketilen zamanlar.

Netten alıntı.

...................................................................................................................................

GÜNAYDIN :)))
GÜNÜNÜZ AYDIN  OLSUN....
İçlerinde sevgi olan , dostlarıma, güzel gönüllülerime, sabahı şerifleriniz hayırlara vesile olsun.Nasılsınız??? 

Bu gün böyle, günaydınlarla bomba gibi girmek istedim. Hekes deki kasvetler gitsin, Güzellikler, mutluluklar kuşatsın. lezzetli kaseniz ışıtsın sizleri, Tabiki sizde onu ışıtın, ışığınızla:))) 

Evet geçelim tarifimize.
Bu gün sizlerle, beklenen tarifimi paylaşacağım. Nette pastasına rastlamadım ve benim tarifim.  Önce altına fındıklı kek yapıp üzerine mmmmmmmmmmmmmm  enfes çikolata ile kapladım.

Değişik tarif, değişik lezzet yapın. Sefanız olsun. Çikolataya doyun. Biliyorsunuz dileğim ve talacım tattılar geçer not alındı. Hatırlarsanız blok arkadaşlarım gelince yaptım. Peynirli poğaça ve güzel dostluklara.  Paylaşımında resmi vardı işte o lezzetli tarif çikolatlı mus. Of müthiş bir tarif diyorum başkada bir şey demiyorum.
Ama bu gün pastaneler üzülecek :))) Çok konuşma Ayşe hadi tarife geç.



Haydi beyler bayanlar buyururun...
Pamuk eller mutfağa:)))


 MALZEMELERİ
Keki için:
1Yumurta
1 Çay bardağı şeker
1 Kahve fincanı  sıvıyağ
1 Kahve fincanı süt
Bir buçuk fincan un
2 kaşık fındık ( robottan un gibi çekin)
1 Çay kaşığı karbonat
 Fırın kağıdı
 22 cm. çember kalıp. Yüksekliği 7cm. 
Not: Her zaman tariflerimde çay bardağı ve su bardağı, klasik paşabahçe bardağı.
Fincanda, klasik Türk kahvesi fincanı kullanırım.

Çikolatalı mus (chocolate mousse) için:
120 Gr bitter çikolata
80 Gr fındıklı çikolata
1 Kutu krema ( 200 ml )
1 Su bardağı süt
2 Kaşık nişasta
2 Yumurta sarısı
2 Yumurta beyazı

 Üzerinin çikolatalı sosu:
100 ml krema
 80 gr bitter çikolata


Üzerine: Çikolata taneleri 
Topi tanem ( Markette satılıyor )


 YAPILIŞI
1)Öncelikle kalıbımıza fırın kağıdı ile kaplayın Sünger pandispanya tarifine bakın.

2) Kekin önce yumurta ve şekeri köpürtüp diğer malzemeleri ekleyip, fırın kağıdı ile kapladığımız kalıba keki koyup 170 derece fırında pişirelim. 
Not: Çok kalın kek olmayacak malzemeleri onun için az. Biz burda taban yaptık.

3) Şimdi sıra çikolatalı mus yapımında:
 Kremayı mikserle çırpıp dolaba koyalım. Çikolataları benmari usulü eritip, sütümüzü ısıtalım. Başka kapta yumurta sarılarını çırpıp sütün içine azar, azar ekleyelim,şimdi içine eriyen çikolataları koyalım bir yandan karıştırmaya devam.
Şimdi az suda nişastayı açıp ekleyelim karıştırıp altını kapatalım.
Not: Rengi nasıl bakın  çok açık olma ihtimali varsa bir kaşık kakao ekleyebilirsiniz size kalmış:))


4) Şimdi bir kaba sıcak su koyun başka bir kaba yumurtanın akını koyun sıcak suyun içine oturtun  çırpın. Bembeyaz oluncaya dek.

5) Şimdi hepsini sırayla karıştırma zamanı: 
Krema ile yumurta sarılı karışımı karıştıralım yavaş yavaş. Şimdi beyazları karıştıralım. yarım limon kabuğu rendesi  koyun içine karıştırın bütün karışımları karıştırdık.

 6) Şimdi keki önce kağıttan sonra kalıptan çıkarın. Kekimizi sunum yapacağınız tabağa koyun. Ben böyle pastalara pasta altlığı kullanıyorum. Şimdi keki çembere tekrar oturtun:) kekin üzerine karışımı dökün ve dolaba yolculuk yapsın 2 saat dursun.

Önemli not: Burada korkmayın kıvam cıvık endişelenmeyin yanlış giden hiç bir şey yok . Dolapta kıvam alacak.

7) Ve son işlem üzerinin çikolata sosu: Tencereye kremayı koyalım, ılıyınca çikolatayı ekle erisin ocağı kapatalım.  Ara ara karıştıralım biraz soğuyunca dolaptan pastayı alıp, üzerine dökelim ve tekrar dolaba koyalım, bir  gece beklesin.

8) Çok yoruldunuz ama sonuç muhteşem oldu. Şimdi dolaptan pastamızı çıkaralım ve yavaşça çemberinden çekelim. Üzerini süsleyelim. Tamamdır, benimle bu tarifte buluştuğunuz için hepinize teşekkür ederim.

Ağzınızın tadı hiç bozulmasın. Ellerinize sağlık:)))




AFİYET OLSUN.
ÇİKOLATALI MUS TADINDA
HAYIRLI HAFTA SONLARI
SAYGILAR :)))


5 Kasım 2012 Pazartesi

KARIŞIK TURŞU







Nasreddin Hoca büyük bir mütefekkir, büyük bir düşünürdür. Onun bu yönü her cihette dikkate alınmalıdır. Halk dilinde Hoca'nın nüktedanlığı, hikâyelerine gülünmesi çoğunlukla aldığı bedduaya bağlanır. Konu ile çok farklı rivayetler vardır. En ilginçlerinden biri şöyledir.

Bir rivayete göre Hallac-ı Mansur, Seyyid Nesimî ile Nasreddin Hoca arkadaşlık etmekte imişler. Bu üç kişi manevi eğitim almak, ruh ve düşünce dünyalarını zenginleştirmek için bir Şeyhin öğrencisi olmuşlar. Şeyhin bir koyunu varmış. Şeyh Efendi keser, pişirir ve afiyetle hep birlikte yerlermiş. Şeyh tekrar hayvan kemiklerini toplar, yan yana getirir ve Allah'dan niyazda bulunur bulunmaz Allah'ın hikmeti gereği koyun dirilirmiş.

Bir gün Hallac-ı Mansur ile Nesimî, Şeyhin bulunmadığı bir sırada koyunu kesmeye karar vermişler. Biz de şeyhimiz gibi dua ederiz, canlanır, demişler. Mansur hayvanı kesip çengele asmış. Nesimî'de derisini yüzmüş. Nasreddin Hoca ise bu işlere hiç karışmamış, fakat arkadaşlarının hareketlerine gülmüş.


Koyunu pişirip güzelce yemişler, akabinde de şeyhlerinin yaptığı gibi kemikleri bir araya toplayıp, dört başı mamur bir dua da bulunmuşlar. Fakat gelin görün ki, hayvan bir türlü dirilmemiş. Bu sırada Şeyh gelmiş, işi anlamış, fena halde canı sıkılmış. Hayvanı kim kesti, diye sormuş. Mansur ben kestim, astım deyince, dilerim Allah'dan sen de asılasın diye bedduada bulunmuş. 


Ve tekrar sormuş, kim yüzdü, demiş. Nesîmî, ben yüzdüm deyince Şeyh, sende yüzüleceksin, demiş! Sıra Hoca'ya gelmiş. Rahmetullahi Aleyh ben bir şey yapmadım, sadece bunlara güldüm deyince Şeyh, öyle ise sana da insanlar kıyamete kadar gülsünler duasını etmiş. Tabii keşke etmeseymiş. Hallac-ı Mansur asılmış, Nesimî de öldürülüp derisi yüzülmüş. Hoca'ya gelince, fıkraları anlatılıp anlatılıp hep gülünmüş, hâlâ da gülünmektedir.
Yine de siz siz olun hocaların bedduasını almaktan kaçının.


Fahri Güven  yazıları
20/12/2009
 ............................................................................................................................................


GÜNAYDIN:)))
Gününüz aydın olsun. Sıcacık Antalyamdan merhaba. Nasılsınız?
Bu gün Nasrettin Hocayla başladık. Galiba, Hocamız rahmet istedi bizden. Sabah böyle bir hisle uyandım ve okuduğum bu kıssa ile başlamak istedim:)

Nasrettin Hoca Sivrihisar'ın Hortu yöresinde doğdu, Akşehir'de öldü.Nasreddin Hoca, insanlara doğru yolu gösteren, iyilikleri bildiren, doğruya sevk eden ve kötülüklerden sakındıran bir veli idi. Bu işi yaparken tabiatı icabı kendisine has bir yol tutmuştur. Böylece hakkın anlatılması ve cemiyetteki bozuk yönlerin düzeltilmesi için, meseleyi halkın anlayacağı bir dil ve üslub ile, gayet manidar latifeler halinde kısa ve öz olarak dile getirmiştir.

Ayrıca, Nasrettin Hoca´nın efsanevi bir kişi değil, on üçüncü asırda Anadolu Selçukluları zamanında yaşamış salih bir müslüman olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çünkü onun nükteleri, bir insanın başından geçen gülünç hadiselerin ifadesi değil, görünüşte güldürücü aslında ince hikmetleri dile getiren, düşündürücü latifelerdir.  

1208-1284 seneleri arasında yaşadı. Nasreddin Hoca fıkraları, batı dillerine de çevrilmiş ve bu dillerde Hoca hakkında mühim neşriyat yapılmıştır. Bunlar arasında Pierre Mille´in Nasreddin et son epouse adlı kitabı, Edmonde Savussey´in La Litterature Populaire Turque adlı eserindeki Nasreddin Hoca bölümü, Jean Paul Carnier´in Nasreddin Hoca et ses Histoires Turques adlı eserleri zikretmek yerinde olur.

Evet canlarım yoğun geçen hafta sonunun ardından burdayım. Bol, bol misafir ağırladım lezzetli kaseniz hiç çıkmadı mutfaktan yaptı ikram etti. Bu gün sizlerle karışık turşu paylaşacağım.Lahanalar çıktı ben aldım ve  turşumu kurdum.Sizlerde acele edin mevsim biberleri bitmeden turşunuzu kurun.Bu lezzetli turşumdan misafirleri mede yemekte ikram ettim. Hemen olan, lezzet fışkıran bir lezzet.

 

Haydi beyler bayanlar.
Pamuk eller mutfağa:)

MALZEMELER
 4 Kilo beyaz lahana
 500 Gr. havuç
 400 Gr. yeşil biber
 300 Gr. kırmızı biber
 1 Su bardağı biberiye turşusu
 6 Su bardağı üzüm sirkesi
 1 Su bardağından iki parmak eksik iri tuz
 1 Çay bardağı kuru nohut
 2 Kaşık limon tuzu ( yemek yediğimiz kaşık)
 1 Baş soyulmuş sarımsak
 Turşunun üzerine kaynamış soğumuş aldığı kadar su( dikkat ılık değil )
 10 Kiloluk şişe veya beşer kiloluk iki şişe
 Not: Ölçüler klasik paşabahçe bardağı

 YAPILIŞI
 1) Bütün doğranacak malzemeleri yıkayalım. Lahanayı normal büyüklükte doğrayıp siniye koyalım. Sırası ile biberleri çekirdeklerini ayıklayıp doğrayalım. Havuçların dışını  kazıyıp halka doğrayalım.

2) Bütün doğrananları  sinide üzerine nohudu, biberiye turşusunu, sarımsağı koyup harmanlayalım şişemize koyalım. Şimdi sirkesini ve üzeri biraz eksik kalacak kadar suyunu ekliyelim. Çünkü biraz malzeme artıyor oda şundan turşunuz 5 saat sonra eksilecek . Şişeniz üzeri boş kalacak, kalanı koyun. Tamamdır.:)))

Not: Yeteri kadar su kaynayınca tuzunu koyalım karıştıralım soğusun ve turşuya ekliyelim:)

 3) 3  gün sonra turşumuz hazır olmaya başlar, sabredemeyenler yemeye başlaya bilir. Ya çok serin yerde, yada muhakkak dolaba koyun. Çünki lahana narin yapıya sahiptir:)

Önemli bir püf: Şimdiki sebzelerde hormon çok, onun için turşuyu kurdum deyip bir köşeye koymayın.  Gidin gelin bakın olunca hemen dolaba koyun. Turşunuzu eritip köpürtmeyin. Birde tuzunu iyi ayarlayın:)))

Not: Ben bu karışık turşuyu lahana, havuç, yeşil ve kırmızı biber ile kurdum daha çeşitlendirilebilir. Ama renk kalitesini yakalamak isteyenler için söylüyorum çok karıştırınca turşunuzu karartabilirsiniz.

Mesela: Turşunuzun içine salatalık,kelek, fasulye v.s.eklerseniz turşunuzun rengi kara olacak.
Onları ayrı kursanız daha iyi olur.

Not: Gözünüze çok gibi görünse de, dostlarla çabucak yenen lezzet. Senelerdir tecrübe ile sabit:)))

Daha kurmadı iseniz, altın sarısı  Biber turşusu için tık tık:)))

 

 AFİYET OLSUN.
HAYIRLI HAFTALAR:)))