27 Eylül 2012 Perşembe

BİBER TURŞUSU

BİBER TURŞUSU NASIL KURULUR,BİBER TURŞUSU TARİFİ,TURŞU,BİBER TURŞUSU



Evvel zaman içinde bir padişah varmış:)))

Padişah, kendisinin yerine geçecek  birisini tayin için, günlerce düşünür ve aklına güzel bir fikir gelir. Emrindekilere, halkın bütün çocuklarını bir meydana toplayın der. Padişahın emriyle bütün çocuklar meydana toplanır. Padişah  her birine 1 saksı ve 1 tohum verir. Bütün çocuklar merak içindedir, ne yapacaklar acaba bu saksı ve tohumları. Padişah bu tohumu en iyi en güzel yetiştiren çocuğun sonraki padişah seçileceğini söyler. Bütün çocuklar 1 yıl boyunca her gün tohumlarını sularlar, saksılarını güneşe doğru çevirirler. 

O gün gelir bütün çocuklar saksılarını eline almış, padişahın huzuruna çıkmak için heyecanla beklerler. En güzel ağaçları yetiştirmişlerdir. Fakat 1 tanesinde gayretlerinin çabasını alamaz. Tohumu ekmiş ama? sonuç alamamış. Saksısında ne bir ağaç nede bir ot vardır. O çocuk annesine söyler annecim ben gitmek istemiyorum, utanıyorum herkesin ağacı ne kadar güzel büyümüş benimki hiç büyümedi der. 

Annesi de olsun oğlum sen denedin çabaladın gayret gösterdin, ama senin ki büyümedi. Sen yinede gideceksin o meydana demiş. Padişah bütün çocukları tek tek geziyor, bizim ağacı olmayan elemanda utandığı için, kuytu köşe bir yerde saklanmış bekliyor. Üzüntüyle yüreciği  küt küt atıyor. 

Neyse padişah işin aslını bildiği için, şöyle soruyor. İçinizde ekipte hiç ağacı çıkmayan  yokmu. Çıt çıkmıyor, çocuğun birisi efendim bir arkadaşımızın ağacı  çıkmadı diyor. Padişah  bu çocuğu buluyor ve herkesin huzuruna çıkartıyor. Çocuk hem mahçup,hem meraklı, hem korkuyor . Padişah, beni niye herkesin huzuruna çıkarıyor diyor. 

Padişah çocuğa gel gel üzülme diyor, herkese  kararını açıklıyor. 

Benden sonraki padişah bu çocuk olacak, size verdiğim tohumların her biri kuru tohumlardı. Hiç birinden böyle güzel ağaç yetişme ihtimali yoktu. Siz tohumları değiştirdiniz. Ama bu çocuk benim verdiğim tohumu değiştirmedi, doğruluğu ve dürüstlüğüyle padişah olmaya hak kazandı diyor.:)))
............................................................................................................................................





24 Eylül 2012
Pazartesi

GÜNAYDINLAR:)))
NASILSINIZ:)))
Ben iyiyim hamdolsun. Sizler nasılsınız ???
Sesleriniz geliyor biraz yorulduk diyorsunuz. Hiç kolay değil yoğun haftalar geçirdik, çocuklarımız okula başladı. Herkesin çabası dürüst,başarılı evlatlar yetiştirmek değilmi canlarım.Kıssadan hissemizi de bu günde aldık inşallah.

Dürüstlük ve doğruluk  bir hazineye benzer, ortaya çıktığında taraftarları çoğalır.
Yalan ise gizli ateşe benzer, yanmaya başlayınca kötülükler ortaya çıkar.
Dürüstlük elmas gibidir, aydınlıkta daha çok parlar ve değeri daha çok belli olur.



Ne güzel sözler değilmi :))) 

Benim bloğum yeni arayüzüne otomatik geçti bakalım neler olacak. Tarifimi sorunsuz girerim inşallah:)))

Bu güzel sohbetten sonra  geçelim tarifimize. Bu  gün sizlerle biber turşusu kuralım. Kış gelmeden biberlerin zamanı geçmeden, şöyle çıtır çıtır biber turşusu ne güzel olur. Benim soframdan hiç eksik olmaz, birde maşallah turşularım çok güzel olur. Haydi bakalım püfleriyle şöyle güzel turşumuzu kuralım. Sizlerde sofralarınızda ikram edin hala ben turşu kuramıyorum diyenlere gelsin  tarifimiz.

Haydi beyler bayanlar hazırmısınız, gelin korkmayın turşum erir ben kurmam demeyin.
Pamuk eller mutfağa:)))




  MALZEMELERİ
  Bir buçuk kilo çarliston biber
  4 Su bardağı sirke
  1 Baş soyulmuş sarımsak
  1 Kahve fincanı  nohut
  5 Yemek kaşığı iri tuz
  2 Yemek kaşığı limon tuzu
  2 Yemek kaşığı toz şeker
  5 Litrelik cam şişe
  Biberlerin üzerini basacak kadar  su ( bir buçuk iki litre arası )

 YAPILIŞI
1) Biberleri yıkayalım suyu süzülsün. Şişenin içine sarımsağı, nohudu,  limon tuzunu,  şekeri koyalım. 
Püf noktası:  Nohut turşuyu mayalıycak. Şeker sirkenin yoğunluğunu arttıracak. Limon tuzu ise turşunuzu sarartacak.

2) Biberlere bir bıçağı küçük batırıp çıkaralım. Sapları uzunsa keselim şişeye dizelim.
Püf noktası: Bunun sebebi içine sirkeli suyun alması ve daha güzel olması için.

3) Biberlerin üzerine sirkeyi koyalım,  suyu kaynatalım içine tuzu koyup karıştıralım tuzlu su soğusun. Biberlere ekleyelim  ve kapağını kapayalım. Biberlerin birazı sığmadı demi canlarım gerisini yarın biraz biberler yumuşayıp eksilecek üzerine koyacaksınız.
Püf noktası: Güneş görmeyen yerde bekletin.

4) Yazın 7 Gün içinde turşunuz olmuş olacak. Kışın 10 gün içinde turşunuz olmuş olacak.
5) Evet ellerinize sağlık harika oldu. Ağız tadı ile yemek nasip olsun inşallah.

Püf noktası : Turşunuz olunca serin yerde muhafaza ederseniz daha iyi olur.








 AFİYET OLSUN :)))

HAYIRLI HAFTALAR.






17 Eylül 2012 Pazartesi

KABAKLI NOHUT SALATASI MİSAFİR SOFRAM




Halife Ömer misafire ikramı çok severdi. Sık sık misafir ağırlar ve misafirlerine her zaman bizzat kendisi hizmet ederdi. Bir gün gene misafiri geldi onları gönül hoşluğu ile ikramlarda bulundu, onun o güler yüzü ile, misafirlerine ikram edişi görülmeye değerdi.

 Sahabilerden biri O'nun bu güzel hareketinin sebebini merak etti ve sonra da sordu.

   "Ey Ömer, siz misafirlerinizin  hizmetlerini adamlarınıza da gördürtebileceğiniz halde, bizzat kendiniz görmekten zevk duyuyorsunuz. Bunun sebebi ve hikmetini  çok merak ediyorum" diye sorar.

   Hz. Ömer gülümseyerek şöyle cevap verir:

    Peygamber'i ( s.a.v.) şöyle derken duydum: 
 "Misafirin bulunduğu yerde melekler saygılarından ayakta dikilirler." 

   İşte ben de melekler ayakta dururken,  devamlı oturmaktan utanıyorum. Onun için misafire bizzat kendim hizmet ediyorum. Ayrıca misafire hizmet etme sevabından da almak istiyorum der.....Sahabi çok doğru söylediniz efendim, sizden çok şey öğrendim teşekkür ederim der.

................................................................................................................. 

 BÜTÜN DÜNYAYA MERHABA...:)
GÜZEL TÜRKİYEM...
GÜZEL ARKADAŞLARIM...
BEN GELDİM.....
HAYIRLI GÜNLER....:)))
NASILSINIZ .........:)
Kıssadan hissemizi aldık çok şükür.Çok beğenerek okuduğum bir kıssa mübarekler ne kadar ince düşünüyorlarmış değilmi canlarım. Bizde güzel misafir ağırlarız ye terki hayırlı insanlar misafirimiz olsun.
Benim canlarımda ağırlar herkesin bloklarındaki sofralar ince detaylar müthiş, birde güler yüz oldumu deme gitsin...Sohbet eşliğinde harika olur..

Bu gün sizlerle misafir soframı paylaşmak istiyorum. Canım kızımın arkadaşları için hazırlandı bu sofra. Hatta masayı acınca kızım dediki biz masa damı yiyeceğiz annecim,mutfakta yeriz ne gereği var dedi. 
Bende, kızım sizler geleceğin anne adayları, geleceğin mühendisi, geleceğin doktoru, geleceğin belkide öğretmenisiniz v.s. sizden iyisimi yiyecek dedim...

Bu güzel sofrayı güzel kızlarıma hazırladım.Çünkü çok çalıştılar ve maşallah hala çalışmaktalar hak ettiler.
Bakalım Ayşe teyzeleri neler hazırlamış bir göz atalım......


Şeker hamurundan pasta , buyurun tarif için...Tıklayın


Tuzlu simit, buyurun tarifi için Tıklayın




Sizlerle paylaştığım, ilk misafir soframdan nadide bir lezzet..Herkes sever....
Mercimekli köfte tarifi için buyurun.Tıklayın

Turşu tarifimde ilerleyen günlerde sizlerle olacak. Takibe devam:)))))




 Portakallı kesme kurabiye tarifi için buyurunTıklayın


Evet lezzet bitmedi, şimdi soframdaki nadide lezzetle devam ediyorum. Bu gün sizlerle nohutlu kabak salatası tarif edeceğim.Lezzeti dört dörtlük deneyin sizde görün.
Yeğenim mükemmel yapar.
Heyyy hazırmısınız, beyler bayanlar pamuk eller mutfağa.
Gelsin tarifimiz.....:))




Kabaklı nohut  salatası için tarifimiz...
   MALZEMELERİ
  5 Adet kabak
  1 Su bardağı haşlanmış nohut
  4 Tane közlenmiş kırmızı biber
  2 Tane kuru soğan
  Maydanoz
  Dereotu
  tuz, limon

   YAPILIŞI
   1) Kabakları yıkayıp küp doğrayalım. Tavaya zeytinyağı koyalım,ince doğranmış soğanları koyalım. Azpişsin kabakları koyalım kavrulsun. Kabak suyunu çekene kadar harlı ateşte ala dirili pişsin.Ocaktan alalım.

   2)Soğuyan kabaklara nohudu, ekliyelim, yeşillikleri yıkayıp doğrayıp koyalım.Biberide doğrayıp ilave edelim. Birisini üzerinin süsü için ayıralım. Limon ve tuzunu koyalım ve tadına bakalım. Nasıl bir lezzet harika olmuş mmmmm harika......

   3) Kırmızı biberle süsleyin, üzerinede domatesden gül yapın offfffffofffffff şükür....:)))))
 Ellerinize sağlık harika lezzet oldu denemelisiniz....







AFİYET BAL ŞEKER OLSUN:)

ELİMİZDEN LEZZET.

EVİMİZDEN BEREKET.

İÇİMİZDEN HUZUR.

BEDENİMİZDEN SAĞLIK.
EKSİK OLMASIN.

SAĞLICAKLA KALIN.

BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE OLALIM.

HAYIRLI HAFTALAR......














12 Eylül 2012 Çarşamba

ZEYTİNYAĞLI BÖRÜLCE


13 / 9 / 2012
Perşembe

GÜNAYDIN :))))
NASILSINIZ...

Sizleri çok  özledim. Bir bir arkadaşlarımız tatilden dönmekte ve bende geldim, Ayşem seni çok özledim diye ziyaret ediyorlar. Bende aynen ekranlarını açan arkadaşlarıma hoş geldiniz diyorum.

Bu hafta ve haftaya okul telaşıyla geçirecek olanlara kolay gelsin. 4 + 4 bu sene ilk senesi o küçücük yürekler okula başlayacak. Başarılar dilerim tüm çocuklarımıza. Anneler hiç korkmasın bende 1 sene erken başladım, Ablaların arasında karıştım. Sizlerde meraklanmayın canınızı çok sıkmayın hayat devam ediyor. Güzel bilgilendirin çocuklarınızı korkutmayın:)))

Güzel arkadaşım Şükriye karahan beni mimlemiş Tık tık...:))) yeni tanıdım, şeker içten birisi.
Mimlerine cevap veremediğim arkadaşlardan çok özür dilerim. Çok yoğunluğuma gelince, arkadaşlarıma dönemedim. Buda beni çok üzüyor.:)))
Mimimi haydi cevaplıyayım.

Günün nasıl geçti? 
Benim günüm bu günlerde nasıl geçiyor. Biraz koşturmacalı, İş başvuruları yapıyorum ve sonuçlar gelmeye başladı değerlendirmeye alıcam.Bakalım neresi olacak.

İsim vermeden bahset;

Bloğumu ve blok arkadaşlarımı çok seviyorum ve benimle bu yolda bana destek veren bu güne kadar yardım eden, herkese çok teşekkür ederim. Saygı ve sevginin en güzelleri hepimize olsun.

Neden hep cam kenarı

Bana biraz ortalarda daralma gelir. Ama cam kenarları çok ferah. Birde şöyle düşünürüm cam kenarları insana bir şeyler öğretir gözden kaçırdığın yerleri tanır hafızana kaydedersin.Manzarasıda mükemmel.

Bugun kendin için ne yaptım

Saçlarım biraz fazla uzamıştı kestirdim.

Twitter ana sayfanı aç ilk gözüne takılan
Twittırı açınca göze takılan ne??? Lezzetler canlarım.
Twittır sayfam takip etmek isteyenler için Tıktık...:))) 
 Ben çok teknolojiden anla masamda ara ara oraya tariflerimin linkini atıyorum. Birde şunu söylemek isterim. Samimi içten arkadaşlıkları çok seviyorum.Herkese ulaşabildiğim kadar sevgimi saygımı gönderiyorum.:)))


Düşün ki o bunu okuyacak
 Güzel arkadaşlarım ona buna gönderme yapmayla herkes anlayacak olsa hayat çoook güzel olurdu. Dertler tasalar biterdi, gönderme yapmaya gerek yok. İnsana bakılınca o insanın yüzünden her şey okunur.:)))


Kahkaha atmana sebep olan karikatürler


HayalEvi.Com - Karikatürler




Klavyeye bakmadan bir şeyler yaz

Ne yazsam ki bilmiyorum aklıma hiç bir şey gelmiyor şimdi  aniden sorunca 
hmm ne lezzetler yazsam. Benim aklıma bu geliyor.:))))

Bir cümle düşün sonra kelimelerin yerlerini değiştirerek yaz

Meşgulüm kurduğum yaşamakla hayalleri :)))

 Ctrl+V yap
Güzel bir söz
Herkesin 3 kişiliği vardır.
1) Ortaya çıkardığı
2) Sahip olduğu
3) Sahip olduğunu sandığı
Teşekkürler arkadaşlar. İsteyen herkese gönderiyorum mimi:)))

Bu gün sizlerle zeytinyağlı börülce yapımını paylaşacağım. Önce faydalarından bahsedeyim.
İçeriğinde bulunan bol c vitamini, bitkisel proteinler, azot ve nişasta  sağlık açısından son derece yararlıdır. Görümün olarak fasulyeye benzemesinin yanı sıra hafif tatlımsı bir tadı vardır.Karnıkara da denilir.




 Börülcenin faydaları saymakla bitmez.

1) Ayaklardaki şişlikleri indirir.
2)  Gözlerdeki zafiyeti giderir.
3) Göğüs ve akciğere faydalıdır.
4) İdrar tutukluğunu ve anüs kaşıntısını giderir.
5)  Cinsel arzuyu arttırır.
6)  Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur.
7)  Ağız, dil, diş eti ve bademcik iltihaplarını giderir.
8)  Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.
9) Haricen kullanıldığı takdirde ağrıları dindirir, yanıkları iyileştirir.

10) Kökü kaynatılıp, suyu içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür.
11)  Yanıklara sürülürse faydası görülür.
12)  Kandaki şeker oranını ve yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur.
13)  Kansızlığa iyi gelir.

14)  Yüksek tansiyonu düşürür.

 Evet ben çok severim bu sefer taneli taneli harika oldu. Şimdiden ellerimize sağlık.
Haydi beyler bayanlar geçelim tarifimize.
Pamuk eller mutfağa.:))))

 Malzemeleri
  1 Kilo taze börülce
   4  Adet domates
  2 Adet soğan
  2 Adet yeşil biber
  1 Adet kırmızı biber
  1 Çay bardağı zeytinyağı
  1 Kaşık salça
  Tuz

  YAPILIŞI
  1) Börülceleri yıkayıp yukarıdaki resimdeki gibi ayıklayalım.
 
 2) Tencereye yağı koyalım, soğanı küçük yemeklik doğrayalım kavrulsun salçasını koyalım ve domatesleride yıkayıp küp küp doğrayın, biberleride ve  tencereye ekleyelim.




  3) Evet sırada börülceler tencereye koyup kavrulması için kapağını kapayalım.
 Maşallah size.





  4) Kavrulan börülcelere az ılık su ilavesi yapalım, Tuzunu ekleyelim kapağını kapatalım piştiği zaman dinlenmesi için altını kapatalım. İsterseniz servis yaparken üzerine kırmızı biberle süsleyin. Oh süpersiniz.





AFİYET OLSUN:)))
HAYIRLI HAFTALAR.






6 Eylül 2012 Perşembe

KAYISI REÇELİ



BİN AYNALI TAPINAK

Uzun yıllar önce, Hindistan'da yüksek bir dağın doruğuna yapılmış, Efsaneleşen "Bin Aynalı Tapınak" adlı görkemli bir tapınak vardı. Dilden dile aktarılan bu görkemli tapınağa, mutsuz, geçimsiz, köpek gitmek istedi. Uzun yorucu yolu hayıflanarak, kızgınlıkla, huysuzlanarak devam etti..

O gittikçe yol uzadı, uzadıkça asabileşti. Güçlükle yolu tamamlayıp tapınağa ulaştı ve tapınağa girer girmez karşısında asık suratlı ,kuyruğunu bacaklarının arasına almış bin köpekle karşılaştı. Sinirlerine ve yorgunluğuna ilaveten korkuda hissetti.

 Tüyleri bir anda hepsinin dikleşti. Köpek kendini güçlü göstermek adına hırlamaya başlayınca hepsi bir anda hırladı. Dayanamayıp korkup kaçan köpek. Tüm dünyanın biraz önce gördüğü, binlerce kötü, korkunç köpeklerle dolu olduğuna inanmış..


Bir gün şehirdeki küçük, sevimli bir o kadarda mutlu köpek merakından Efsaneleşen tapınağa  o da gitmek ister.  Namı yayılan tapınağı kendi gözleri ile görüp , keşif yapmak amacı ile uzun yolu aşmaya koyuldu. Büyük  dağın kucakladığı tapınağa ulaşma umudu ile yorgunluğu, susuzluğu görmedi gözü...

Nihayet amacına ulaştı ve dili dışarıda hızlı hızlı nefes alış verişlerini seyrelterek tapınağın içine girdi .. Aniden bir köpekle karşılaştı,  kulakları dik ona bakan bir köpek, kafasını çevirdi ve bin köpek kendisine bakıyordu.  Koca bir gülümseme aldı kuyruğunu hızlı hızlı sallayarak. 

Kuyruğunu salladı, neşeyle oradan oraya zıpladı, köpekleri oynamaya çağırdı.
Bin köpek de kuyruğunu sallayıp, neşeyle zıplayıp onu oyuna çağırdılar..Tüm köpekler aynı şekilde karşılık verince onca yolu aşıp tapınağa gittiğine hiç mi hiç pişman olmadı..Mutluluğu katbekat artmıştı..


 Bu köpek de tapınaktan çıktığında tüm dünyanın dost ve sevecen köpeklerle dolu olduğuna inanıyordu.

...................................................................................................................................

 7 / 9 / 2012
 CUMA

HAYIRLI CUMALAR :))) 
Nasılsınız ??????
Okuduğum kitapta çok beğendim ve sizlerle paylaşmak istedim. Kitabın ismi avcumuzdaki kelebek. Kıssadan hissemi aldım.  Biraz sizlerle dertleşmek istiyorum :((((

İnsanlığın temelinde yer alan bir noktadır ayna efsanesi. Her ne kadar fiziksel görünüşe ışık tutuyor gibi görünse de bakış teması , mimikler ile iç dünyaya keşif sağlar.  Aynada herkesin görebildiği ancak kendimizin göremediği bizi görürüz. Başkaları ile mücadele eder gibi görünse de insan kendi benliği ile karşı karşıya değilmi canlarım...

Sizleri üzmek istemiyorum. İçlerimize acı düşüren insanların aynaya bakıp içlerindeki mutsuzluğu vatanımıza milletimize maletmeleri içimizi acıtıyor. Tv, izleyemez, radyo dinleyemez,  Gazete okuyamaz olduk.  Ne zaman biter bu acılar herkes bir millet, herkes bir devlet   değilmi? 

Memleketimin Annelerini, Babalarını, Kardeşlerini  v.s.  ne kadar daha ağlayacaklar.
Şu sıcak yaz günlerinde,bir de bu acıların yaşanması,beni çok üzüyor. Şehitlerimize rahmet,  Ailelerine baş sağlığı dilerim. Bu acıların son bulması dileklerimle....Amin...
Yazı yazmak, tarif girmek içimden gelmese de hayat devam ediyor. Siz değerli takipçi dostlarımla buluşup iki satır dertleşmek istedim.Birbirimize sıkıca kenetlenme zamanı dostlarım.
Haydi birlik beraberliğe.:)))))

Bu gün sizlerle kayısı reçeli yapımı  paylaşmak istiyorum.
Çocukluğumda komşumuzda yediğim ve zamanla uzmanlaştığım lezzet,  görüntü nasıl ???
  Mükemmel sesleri yükseliyor. Harikasınız :)))




Kayısı  reçeli  yapmak, hem zor hem kolay. Bu gün püfleriyle beraber güzel bir reçel yapıcaz.  Kahvaltılarda veya davette tatlı olarak ben koyuyorum. Reçel  davetlerde konurmu demeyin bu şekilde yaparsanız elbette konur. Üzerine kaymalı kaymaksız hiç fark etmez  çok ta güzel oluyor mmmm enfes lezzet.

 Haydi beyler bayanlar
 Pamuk eller mutfağa.
 Gelsin bol resimli tarifimiz :)))
Şimdi seyir zamanı gözümüz şenlensin maşallah hepimize:)))

  MALZEMELER
 1,5 Kilo kayısı tam olmamış sertlerinden
 7 Su bardağı şeker
 4 Su bardağı su
 3 Kaşık kireç ( kireci ıslatmak için 10 bardak su )
 3 Tane limon tuzu
 1 Tatlı kaşığı tereyağı

 YAPILIŞI
  1) 3 Kaşık kireç 10 bardak su ile ıslatılır. Kayısıların kabuklarını ince ince  soyalım. İçinin çekirdeğini şiş veya tokanın ucuyla çıkaralım.



 2) Eriyen kireci süzüp kayısıları içine atalım 4 saat kirecin içinde beklesin. Çıkarıp yıkayalım süzelim.
Püf noktası: Kirece yatırılmasının sebebi daha diri reçel elde etmek için.
Çok sert kayısı alırsanız sabaha kadar bekler ve daha sert reçel olur.
Ben istediğim sertlikte bulamadım 4 saat beklettim suda durdukça kendisini kaybetmesin diye.


3) Başka tencereye 4 bardak su ve 7 bardak şekeri koyalım. 15 dakika kaynasın revaklaşınca limon tuzunu koyalım bir taşım kaynasın kayısıları içine koyalım. Bir taşım kaynasın üzerindeki köpüğü alalım ve  altını kapatalım.  soğusun tekrar altını açalım kaynasın  tereyağını koyalım beş dakika kaynasın altını kapatalım

Püf noktası: Şekerle suyu kaynatınca koyu kıvam aldı diye korkmayın. Kayısıları koyunca tekrar sulanacak.


Püf noktası: Dikkat etti iseniz kaynattık soğudu tekrar kaynattık bu reçelin lezzeti ve kıvamı için.

 4) İsteğe göre kayısının çekirdeğini kırıp sıcak suda kaynasın soğuyunca kabuklarını soy ve reçele koyabilirsin.


 5) Evet şimdi tencereye bir bone takıp 2 ila 3 gün güneşlendirin. Altın sarısı olan reçeli kavanoza koyabilirsiniz.

Püf noktası:Reçelin kıvamını alıp almadığını anlamak için, çok basit bir yöntem mevcut.  Bir kaşık reçeli bir tabağa alıyorsunuz. Şayet reçel,  kıvamını alıyorsa, reçeliniz olmuş demektir. Bunuda unutmayın birazda buzdolabında kıvam alır.:)))


Bol resimli tarif oldu, herkese benimle kayısı reçeli tarifine eşlik ettiği için teşekkür ederim. 
İleriki senelerde daha değişik kayısı reçelinde buluşmak üzere :)))
Ellerinize sağlık harikasınız. 


Diğer reçel tarifllerim.
Çilek reçeli ve reçel yapmanın püf noktaları için Tıklayın...:)))
Turunç reçeli ve turuncun faydaları için Tıklayın...:)))






HAYIRLI HAFTA SONLARI:)))

AĞZINIZIN TADI
SOFRANIZIN BEREKETİ
HİÇ EKSİK OLMASIN.












3 Eylül 2012 Pazartesi

SALAMUT YAYLASI



Yayla Zamanı

Yaz geldi mi şenlenir her ev
Sabahlar zor olur yayla zamanı.
Sanki neşe dokuyor her yer
Gönüller coşuyor yayla zamanı...

Gün doğmadan başlıyor telaş
Bir tutam ekmekle, sıcacık bir aş.
Dizilir yollara köy yavaş, yavaş
Düşerler art arda yayla zamanı...

Bulutlar yükselir tozlu yollardan
İniltiler gelir arabalardan.
Geçerken yemyeşil gür tarlalardan
Başaklar yükselir yayla zamanı.

Yol boyu dizilir sürüler tek, tek,
Geçince savuşur bir dağ bir etek
Çakılır kağnılar rastlarsa köstek
Başlar ilk uğraşma yayla zamanı.

Öğle zamanında verilir mola
Azıcık katıkla düşülür yola
Maviyle yeşillik girmiş kol kola
Baharı uğurlar yayla zamanı.

Geçip uzun yolla dar yokuşları
Unutup o soğuk karlı kışları
Kaynar bir ocakta sıcak aşları,
Çocuklar sevinir yayla zamanı.

Yolculuk son bulur bir akşamüstü
Yaylalar bürünmüş yemyeşil örtü.
Nineler sağarken ilk beyaz sütü
Taslarda dolaşır yayla zamanı...
Turan ışık
..................................................................................



3 / 9 / 2012
Pazartesi
Huuuuu canlarım ben geldim ...:)))
Nasılsınız...?
Biraz sıcak , biraz uyuşukluk var diye sesler geliyor. Bazınızda ben bomba gibiyim diyor.
Bu gün sizi biraz dağ esintisi aldırıp canlandırmaya geldim.  Oooo yayla havası alınca iyi olmaz mıyız diyorsunuz sesler geliyor. :)))))


Yayla göçünde gidememiştim, bugün gitmek nasipmiş.
Evet ben sizler için salamut yaylasına gittim. Orası neresi diyeceksiniz???
Aksekinin çaltılı çukur köyünün yaylası, salamut çok güzel yayla, bizim yaylamız.
Hafta sonu şöyle şehir hayatından el etek çektik ve o güzel manzaralar eşliğinde, dağ havasını içimize alaraktan yaylamıza vardık. Elektrik yok, su eski obalarda yok yeni yapılan evlerde depolar yapılmış suyun kaynağından evlere su basılıyor ve su geliyor. İstersen git doldur gel. telefon çekmiyor. Teknoloji sıfır. Rakım 1780 . Serin buz gibi püfür püfür esiyor. Gece dışarıda duramazsın, buz tutarsın.


Orta Toros dağlarından, Toroslar’ın en ilginç, en şaşırtıcı bölgesinin bir bölümünden söz edeceğim. Eski devirlerde dağlık Kilikya anlamına gelen Cilicie Trachee adı verilen bölgenin, Akseki’nin doğusundan  bulunur. Dünyanın hiçbir dağı, toros dağlarının buralarda taşıdığı heybeti ve güzelliği göstermez dersek, sanırım yanlış söylemiş olurum.  Köpüklü akan muarları, koyu ormanlı dik yamaçları, kardan taçlı başları, sarp, geçit vermez ve göklere ulaşan dağlarıyla Alidürbe-Morca-Salamut-Geyran v.s.yaylaları.


O ranın ıssızlığı içimize giren heybetli dağların görüntüsü hem büyülüyor hem korkutuyor.


Yüksekliği 2200 ile 1500 arası rakımına ulaşan yaylalar, derin vadiler ve yaşayanların koyak, alan dedikleri obalardan var. Bazen taş muarlar, bazen derin kuyular, bazen heybetli dağların kuzey çarşaklarında upuzun yatan kar yatakları var.Bu sene bu kar yataklarına işimizden dolayı çıkamadık.

Ardıç, katran, sedir  v.s. ağaçlarının  koyu gölgesinde dağların koyakları beni büyülüyor,  bir süre görüntüsüne dalıp dinleniyorum . Karşıda irili ufaklı yığınla tepeler var. Çok uzaklarda bir dağın çarşaklarını görüyorum ve burası bizim yayla salamut.


Salamut yaylasının girişindeki, şarıl şarıl akan çeşmenin önünde,  buz gibi sedir kokulu Salamut suyu ile serinliyoruz.Bu su o kadar soğuk ki beş dakika duramazsın çeliklersin.
Bizim yaylamız böyle, keçi sürüleri ve doğal manzarası ile insanı derinden etkiliyor.


Evet bu kadar anlatım yeter şimdi yemek zamanı demi canlarım. Babam Mehmet öztürk.
Bundan iki sene önce, bir karar aldı ve dediki:


Ben babamın obasını yeniden yapıp salmutta'da yaylalamak istiyorum. Bu kararını uyguladı evi yaptı eğer evi bitirirsem bana yardımcı olanlara yemek vereceğim demiş ve sözünü yerine getirdi. Bizde gittik. Dağ havası beni biraz sarssada, daha sonra alıştım. Eeee tabi kaç rakımdan kaç rakıma çıktık.


 Yayladaki akrabaların yardımları ile yemekler pişti, nemi pişti?



Keşkek ve kavurma yapıldı.  Yanında pilav, salata, helvada vardı.



 Ateşler yakıldı el birliği ile bu lezzetler yapıldı. Keşkek kazanının başına herkes sırayla geçti kolay değil tam üç, dört  saat hiç durmadan karıştırıldı. Son lezzet tereyağıda eklendi. 



Hep beraber hazırlanan bu lezzetler, yenildi içildi. Hep beraber topladık. Ateşte yapılan lezzetler muhteşemdi. Herkesin ellerine sağlık.



Evet canlarım bizim eve dönme zamanı umarım sizlerde bir nepzede gezdirebilmişimdir yayla havasını aldırmışımdır.

HEPİNİZE HAYIRLI HAFTALAR DİLERİM . :)))
BİR KASE LEZZET 
AYŞE ( ÖZTÜRK ) ALKAN
SİZLERİ ÇOK SEVİYOR.
SAYGILAR.