29 Ekim 2012 Pazartesi

ŞEKERPARE



BEN GELDİM.
HAYIRLI GÜNLER:)))
Bayramın ardından sizlerle buluşmak çok güzel özlemişim kaç gündür yoğunluktan  netin başına geçemedim ve sizlerleyim.İşler beklesin iki kelime konuşalım canlarım. Şimdi hasret giderme zamanı. Bayramda evimiz dostlarımızla doldu taştı şükür rabbime. Birbirinden lezzetler yaptım ve sizlerle de bu gün paylaşacağım. Büyükler ziyaret edildi, Biraz yorul sakta yoğun yaşanan bir bayram oldu. 

Rabbim bu günlerimizi aratmasın. Sizlerde iyisinizdir hepinize tek tek geleceğim, mutluluğumuz daim olsun:)


Bayram arefesinde zil çaldı kargo geldi güzel gönüllü arkadaşım Minik Atölyem
Hediye çekilişi yaptı bana çıktı . Bayram hediyem geldi çok sevindim çocuklar gibi oldum.
Teşekkürler canım:))


Ayrıca 27 Ekim benim doğduğum gün bayram tadı ikiye katlandı, birde bu gün 29 Ekim Cumhuriyet bayramı bayram sevinci üçe çıktı. Atalarımıza burdan sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bizler için canlarını koyup, mücadele edip bu devleti bu milleti kurtardılar. Allah razi olsun, mekanları cennet olsun.Onlar sayesinde bizler çok rahat yaşamaktayız. Onlara saygımız sevgimiz sonsuz, bizler daima onları hatırlamamız lazım. Ne kadar gurur duysak azdır.


Gönüllerimize ve Gözlerimize de hitap eden bir bayramdı. Kurbanlarımız kesildi bayram kavurması yapıldı ve Bir kase lezzetin bayram ikramları:)))



Evet harika lezzetler, hep side favorim. Bu gün sizlerle çoook eski bir tarifim şekerpare tarifi paylaşacağım, benim özlediğim ve muhakkak bu bayram yapmalıyım dediğim bir tarif. Kabak tatlısının, keşkeğin, kavurmanın ve hibeşin yanında ikram edildi. Afiyetle yenildi. Sizlerde gelirseniz yapar lezzetli kaseniz.:)

Haydi tarife geçelim.
Beyler, bayanlar pamuk eller mutfağa.
Buyrun birde şekerpareyi benimle yapalım:)))



 MALZEMELERİ
  Yarım sana veya tereyağı
  1Su bardağından iki parmak eksik sıvı yağ
  1 Çay bardağı irmik
  1 Çay bardağı yoğurt
  1 Yumurta
  1 Kabartma tozu üzerine bir kaç damla limon
  Un
 Üzeri için fındık

 ŞERBETİ İÇİN
 5 Su bardağı su
 4 Su bardağı şeker
 1 Dilim limon


 YAPILIŞI
 1) Öncelikle şerbetini hazırlayalım: Su ve şekeri tencereye koyup 15 dakika kaynasın limonu koyalım 5 dakika daha kaynasın altını kapatalım.

 2) Bir kaba sana veya tereyağı hangisini tercih etti iseniz koyun. İçine sıvı yağı, yoğurdu ve yumurtayı koyup karıştırın. Sıra irmik, un, kabartma tozu üzerine limon damlasını ekleyip yumuşak hamur yoğuralım. Tepsiyi yağlayalım, Hamurdan mandalina büyüklüğünde koparıp yuvarlayalım üzerlerine fındık koyup 180 derece ılık fırında altın sarısı oluncaya kadar kızartalım.

 3) Pişen şekerparelere soğuk şerbet dökülür ağzı kapatılır. Fırın kapalı çalışmıyor ama ılık,fırına konur şerbeti çekince afiyetle yenir.




AFİYET OLSUN
HAYIRLI HAFTALAR CANLARIM:)))






22 Ekim 2012 Pazartesi

KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN







 Adamın birisi bir gün kendisini hesaba çekiyor. Amellerinin az günahının çok olduğunu görüyor. Günlerce düşünür, yemeden içmeden kesilir. Şu kararı alır, bu kadar çok düşünmenin netice vermiyeceğiniKutsal topraklara gidip,  manevi huzura kavuşmak ister.  Hizmetlisi ile beraber yollara düşüyor. Az giderler uz giderler dere tepe düz giderler ve nihayet kutsal topraklara varırlar. 

 Adam otele yerleşir yerleşmez soluğu  kabei muazzamada alır. Kabeye Usul, usul o kalabalığın içinden  yanaşır ve Kabenin eteklerine yapışır yalvarır, yakarır. Duasının sonunda şöyle der. Yarabbi duamın kabul olduğuna dair bir ışık bir mucize gönder bana. 

Her gün duasını eder ve Rabbisinden gelecek mucizeyi bekler. Kurban bayramından bir gün önce, Arefe günü Arafatta vakfeye giderler. İbadetleri yapar, Affı için göz yaşları içinde dualar eder. Boynu bükük vakfeden  geri döner ve Rabbim beni af etmedi galiba der. Otele gelirler vakfe esnasında yanındaki eşyalarının, Arafat dağında  unuttuğunu hatırlar.

 Hizmetlisini eşyaları almak için gönderir. Arafat dağına varan hizmetli, birde bakar ki uzun boylu insanlar dağın her yerlerini süpürüyor. Sorar???Neden her yeri süpürüyorsunuz,der.
Onların verdiği cevap. Cenabı hak buraya gelip Arafatta dua edenlerin duasını kabul etti günahlarını da bizler süpürüyoruz. Hatta senin efendinin günahlarıda süpürüldü derler.

Bunu duyan hizmetli hemen gelir müjdeyi efendisine bildirir.Gelen haber üzerine, göz yaşları içerisinde, Adam şükür secdesine gider. Ya rabbi sana hamdolsun benim günahlarımı af ettiğin için der.

H. Ş. Allahü teâlâ, Arefe günü zerre kadar imanı olanı affeder.
....................................................................................................................................



HAYIRLI GÜNLER
NASILSINIZ ???
Mübarek günler su gibi akıp gitmekte   kıssadan hisseyi aldım. Rabbim hacdaki bulunanlar ve Bayram  hürmetine, bizlerinde dualarını kabul buyursun:)))

Mübarek kurban bayramı hayırlara vesile olsun. Harıl harıl temizlikler, alışverişler başladı. Herkese kolay gelsin. 
Ramazan bayramında tatlı tarifleri paylaştım. Tıktık:)))
Bu gün tarif yerine güzel dileklerimi ve bu güzel çiçeği hepinizin evlerine teker, teker gönderiyorum  kabul buyurun canlarım.

Dostluğu, sevgiyi, saygıyı, 
Geleceği, aşımızı, ekmeğimizi, soframızı, 
Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız, birlik ve beraberliğimizi,
Kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz
Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder.
Kazasız ve belasız gezmeler.
Hepinize sağlık, sıhhat, huzur mutluluk dolu günler  dilerim. 
Sizleri en  güzele emanet ediyorum:)))
Sema kapılarının açık olduğu bugünde heybenizde tohum tohum dua menekşeleri saçmanız temennisiyle hayırlı bayramlar.

Yazının devamı için tıklayın >> : http://www.eokul-meb.com/ramazan-bayrami-mesajlari-30866/


HAYIRLI BAYRAMLAR:)))





Sema kapılarının açık olduğu bugünde heybenizde tohum tohum dua menekşeleri saçmanız temennisiyle hayırlı bayramlar.

Yazının devamı için tıklayın >> : http://www.eokul-meb.com/ramazan-bayrami-mesajlari-30866/

19 Ekim 2012 Cuma

PEYNİRLİ POĞAÇA GÜZEL DOSTLUKLARA





MUTLULUK
Bir tüccar Mutluluğu  öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş. Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış. Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş.

Dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış. Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama Mutluluğu açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş.

Ama, sizden bir ricada bulanacağım, diye eklemiş Delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvıyağ koymuş.Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz. Delikanlı sarayın merdivenlerini inip-çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış.Güzel, demiş bilge, peki yemek salonumda ki acem halılarını gördünüz mü? 

Bahçıvan Başı’nın yetiştirmek için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanedeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?  Utanan delikanlı hiçbir şey görmediğini itiraf etmek zorunda kalmış. çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş. Öyleyse git, evrenimin harikalarını tanı”, demiş ona bilge, oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin.

İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. Bu kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş. Bilgenin yanına dönünce gördüklerini bütün ayrıntılarıyla anlatmış.Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede? diye sormuş bilge.

Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş.
Peki, demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi, sana verebileceğim tek bir öğüt var. Mutluluk dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan.”
.......................................................................................................................................


GÜNAYDIN:)))
HAYIRLI GÜNLER
GÜZEL BİR KISSA İLE BEN GELDİM.
Mutluluk, küçük şeylerle mutlu olabildiğini söyleyen insanların yaşadığı,mutluluktan ziyade bir iç huzurudur. Mutluluk karşılık beklemeden yapılan iyilik gibidir. İnsan mutluluğunu istemeli ve o yönde çaba sarf etmelidir. Kolay elde edilemez o... Bedeli ağırdır. Ve her beden, her yürek bu yükü kaldıramaz.  Mutluluk avuçla tutulmaz, bir tabağa konmaz, ancak yaşanır ve hissedilir. Mutlu olalım canlarım bu birazda bizim elimizde.

Mübarek zilhicce ayı girdi, Hacca gidenler oldu.  Bu günleri iyi değerlendirmeli, manen mutlu olmalı. Bir Hadisi şerifte: Hiç bir günde yapılan salih amel Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan salih amelden daha sevimli olamaz.

Çarşamba günü, canım arkadaşımız, Dileğim Demlenmiş yaşam öyküleri ablacım sana gelicem dedi ve geldi. Bir kase lezzete güzel süprizi,  headır yapmış canım bana ne güzel bir mutluluk yaşattı.
Çok teşekkür ederim ellerine sağlık çok şeyler öğreneceğim.

Talacım canım arkadaşımız  Bıraktığım izler  gel ablacım kahve içelim diye yorum atmış. Bende sen gel Talacım dilek gelecek bana dedim ve oda sağolsun geldi. Benim mutluluğum iki kat arttı. İyiki bu bloğum olmuş sizleri tanımak çok güzel. Canım arkadaşlarımla çok güzel vakit geçirdik. Güzel sohbetlerine doyum olmadı. Arkadaşlarımın  güzel hediyelerine  teşekkürler. Benim mutfağımda özel yerleri olacak, bana hep onları hatırlatacak.



Gelin canlarım, hepinizi beklerim, sizlerlede olmak beni çok mutlu edecek. Hep öyle netten bakmakla olmaz çıkın, çıkın gelin. Ayşenin lezzetlerinden ikram edeyim.Sizlerle sohbete doyum olmuyor, vakit nasıl geçiyor bilmiyorum.

Masada: Keki fındıklı hindistan cevizli bol çikolatalı mousse pasta, Tahinli kurabiye, Peynirli poğaça, Mercimekli köfte ve  turşularım.  Bu gün sizlerle sofradaki lezzetten birini paylaşacağım, bloğumdada poğaça tarifi olmadığını fark ettim. Püfleriyle beraber yapalım :)))  Diğer tarifleri ilerleyen günlerde inşAllah beraber yaparız.......

Önce lokur tarifimi okuyun......
Orada hamur mayalamanın püf noktalarını ayrıntısıyla yazmıştım .Tık tık...:)))
Haydi hazırmısınız beyler bayanlar:)))
Pamuk eller mutfağa:)))

 MALZEMELER
 2 Bardak ılık su
 1 Su bardağı sıvıyağ
 1 Paket yaş maya
 1 Çay bardağından bir parmak eksik şeker
 1 Yumurta ( beyazı içine sarısı üzerine )
 1 Tatlı kaşığı tuz
 6 veya 7 bardak  un 

 İÇ MALZEMESİ
 Rendelenmiş keçi peyniri, orta yağlı peynir, kaşar peyniri
 Yarım demet ince doğranmış maydanoz
 
 YAPILIŞI
1) Bir büyük kaba ılık su ve mayayı koyup mayayı elimizle eritelim. İçine tuzu şekeri sıvıyağı ve yumurta akını koyalım karıştıralım.  

2) Unu eleyelim ve yavaş yavaş hamuru yoğuralım. Kulak memesi yumuşaklığı olunca tamamdı üzerine streç sarıp yarım saat kabarması için bekleyelim.
Püf noktası: Üzerini hayla temasını keserseniz poğaçanız daha iyi kabarır:)

3) İç malzemesini karıştıralım. Tepsiyi sıvı yağ ile yağlayalım. Hamurdan mandalina büyüklüğünde alalım, elimizle yuvarlayıp, az açalım iç malzemeden tatlı kaşığı ile koyup üzerine kapatalım. Bütün hamuru bu şekilde yapalım.


4) Tepsiye dizilen hamurların üzerine, Yumurta sarısının içine bir kaşık sıvıyağ koyup karıştıralım. Üzerlerine sürüp 190 derece soğuk fırına koyalım. 
Püf noktası: Soğuk fırına koyma sebebimiz hem mayalanacak hem pişecek.
Oh süpesiniz ellerinize sağlık:)))

Not: Yaş maya kullanmak istemeyenler. Küçük bir paket İnstant maya kullanabilirler, aynı sonucu alırsınız. Yada büyük kuru maya paketinden bir bardak ılık suya 2 kaşık maya 2 kaşık şekerle ağzı kapalı kabartın daha sonra diğer malzemelere ekleyin :)))

 






 AFİYET OLSUN
HAYIRLI CUMALAR:))) 






15 Ekim 2012 Pazartesi

KABAK KARNIYARIK




 HAYIRLI GÜNLER GÜNAYDIN :)))
Önce kendime, evime, evimin içindekilere,bloğuma açtığımda bana gelen, gelmeyen bütün arkadaşlarıma, 
Sınırda nöbet tutan Mehmetçiklere, Türkiyemde ve bütün dünyada yaşayan güzel insanlara.

Önce kendime sonra evime sonra evimdekilere sonra kapılarımı açtığımda bana değen ne varsa yüreğimle beynim arası çizgi derinliğince günaydın..

Kaynak: Günaydın Sözleri
http://www.guzelsozlerin.com/gunaydin-sozleri.html
Günaydın........:)))
Gününüz aydın olsun......:)))
Sağlığımız, sıhhatimiz, huzurumuz yerinde olsun.
Hepimizden kazalar ve belalar uzak olsun.
Bütün insanlara sevgi, saygı , muhabbet diliyorum.
İş isteyenlere hayırlı iş, aş isteyene aş, hastanede olanlara acil şifa, evlatlarımıza ve bizlere hayırlı başarılar.Devletimize , hayırlı karar almalar. İç ve dış karışıklıkların düzelmesi.
Mehmetçiğimize'de hayırlı nöbetler. 
Önce kendime sonra evime sonra evimdekilere sonra kapılarımı açtığımda bana değen ne varsa yüreğimle beynim arası çizgi derinliğince günaydın..

Kaynak: Günaydın Sözleri
http://www.guzelsozlerin.com/gunaydin-sozleri.html
Önce kendime sonra evime sonra evimdekilere sonra kapılarımı açtığımda bana değen ne varsa yüreğimle beynim arası çizgi derinliğince günaydın..

Kaynak: Günaydın Sözleri
http://www.guzelsozlerin.com/gunaydin-sozleri.html
NASILSINIZ???

Herkese hayırlı haftalar diliyorum.Bu gün kıssa ile değil, içimden gelen bir duyguyla, herşeyin hayırlısını dileyerek,
başlamak istedim.  İçimde tarifini edemediğim bir şey var. Hayırlara vesile olur inşAllah:)))
Güzel Antalyam  pırıl, pırıl güneşin ziyası her yeri aydınlatmakta.  Artık güneş, yaz gibi yakmıyor.  Karanlık erken devralıyor nöbeti aydınlıktan.  Gece ayazı kesiyor ortalığı sabaha kadar.  Apartmanların  arasından ince rüzgârlar esiyor. Serin bir ürperti sarıyor birden.

 İşte yaz bitti, sonbahar kışa hazırlanıyor.  Ağaçlar göçmen kuşlara el sallıyor, tabiki bende el sallıyorum. Kuşların gök yüzünde uçmaları her zaman beni mest etmiştir. Kuşlar yine geleceğiz diyor, onlarda şimdilik hoş çakalın görüşürüz, bahara diyorlar. Sonbaharı seveniniz çoktur. Şöyle sessizce tabiattaki değişimi seyretmek çok hoşuma gidiyor. Elbette sizlerde seversiniz. Mevsim değişiklikleri beni her zaman heyecanlandırmıştır:)))

Bu güzel yazıdan ve sohbetten sonra,  sizlerle şahane bir lezzet paylaşmak istiyorum. Albenisi kabağı sevmeyenleri bile çoşturacak. Lezzeti sizleri kuşatacak ve bir daha yapmalıyım dedirtecek.



Haydi beyler bayanlar gelsin tarifimiz.
pamuk eller mutfağa:)))

  MALZEMELER
 4 Tane biraz büyükçe kabak
 400 Gr kıyma
 2 Adet havuç
 4 Adet domates
 1 Adet soğan
 1 Kaşık salça
  2 Tane kırmızı biber
  Sıvıyağ, tuz
  Dereotu

 YAPILIŞI
  1) Kabakları yıkayalım kurulayıp ara ara çatalla çizelim ve kafasını keselim. Ortadan bölüp biraz içini oyalım. Tavaya yağı koyalım önlü arkalı kızartalım tepsiye sıralayalım.

  2) Buraya kadar çok güzel, şimdi sırada iç malzemesi için kıymayı tavaya koyalım kavrulsun ince kıyım soğanı ve havuçları  ekleyelim, tuzunuda şimdi küçük doğradığımız domatesleri ve biberin birisini  koyup biraz fıkırdasın altını kapatalım.

  3) İç harcını kabakların içine pay edelim. Salçalı su hazırlayıp kabakların etrafına gezdirelim. Fırınımızı 180 derceye ayarlayıp pişirelim. Evet canlarım şimdi pişen kabakların izerine ince kıyım dereotuyla ve halka kırmızı biberlerle süsliyelim.
Nasıl bir görüntü ellerinize sağlık.:)))




AFİYET OLSUN:)))
GÖRÜŞMEK ÜZERE CANLARIM...
HEPİMİZE  HAYIRLI HAFTALAR OLSUN..:)))








11 Ekim 2012 Perşembe

KREMALI KEK





DOST :)))
Genç adamın biri, Babasına şöyle söyler.
Benim de dostlarım var, sendeki dost gibi  Baba, itiraz eder,
Olmaz öyle çok dost, hakikisi, Belki bir, belki ikİ
Fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...

Devam eder durur konuşma...
Aralarında başlar bir tartışma,
Karar verirler bir sınava,
Dostun hakikisini anlamaya...
Bir akşam bir koyun keserler,
Ve koyarlar çuvala.


Baba der ki oğluna,
Hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna,

Çuvaldan kanlar damlamakta,
Sanki öldürmüşler de bir adamı,
Koymuşlar çuvala,
Dıştan böyle sanılmakta.
Delikanlı sırtlar çuvalı,
Gider en iyi bildiği dostuna, çalar kapıyı.
O dost, bakar ki bir çuvala hem de kanlı, Kapar hızla kapıyı
delikanlının suratına, Almaz içeri arkadaşını, Böylece tek tek dolaşır delikanlı,
Kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
Ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır. evlat geriye döner.
Ama içten yıkılır...


Babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.
Dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
Baba hayır Evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
Hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
Genç adam, çuvalı sırtlar tekrar.
Alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
Gider, baba dostuna. Kabul görür, sevinir.
O dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
Geçerler arka bahçeye.
Bir çukur kazarlar birlikte,


Çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
Üzerine de serpiştirirler toprak.
Belli olmasın diye dikerler sarımsak...
Genç adam gelir babasına

Baba, işte dost buymuş, diye konuşunca, Babası daha erken, o belli
olmaz daha.
Sen yarın git O'na, çıkart bir kavga,

Atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona, işte o zaman anlaşılacak,
dostun hakikisi.
Sonra gel olanları anlat bana...


Genç adam, aynen yapar babasının dediğini, Maksadı anlamaktır dostun
hakikisini, babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
Der ki tokadı yiyen DOST

Git de söyle babana, biz satmayız Sarımsak tarlasını Böyle iki tokada!
Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli...
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı...
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...
Dost dediğin.

Bütün dünya seni üzdüğünde Sana moral vermeli.

Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli, Ve ağladığında, seninle ağlamalı...
Ama hepsinden daha çok, Dost matematiksel olmalı

Sevinci çarpmalı.
Üzüntüyü bölmeli.
Geçmişi çıkarmalı.
Yarını toplamalı.
 Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı.
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı.
 İşi bitince seni bir tarafa atmamalı...
Hz.Mevlana

......................................................................................................................................


GÜNAYDIN :)))
TÜRKİYEMİN VE DÜNYANIN SICACIK GÖNÜLLERİNE.:)))
Antalya da dün yağan yağmurun ardından,  günlük güneşlik bu güne merhaba dedik.
Dün sevgili Dilekçiğimle buluştum Demlenmiş yaşam öyküleri Bloğunun sahibi.  
Evlerimizin arasında bir iki sokak var :))Antalyalı bloggerlar buluşmasında komşu olduğumuz ortaya çıkınca biz de çok vakit geçirmeden değerlendirdik ve görüşmeye karar vermiştik. 

Dilekçiğimin telefonuyla çok sevindim ve güzel yüreğine teşekkürler. Maşallah arkadaşımıza kendi gibi gönlüde çok güzel. Sohbetler eşliğinde, çaylar içildi o sıcacık masasındaki ikramlar harikaydı. Benim için, güzel bir öğleden sonra oldu, Dilekçim ilerleyen günlerde bir kase lezzete süprizi olacak, elinden ne maharetler çıkacak, bak şimdi çok heyecanlandım. Teşekkürler gönül dolusu sevgiler. Hep beraber, güzel dostluklara:))) 

Bu muhabbete bu kıssa çok güzel gitti. Hz. Mevlana'nın şiir tadında kıssasından çok dersler çıkardım ve sizlerle paylaşmak istedim. Bu gün sizlerle dilekciğime'de götürdüğüm kremalı süpriz kek tarifini paylaşmak istiyorum. Kızım okuldan gelmeden ona süpriz yapmak istedim.
Çokta güzel oldu, Güzel yavrum pastayı görünce gözündeki o ışıltı beni çok mutlu etti. Sizde evlatlarınızı sevindirin.

Birde içimden şöyle dedim, bu kadar kek bize fazla bu kime nasip olur diye aklımdan geçirdim. Güzel düşününce güzel şeyler oluyor. Rabbime sonsuz şükürler olsun:)))




Arkadaşıma giderken, Ayşe ablasının bu lezzetli kekinden tattırmak istedim. Bu tarifi herkese hediye ediyorum. Yapın canlarım yaş pasta görümünde, Mmmmm dedirten lezzet afiyet olsun.

Haydi beyler bayanlar buyurun, hazırmısınız:)))
Pamuk eller mutfağa:)))

 MALZEMELER

 KEKİ İÇİN
 3 Yumurta
 Bir buçuk su bardağı şeker
 1 Çay bardağı sıvı yağ
 1 Su bardağı süt
 1 Çay bardağı demli çay
 1 Kaşık hindistan cevizi
 3 Kaşık kakao
 1 Vanilya
 1 Kabartma tozu
 İki buçuk su bardağı un
 1 Çay kaşığı zencefil ( isteğe bağlı )

 KREMASI İÇİN
 3 Su bardağı süt
 1 Yemek kaşığı un
 1 Yemek kaşığı nişasta
 1 Yemek kaşığı irmik
 4 Yemek kaşığı şeker
 1 Paket krema
 1 Vanilya

ÜZERİ İÇİN
 1 Paket beyaz çikolata
 1 Paket bitter çikolata
 1 Çay bardağı fındık yağı

  YAPILIŞI
 1) Öncelikle kekini yapalım. Yumurta ve şekeri köpürene kadar çırpalım. Sıvıları ekleyelim. Un, kakao, karbonat ve vanilyayı eleyip kekin içine ekleyelim. Kalıbı yağlayıp unlayalım, keki içine koyalım 170 derecede pişirelim soğusun.

 2) Şimdi kremasını hazırlayalım. Tencereye süt, un nişasta ve irmiği koyalım karıştıralım içine şekerini ekleyip pişirelim. Ceylan gözü olunca içine krema ve vanilyayı koyalım ocağı kapatalım.

 3) Şimdi kekimizin üstünden bir kapak keselim kek kalıbına koyalım, kaşıkla içini oyalım. Kremamızı içine boşaltalım.oyduğumuz kek parçalarını biraz üzerine ufalayalım kesdiğimiz kapağı kapatalım filim sitrece sarıp içindeki krema donuncaya kadar dolapta dursun.
Not: Ben kek kalıbına koymadan yaptım, isteyen koyup yaparsa daha rahat olur.
Not: Kalan kekleri buzluğa koyalım, ilerleyen günlerde değerlendirelim.

 4) Kekimizi dolaptan çıkaralım ters çevirelim. Benmari usulü çikolatalarımızı ayrı ayrı eritelim. Bir çay bardağı fındık yağını yarısını birine, yarısını birine  ekleyip karıştıralım. Kekimizin üzerine bir kaşık yardımıyla bir kaşık beyaz çikolata bir kaşık çikolatadan koyalım. Dolapta beklesin. Ellerinize sağlık Çayı demleyin  ikram edin...:)))





BÜTÜN DOSTLARIMIN EVLERİNE BU KEKİ GÖNDERİYORUM.
AFİYET OLSUN:)
NİCE GÜZEL DOSTLUKLARA:)))





8 Ekim 2012 Pazartesi

ŞEFTALİLİ PUDİNG





Küçük Ayşe sabah heyecanla erkenden kalktı. Okul kıyafetlerini giydi, Anneciği uzun saçlarını taradı,ördü ucuna kurdelasını taktı. O bu gün okula başlayacaktı, daha  beş yaşını yeni bitirmişti.Küçüktü ama azimliydi,öğrenme hevesi çoktu.

Kırmızı ayakkabısını giydi ve Annesiyle okulun yolunu tuttu. Okulu uzak olsa da, koşar adımlarla okula varmışlardı.Küçük Ayşenin yüreği pır, pır ediyordu, onun için bu ilk gün çok önemliydi. Öğretmeni kim olacaktı, yeni arkadaşlar yeni oyunlar, çok meraklıydı. Sınıfını görevliye sordular, artık sınıfındaydı Ayşecik.

O çok merak ettiği öğretmeni karşısındaydı günaydın çocuklar diyordu, herkesin tek tek isimlerini sordu. O gün onun için çok güzel geçmişti . Eve geri dönerken, yüzünde güzel bir gülümseme vardı. Okulunu , öğretmenini ve arkadaşlarını çok sevmişti. Her gün hevesle erkenden kalktı, öğrenmek adına okuluna gitti . Harfleri, sayıları, kelimeleri derken, okumayı sökmüştü. Küçük Ayşe çok mutluydu artık çat pat okuyordu, heyecanla kitaplar alıyor ve okumaya gayret ediyordu.

Şubat tatili olmuştu Küçük Ayşe biraz dinlenmeyi hak etmişti :)
Ama bilemezdi, okul açılınca başına gelecekleri .Tatil sonunda gene okul'un yoluna düştü, derse girdiler. Öğretmeni tatilde neler yaptınız dedi, herkes anlattı. İkinci ders olunca, Öğretmeni herkes hikaye kitaplarını açsın dedi. Sırayla öğrenciler okumaya başladı, sıra küçük Ayşe ye geldi. Ayşecik hikaye kitabını okuyamadı unutmuş.

Çok utandı,mahcup oldu. Nasıl olurdu, daha on beş gün önce okuyordu. Öğretmeni üzülme Ayşe dedi tekrar ederiz, o zaman tamam öğretmenim dedi.  Konuların tekrarını yaptılar. Bir gün gene Öğretmeni haydi Ayşe oku bakalım dedi. Ayşe öyle güzel okudu ki, herkes alkışladı bravo arkadaşım dediler. Okuduğu kitap bir kedinin hikayesiydi hala o maviş kedinin kıssası gözünün önünden gitmez. Birinci sınıfı yıldızlı pekiyiyle geçti.  Yazın tekrar yapmayı unutmadı:)))

Öğretmenin şu öğüdünü hiç unutmadı:  Bak Ayşecim bundan sonra çok  kitap okuyacaksın.Unutma öğrenmek okumaktan geçer dedi. Ayşe şimdi evli iki çocuk Annesi, halen okur ve okumayı bırakmaz, hayat mücadelesi devam eder.
İlkokul Öğretmeni  AHMET POYRAZ'A  ve diğer öğretmenlerine sonsuz teşekkür eder.
 Bütün öğretmenlere saygılarımı   gönderiyorum:)))
......................................................................................................................................


HAYIRLI GÜNLER.
GÜNÜNÜZ AYDIN OLSUN CAN DOSTLARIM:)))
NASILSINIZ???
LEZZETLİ KASENİZ GELDİ:)))))
Bu gün kıssadan hisse alındı kıssadaki küçük Ayşe kim ??? 
Bu benim hayatımdan alınan anıyı anlatmamın sebebi 4 + 4 + 4 bu sene yeni başladı. Anneler dertli çocukların adapte olamadıklarını söylüyorlar. Onlar için yazdım bu yazıyı ve  o küçücük gönülleri kendi yerime koydum. Bende okula erken yaşta başlayanlardanım. Sabah kalkması ne zor oluyor onlar için. Daha derse başlamadılar, bu onlar için avantaj alıştıra, alıştıra oyunlarla derse geçecekler.

Hedef belli başarmak, onlarda başaracaklar. Hatta yıl sonunda, keşke bu kadar üzülmeseydik diyecekler, sizlerinde benim gibi güzel anılarınız olacak. Mutlulukla anlatacaksınız.  Birde Arkadaşlarım bu kadar hikayeleri nasıl buluyorsun diye soruyorlar, bende Öğretmenimin öğüdünü tuttum çok okudum ve biriktirdim diyorum.

Bu gün sizlerle şeftalili puding paylaşacağım. Biz Anneler çocuklarımıza  meyve yedirmek ve değişik lezzetler hazırlamak için uğraşırız. Bizimkiler meyveyi yemem demezler, ama es geçerler. Benim ve kızımın canı tatlı bir şeyler istedi. Anneciği hemen mutfağa geçti hem sütlü, hem meyveli, bu lezzeti yaptı. Otellerde küçük bardaklara imrenirdim aldım. Bu lezzeti küçük bardakçıkları yaptım. Sunumu görünüşü harika oldu:)))

Gerçekten mükemmel oldu, yerken içinde meyvemi var demeye, çok şahit ister:)
İlerleyen günlerde bunu kremaya dönüştürüp, tartta yapmak istiyorum.
Haydi beyler bayanlar pamuk eller mutfağa buyrun canlarım:))
Gelsin tarifimiz:)))


 MALZEMELER
  4 Su bardağı süt
 2 Yemek kaşığı un
 2 Yemek kaşığı nişasta
 1 Su bardağı şeker
 2 Adet şeftali
 1 Yemek kaşığı tereyağı
 1 Vanilya

  ÜZER İÇİN
  1 Adet dilimlenmiş şeftali
 İsterseniz üzüm
 Bal

  YAPILIŞI
  1) Tencereye süt, un, nişastayı koyalım karıştıralım. Şimdi şekerini koyup ocağı yakalım.
 Pudingimiz kaynamaya başlayınca, Şeftalileri yıkayıp kabuklarını soyalım ve rendeleyelim.

  2) Ceylan gözü gibi puding pıt, pıt atmaya başlayınca şeftalileri koyalım karıştıralım altını kapayalım.Şimdi tereyağını ekleyelim, blenderdan geçirelim ve kulplara paylaştıralım.

  3) Oh maşallah elinize pek yakıştı şimdi dolaba koyalım. Servis yaparken üzerine şeftali dilimlerini koyalım, isterseniz üzüm koyun, en önemlisi meyvelerin kararmaması için üzerlerine fırçayla bal sürün. Ellerinize sağlık harika oldu:))))


 AFİYET OLSUN
 EVİNİZDEN BEREKET
YÜZÜNÜZDEN GÜLÜCÜK
EKSİK OLMASIN:)))






4 Ekim 2012 Perşembe

ANTALYALI BLOGGERLAR BULUŞTU




HAYIRLI GÜNLER:)))
GÜNLÜK GÜNEŞLİK ANTALYAM'DAN MERHABA....
NASILSINIZ CANLARIM:))
Oh oh gülümsemeleri görüyorum,çok güzel.
Bizleri sorarsanız iyiyiz... Blog açmadan önce sizin gibi değerli bloggerlarla tanışıp gerek görmeden gerek görerek konuşup, kaynaşmak, mesajlaşmak herkese nasip olmıyacak güzel bir duygu. Bu duyguyu her an yaşamaktayım.  Açmak isteyip niyetlenenlere hiç geç kalmadan açmalarını, bu güzel dostlukların tadını almalarını isterim .




Bloggerler buluştuk. Buluşma noktamız, Gaziantep restorant
Arkadaşlarla konuştukça takip ediliyor olmak ve sözlü duymak beni çok duygulandırdı. İşte sen bunu yayınladın sen onu deyip  ben seni tanıyorum o diğerini hatta daha derinlere insek akraba bile çıkardık.Sohbet etmek bazen sustuğumuzda gözlerin konuşması o duygu selini yaşamak benim için son derece güzeldi:))) Bu şirin, zarif arkadaşlarla tanıştığıma memnun oldum. Hep beraber nice dostluklara.



Katılamayan arkadaşlarımız üzülmesin. Bizler bir ay sonra tekrar buluşma kararı aldık. Yeri ve zamanı belli değil:))))) Daha çok arkadaşlarla tanışmayı ümit ediyorum.




Burdan bu güzel günü tertipleyen arkadaşımız Ayserose teşekkür ederim.
Sponsorumuz Mustafa bey  Finike Dövize   ve  Bir tutam kekiğime teşekkürler.   

 ARKADAŞLARIMIZ

 Demlenmişyaşamöyküleri

 Bir tutam kekik

 Ayserose

 Resimli tarifler

Hünerli eller 

Bubizimdünyamız 

 İkitanemvebiz

emoşdesign.

Bıraktığım izler 

Kahve keyfi 

Nursevince lezzetler

Limon çiçekleri



HAYIRLI CUMALAR
HAYIRLI HAFTA SONLARI:)))
MUTLULUĞUMUZ YÜZÜMÜZDEN HİÇ EKSİK OLMASIN.


    

1 Ekim 2012 Pazartesi

ŞEKER HAMURLU KURABİYE




YEMEĞİN BUĞUSU PARANIN SESİ
Nasreddin Hoca Akşehir'de kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. 
Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış bir aşçı, diğeri de boynu bükük bir fakir. 

Aşçı sözü almış 
Hocam demiş, ben bu adamdan davacıyım. Nasrettin hoca neden davacısın diye sormuş.
Dükkanın önünde fasulye pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu çıkıyordu . 
Bu adam elinde somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. 
Nihayet koca bir ekmeği bitirdi. Eeee ne var bunda dedi Hoca :)

Ondan fasulye buğusunun parasını istedim, vermedi. Bende halimi arzetmek için hadi kadıya gidelim dedim.  Nasreddin Hoca anlatılanları dikkatlice dinledikten sonra fakire dönüp.
Doğru mu bunlar ? diye sormuş. Evet, demiş fakir adam. 
Nasrettin hoca, öyleyse para kesesini çıkar bakalım. 

Zavallı fakir kadı efendiye karşı gelememiş. İçinde üç beş akçe bulunan para kesesini Hoca' ya uzatmış.

Bu sefer aşçıyı çağırmış yanına. Keseyi kulağına yaklaştırarak şıngırdatmaya başlamış.
Sonra da haydi demiş aldın işte alacağını. 
Aşçı nasıl olur ?  diye şaşkınlığını belli etmiş. Paramı vermediniz henüz.
Hoca cevap vermiş.  Fazla uzatma, yemeğin buğusunu satan paranın da sesini alır elbet !!!
................................................................................................................................................

GÜNAYDINLAR
SABAHI ŞERİFLERİNİZ HAYIRLI OLSUN :)))
Nasılsınız?????
Nasrettin hocayı okuduktan sonra insan iyi olmazmı?  yine ders alınası bir kıssa.
Nasrettin Hocayı rahmetle anıyorum.
Yeni bir aya merhaba dedik,  herkes için hayırlı olması dileklerimle.İnternetteki sorundan dolayı sizlerle buluşamadım ve bu gün kalktım, canlarımla sohbet edeyim dedim.Çocuklarımız okullarına, yeni sınıflara, yeni arkadaşlara ve öğretmenlerine alıştı çok şükür.

Bu hafta Antalyalı bloggerler buluşması var . Katılmak isteyenler, Organizasyon ile ilgili gelişmeleri ve katılım bilgilerini,sevgili arkadaşımız, Ayşerose'nin  sayfasına bırakabilirler...
BULUŞMA TARİHİ :03.10.2012 (çarşamba)
YER :ATATÜRK PARKI 
MEKAN:GAZİANTEP ET&BALIK RESTAURANT
SAAT :13:30


Bu gün sizlerle şeker hamurundan kurabiye çalışmamı paylaşacağım. Üç ay önce izgün hanımla oturup güzel kurabiyeler yaptık teşekkürler arkadaşım güzel bir gündü, hem yorulduk hem bir şeyler öğrenmek adına güzel bir gündü. İstanbul'a  gidince Eminönündeki pasta malzemesi satan yerlerden eksiklerimi tamamladım. Hatta malzemeleri alırken kızım biz pastacı dükkanımı açı caz diye sordu, malzemeler çok tetaylı. 

Ben bu gün en te taysızını paylaşacağım sırayla zora doğru gideriz.Kızımla çok eğlenerek kurabiyeler yaptık hatta istekler geldi, siparişler aldım,arkadaşlarıma şeker hamuru kurabiyeler yapmaya başladım, talepler çok güzel. Çıkan sonuçta önemli, sizler hala denemedi iseniz deneyin. Bir bilen dende yardım almanızı tavsiye ederim, çünkü çok detaylı.

Haydi bakalım gelsin tarifimiz.
Beyler bayanlar pamuk eller mutfağa.

 MALZEMELER
 200 Gr tereyağı veya margarin
 1 Su bardağı pudra  şekeri
 1 Yumurta
 Yarım paket vanilya  
 1 Çay kaşığı k. tozu
 Un ve kurabiye kalıpları


 Üzerinin şeker hamuru ile kaplaması için
 Şeker hamuru
 Gıda boyası
 Nişasta
 Bal

YAPILIŞI
 1) Bir kaba tereyağını, pudra şekerini koyup karıştıralım diğer malzemelride koyup kulak memesi yumuşaklığında hamur elde edelim.Hamur dinlensin, merdane ile açıp kelebek kalıbıyla basalım, fırın kağıdı serili tepsiye dizelim. Isınmış 170 derecede pişirelim.



 2) Daha önce şeker hamuru yapmıştık. Marşmelovdan şeker hamuru yapımı için Tıktık:))) 
Ayrıca lokumdan şeker hamuru yapımı için Tıktık:))) Lokumdan yaptığınız şeker hamurunu hemen kullanınız. Lokumdan yaparsanız bekletmeyin hemen kurabiyelerinizi süslemeye başlayın:)))

Marşmelovdan şeker hamurunu yaparsanız. Bir gün beklesin, dinlenen şeker hamurundan pembeden az alın elinizle çalıştırın nişasta serpip açın ne ince ne kalın olsun. Kelebek kalıbıyla basın çekin böyle devam edin. Yada beyaz şeker hamuruna az sarı gıda boyası katıp, aynı işlemi yapın. Çok güzel gidiyorsunuz.




 3)  Kelebeklere başka renklerden çiçekler yapmak için beyaz şeker hamura istediğiniz renklerde gıda boyası ekleyip karıştırın, sonra açın çiçekleri kesin, kelebeklerin kenarına doğru yapıştıracağınız yerlere fırçayla su sürün çiçekleri su sürülen yerlere koyun.



 4) Kurabiyelere bal sürün hazırladığımız kelebekleri üstüne koyun son rutuj  ortasına da su sürün şekerlemeleri yapıştırın, ne güzel oldu demi canlarım.
 Ellerinize sağlık harika oldu. Yeni şeker hamurlu kurabiyelerde buluşmak dileklerimle.

Sevgiyle kalın mutlu olun :)))

Minik Atölyem'de güzel hediyeler var sizde katılın buyrunTıktık:)))
  


AFİYET OLSUN CANLARIM :)))
HAYIRLI HAFTALAR DİLERİM :))