30 Temmuz 2012 Pazartesi

SAFRANLI PİLAV İFTAR MENÜSÜ






Meşhur velilerden Habibi-i Acemi k.s. zamanında, benzeri görülmemiş şöyle bir hadise yaşanmıştır:


Horasanlı bir adam, evini on bin dirheme satarak, ailesiyle Basra’ya geldi. Oradan hacca gidecekti. Habib-i Acemî’yi buldu ve ondan şöyle bir istekte bulundu:
Ben eşimle hacca gidiyorum. Şu on bin dirhem parayı al da, Basra’da benim için uygun bir ev alıver.

Horasanlı ve eşi Mekke’ye doğru yola koyuldu. O günlerde ise Basra’da müthiş bir kıtlık ve açlık baş gösterdi. Habib-i Acemi Hazretleri ise elindeki emanet parayla gıda maddeleri alıp, sahibinin hayrına muhtaçlara dağıtmak zorunda kaldı. Adamın rızası olmazsa, parasını geri verecekti.Uzun bir zaman sonra, Horasanlı, hactan döndü. Habib-i Acem'e kendisine ev alınıp alınmadığını sordu.

  Bunun üzerine Habib-i Acemi dedi ki:

 Rabbimden sana Cennet’te bahçeli bir ev alıverdim!

Adam bu durumu eşine haber verdi. Kadın buna memnun oldu, fakat evin tapusunu da istedi. Horasanlı bu isteği iletince, Habib-i Acemi ona şöyle bir senet yazıp eline verdi:
‘Bismillehirrahmenirrahim.. Bu senet, Habib’in Horasanlı için Rabbinden aldığı evin tapusudur. Allahu Teala bu evi Horasanlı’ya verecek ve Habib’i de borcundan kurtaracaktır…

Bu senedi aldıktan sonra adamcağız ancak kırk gün daha yaşadı. Ölmek üzereyken, bu tapu senedinin kefenine konulmasını vasiyet etti. Horasanlının vasiyetini yerine getirdiler. 
Bir zaman sonra Habib-i Acemi , Horasanlıyı ziyarete gitti. Kabrinin üzerinde, parlak  bir levhaya, yazıyla yazılmış şöyle bir yazı buldu.

‘Habib Ebu Muhammed’in falan Horasanlı için on bin dirheme aldığı evin beratıdır. Rabbi, Habib’in istediği evi Horasanlı’ya verdi ve Habib’i de borcundan kurtardı.

Habib Hazretleri bu yazıyı alıp okuyunca, levhayı öperek ve ağlayarak dostlarının yanına koştu. Bu Rabbimin bana olan beratıdır!  diye sevincini ifade etti.


 Habib-i Acemi( Radıyallahü Anh)Evliyanın büyüklerinden. Hz. Hasan-ı Basrî'nin talebesi ve Hz. Dâvûd-i Tâî'nin hocasıdır. Künyesi, Ebu Muhammed'dir. 120 (m. 739)'da vefat etti.
........................................................................................................................................

30 / 7 / 2012
PAZARTESİ

HAYIRLI GÜNLER.....:)
GÜZEL VE KOŞTURMALI BİR HAFTA SONUNUN ARDINDAN...:)
BEN GELDİM... NASILSINIZ ÇOOOOK İYİYİZ HAMDOLSUN..... MAŞALLAH.

Ne kadar güzel bir kıssa akşam radyoda duydum. Eşime çok güzel kıssaymış ben yarın bunu paylaşmalıyım dedim.Kıssadan hissemi aldım.İnşallah bizlerde şu Ramazanı şerifte beratımızı elimize alanlardan, hayır ve hasenatını ölmeden yapanlardan oluruz. Amin...

Bu gün sizlerle gene özel bir iftar menüsü paylaşacağım.
Haydi başlayalım mı? 

İFTAR MENÜSÜ 3

Of of müthiş yöresel lezzet benim severek yaptığım  çorba deneyin...:)
Külüklü yöresel çorba için Tıklayın...




Görünüşünden bile ağız sulandıran ve B 12 vitamini barındıran enfes lezzet...
Fırın köfte için Tıklayın...




 MMMMMMMM Müthiş bir salata.
Yediklerimizi sindirtecek vitamin deposu, sofralara layık lezizmi leziz...
Mantar salatası için Tıklayın...






Safranlı pilav, Osmanlı mutfağının ve benim davet sofralarımın vaz geçilmezi.....:)
Renge gel renge....Tarifi  en sonda...........:)





Bütün mutfakların baş tacı..... Akşam olsa da çayın yanında yesem. Muhteşem vazgeçilmezim...
Revani tarifi çin Tıklayın...


Evet menümüz harika oldu.
Haydi beyler bayanlar gelsin safranlı pilav tarifimiz...
Ben hiç pilav tarifi vermedim bu ilk olacak.....:)
Pamuk eller mutfağa...

 SAFRANLI PİLAV

  MALZEMELERİ
  1 Kase baldo pirinç
   1 Kase et suyu
   1 Kase su
   1 Tatlı kaşığı safran silme
   1 Çay bardağı haşlanmış nohut
   1 Küçük paket çam fıstığı
   2 Kaşık tereyağı
   1 Çay bardağı zeytinyağı
   1 Kaşık şeker , tuz

   YAPILIŞI
   1) Pirinci ayıklayıp tuz koyalım üzerine kaynar su koyalım 10 dakika dursun... 1 kase kaynar suya safranı ıslatalım.Pilavın içine koyarken süzelim.
   2) Tencereye zeytinyağı ve çam fıstığı koyalım kavrulsun. Pirinci yıkayalım süzelim fıstıkların içine koyalım  tereyağının bir kaşığını da koyalım ve pirinçleri kavuralım.
  3)Kavrulan pirinçlere sıcak et suyunu ve safranlı suyu koyalım tuzunu, şekerini atalım. Altını kısalım nohudu koyalım ve pişsin,  altını kapatmadan önce kalan bir kaşık tereyağını koyalım karıştırıp altını kapatalım. Tencerenin ağzına havlu peçete koyup kapağını kapatalım demlensin...ELLERİNİZE SAĞLIK HARİKA OLDU...

Püf noktası:
Tencereyi ocağa koyunca ısıtalım pilavınız tel tel olur ve yapışmaz.
En son koyduğumuz tereyağı pilava lezzet verir...:))

Not: Safran alamadım,   başka ne kullansam olur diye soranlara zerdeçal öneririm..

 Püf noktası:
 Ustalar bu incelikleri pek vermezler.Bu pilav piştikten sonra, servis edeceğin zaman.
1 çay kaşığı kırmızı toz biber.
1 çay kaşığı karabiber.
çok az kimyon
çook az tarçın koyup karıştır ondan sonra servis yap.
Tadına doyamazsın...

İftar menüsü 1 için Tıklayın...:)))

İftar menüsü 2 için Tıklayın...:)))

İftar menüsü 3 burası

 İftar menüsü 4 için Tıklayın...

İftar menüsü 5 için Tıklayın...:)))


AFİYET OLSUN.....
HAYIRLI HAFTALAR.....

Güzel bir dua ile noktalayalım.

“Allah’ım, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, ihtiyarlıktan ve cimrilikten Sana sığınırım. 
Kabir azabından Sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnesinden Sana sığınırım.” (Müslim)




24 Temmuz 2012 Salı

BOLONEZ SOSLU SPAGETTİ İFTAR MENÜSÜ





Bir Ramazan günü idi. Müslüman mahallesinde oturmakta olan ateşe tapan bir Mecusi'nin küçük çocuğu Müslümanların arasında ekmek yiyordu. Hemen babası çocuğun bu halini fark etti.

Oğlum Müslümanların arasında yemek yenir mi? onlar bu günlerde oruç tutarlar onların  muhterem günlerdir, diyerek çocuğu azarlayıp eve gönderdi.

Her faninin başına gelen ölüm, O'nu da alıp götürdü ölümünden sonra şehirde bulunan bir Allah dostlarından bir çoğu, Mecusi'yi rüyalarında cennet'te gördüler. Halbuki hayatında Allah diye ateşe ibadet eden bir kimsenin, cennete girmesi şaşırtıcıydı..

Nasıl oldu da bu nimete eriştin! Biz seni imansız bilirdik. Hatta öldüğünde cenaze namazını bile kılmadık. Dediklerinde O şu cevabı verdi.

Evet Doğru söylüyorsunuz. Ben Mecusi idim. Fakat bir gün küçük oğlum Müslüman mahallesinde, onlar oruçlu olduğu halde ekmek yiyordu. Ben çocuğun onların gözleri önünde ekmek yemesine müsaade etmedim. 


Müslümanların hürmet ettiği bir şeye bende hürmet ettiğim için, Cenabı-ı Hak  benim ruhumu bir Müslüman olarak aldı. Ve sen müslümanlara hürmet ettiğin için bizde senin bu hürmetinden dolayı seni cennetle mükafatlandırdık.

 Mecusi derki ben hürmet ettim bu sevabı aldım ya oruç tutanın sevabı ne kadar olur.


Ayeti Celile:
Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir. 
 Bakara suresi Ayet185

H.Ş
Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri,orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.
...................................................................................................................................


24 / 7 / 2012
 SALI


 HAYIRLI GÜNLER....
 BEN GELDİM....:)))))
 SICAK BİR ANTALYA SABAHINDAN HERKESE MERHABA....
NASILSINIZ İYİSİNİZDİR ...

Ramazana alıştık çok şükür normalde olsa bu sıcaklarda oruç tutmak ne mümkün. Sabrını veren Allah'a şükürler olsun...Kıssadan hissemi gene fazlası ile aldım. Hekes Allah'ın kulları şekle ve şemale bakmamak lazım. Hoş görülü ve güzel ahlaklı olalım...:)))

Bu hafta benim çok ders çalışmam lazım hafta sonu sınavım var.  Tarifimi girip çalışkan anne derslere gömülecek. Bu sıcaktamı diyeceksiniz, oruçlu ders çalışma fikri ürkütücü olsada, hayat devam ediyor...

Bu gün sizlerle ramazan menüsü, paylaşmaya devam ediyorum.
Sofralarımızdan bereket, sohbet, muhabbet eksik olmasın diyerek başlıyorum...:)))




İFTAR MENÜSÜ 2



MMMMMMMM enfes bir çorba sofralarımızın baş tacı, içtikçe içesimiz gelir. Harika lezzet bu çorbanın lezzeti sizi saracak denemenizi şiddetle tavsiye ederim...
Ezogelin çorbası tarifi için Tıklayın...




 Ofoff bizim evimizin baş tacı. Benim davet yemeklerimin olmazsa olmazı bir lezzet,denemedi iseniz deneyin derim.....:)))
Patlıcan musakka için Tıklayın...






Bizim evde musakka piştimi muhakkak yanına makarna ve cacık yapılır....Ama bu gün çoban salatası var...
Bu tarifim muhallebili tel kadayıftan sonra en altta.:)))




Bu yemekleri dengede tutacak nefis çoban salatası.......:)))))

Soğanını iftara yakın doğrayın canlarım.....Yağını tuzunu ve ekşisini ekledikmi mükemmel olur...







Evet şimdi de yapması pratik, sunumu hoş, yemesi lezzetli bir tarif.....
Muhallebili kadayıf için Tıklayın...


Evet şimdi geçelim.....
BLONEZ SOSLU makarnamızın tarifine.... 
Beyler bayanlar pamuk eller mutfağa
  
    MALZEMELERİ 
    1 Paket makarna
    Su, tuz, az zeytinyağı
   
   Sosu için
   2 Kaşık tereyağı 
   Yarım çay bardağı zeytinyağı
   4 Tane domates
   3 diş sarımsak
  1 Adet kuru soğan
  300 Gram kıyma
   Pul biber, kimyon, karabiber
   

YAPILIŞI
   1) Tencereye su, tuz, az zeytinyağı koyalım kaynasın, makarnaları koyalım pişsin. Pişen makarnayı süzgece alalım üzerine yapışmaması için soğuk su gezdirelim...
  
   2) Tavaya tereyağını koyalım biraz kızarsın makarnaları koyalım tuzuna bakalım. İki sefer karıştıralım ve altını kapatalım...


  3)Şimdi sosunu hazırlayalım. Bir tavaya  zeytinyağını koyalım, kıymayı koyup kavuralım ince kıyım soğanı, sarımsağı  koyalım soteleyelim. Küçük doğradığımız  domatesi koyalım pişsin ve baharatları ekleyelim, ocağı kapatalım...:) ....:)

Offfff mükemmel yaptınız resimdeki gibi servis yapalım.
ELLERİNİZE SAĞLIK.......:)))
     

İftar menüsü 1 için Tıklayın...:)))

İftar menüsü 2 burası

İftar menüsü 3 için Tıklayın...:)))

İftar menüsü 4 için Tıklayın...:))

 İftar menüsü 5 için Tıklayın...:)))




 AFİYET OLSUN...



Ramazan ayına özel iftar duası paylaşmak istiyorum
 
Arapçası:
Allâhumme leke sumtü ve bike âmentü
Ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü
 Ve savmi ğadin neveytü fağfirli  mekaddemtü vemâ ahhartü.

Türkçe Anlamı:
Allah’ım! Senin için oruç tuttum, 
Sana inandım, sana dayandım,
Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım. 
Yarının orucuna da niyet ettim, benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla.”




ALLAH'IM
KAFAMIZDAN DURGUNLUĞU
KALBİMİZDEN YORGUNLUĞU
RUHLARIMIZDAN KIRGINLIĞI AL
AMİN.............






SİZLERİ EN GÜZELE EMANET EDİYORUM.....:)))





20 Temmuz 2012 Cuma

ÜZÜM HOŞAFI İFTAR MENÜSÜ HOŞ GELDİN EY ŞEHRİ RAMAZAN



HOŞGELDİN EY ŞEHRİ RAMAZAN
 
Recep, Şaban derken, geldi mübarek gün
On bir ayın sultanı,  ayların en birincisi
Cennet kokuları yayıldı şu an içimize
Hoş geldin ey şehri ramazan.

 
Bu gün birinci gün, gül gibi tütersin
Aklımın nurusun, gözümde fersin
Yetiştim imdada der de gülersin
Hoş geldin
ey şehri ramazan.
 
Kuran’ı okumak, sen de başkadır
Üstümüze yağan günaha olur çadır
Allah’ın izniyle nurları yağdır
Hoş geldin
ey şehri ramazan.
 
Yak da günahları dönsün nurlara
Kalbimiz dayansın muhkem surlara
Peşinden koşalım tüm baharlara
Hoş geldin
ey şehri ramazan.

Bu gün neşeyle, doldu ufkumuz
Bu dünyada sade Hak’tan korkumuz
Işıklandı şimdi aydınlık yolumuz
Hoş geldin
ey şehri ramazan.

................................................................................................................................

20 / 7 / 2012
CUMA

HAYIRLI RAMAZANLAR.......

 Hoş geldin, rahmet ayı :)))

 Hoş geldin, Mağfiret ayı.  Kurtuluş ayı :)))

Hoş geldin, İftar ve ikram ayı. Oruç ayı. Zekat ayı :)))

Hoş geldin,Namaz ve teravih ayı. Kur’an–ı Kerim ayı.  Hatm–i şerif ayı :)))

Hoş geldin,Cemaat ayı.  Tevhid ayı.  Birlik ve kardeşlik ayı.  Salat ve selam ayı. İhsan ve af ayı:)))


SEVGİ, SAYGI MUHABBETLE GELDİM.....
BU GÜN ÇOK MUTLUYUM NEDEN DİYECEKSİNİZ?
USTALIK BELGEM ELİME GEÇTİ, BU MÜBAREK GÜNDE DUALARINIZI BEKLERİM.
RAMAZAN SONUNDA BENİM İÇİN HAYIRLAR OLSUN İNŞALLAH ........:)))

Nasılsınız, çok şükür iyiyiz. Mübarek gün başladı, herkese sağlıklı ve huzurlu Ramazanlar dilerim.İstanbuldan geldim,  evimi temizledim. Ramazan hazırlıklarımı yaptım.Hayırlısı ile, çoşku içinde Ramazan ayına başladık. Bu gün paylaşacaklarım çok, sizi sıkmam inşallah. Bilgiyi ve bilgilenmeyi çok seviyorum. SABRINIZA SIĞINIYORUM....

Bu gün sizlerle Ramazanın olmassa olmazı üzüm hoşafı ve birde iftar menüsü paylaşacağım...

Hoşaf ve kompostonun farkı nedir? Bunun bende anısı var.Aşçılık ileri meslek dersinde sınavda soru olarak çıkmıştı.

HOŞAF: Bütün veya dilimler hâlindeki kuru meyvenin şekerli suyla kaynatılmasıyla yapılır.

 KOMPOSTO: Bütün veya dilimler hâlindeki yaş meyvenin şekerli suyla kaynatılmasıyla yapılır.
 

Üzüm hoşafı çok faydalıdır.

1) Büyüklerimiz üzülen, zayıf düşen,  vücuda serum etkisi yapar derler. Bende biraz güçten düşsem hemen üzüm hoşafı yaparım. Faydasını çok gördüm.....Benim doğal vitaminim....:)))

 2) İçindeki bor minerali sayesinde beyin faaliyetlerini arttırır.
 
3) Vücuttaki kemik ve sinir dokusunu, kasların çalışmasını ve kalp atışlarını düzenleyen magnezyum kuru üzümde bol miktarda bulunur.

 
4) Ayrıca içerdiği potasyum sayesinde sinir sistemi ve kalp ritmini düzenler.
 
5) Kan yapıcı özeliği olan demir mineralini içerir. Hamilelere bol miktarda tüketmesi tavsiye edilir.

 
6) İçinde bulunan inositolün, kolesterol düşürücü etkisi vardır. Saçların uzamasına yardımcı olur.

 
7) İçinde bulunan b1 vitamini kan şekerinin yakılması, kalp sağlığının korunması ve öğrenme gibi beyin fonksiyonları için gerekli olan bir vitamindir.


8)  Alkol ve sigaranın etkilerini azaltır.
 
9) Üzüm lifli bir meyvedir. Lifli besinlerin kan şekerinin daha dengeli yükselmesini sağladığı, kabızlık ve bazı kanser türlerinin önlenmesinde yararlı olduğu saptanmıştır...:)


EVET GELELİM İFTAR MENÜMÜZE...:))))

İFTAR MENÜSÜ 1

Önce dumanı üstünde, güzel bir tarhana çorbası.Hemde tarhana, Ayşenin kendi elleri ile yaptığı,yapmak isteyenlere tarhananın yapımı ile beraber.  Bu güzel tarhana çorbası için tıklayın.



Evet şimdi güzel bir ana yemek yanında pilav ve brokoli  ile beraber. Mmmm enfes lezzet denemediyseniz deneyin derim.Fırında bohça kebabı için tıklayın. 

NOT: Kızartmadanda sepzeleri soteleyerek yapa bileceğiniz muhteşem lezzet.






Ve bu lezzetli yiyeceklerin yanında olmazsa olmazı üzüm hoşafı...... Osmanlı zamanında,Yeni çeriler üzüm hoşafı yapılsın diye sarayı ayağa kaldırmışlar... Biz üzüm hoşafı isterik demişler...








Ve final güzel muhteşem lezzet. Sütlaç ile zerdeyi buluşturdum, muazzam lezzet ortaya çıktı.
Denemenizi tavsiye ederim...:))) Zerdeli sütlaç için tıklayın




Şimdi geçelim üzüm hoşafı tarifine
Beyler bayanlar pamuk eller mutfağa


   MALZEMELERİ
   1 Su bardağı kuru üzüm
   1 İle 2 su bardağı arası şeker
   12 Su bardağı su
   15 Adet karanfil
   Yarım limon kabuğu 


    YAPILIŞI
    1) Üzümleri ayıklayıp, yıkayıp, tencereye koyalım... Üzerine suyunu , şekerini karanfilini ekleyelim.Ocağın altını yakalım neyi unuttuk esas lezzet ve hoş rahiya verecek limon kabuğunu ekliyelim. kaynasın köpüklerini alalım, nasıl muhteşem lezzet canlarım.


   2) Siz altını kısın işlerinizi görmeye gidin o pişer. Evet şimdi gelin canlarım, altını kapatın soğusun dolaba koyun , Hemen bozulmaz muhafazalı bir kaba koyarsanız daha iyi olur.
  Ellerinize sağlık.......:)))) Şifalar olsun inşallah........





AFİYET OLSUN...
HAYIRLI HAFTA SONLARI GEÇİRMENİZİ DİLERİM...:)))





   

15 Temmuz 2012 Pazar

TAVA BÖREĞİ

 



 Süleymaniye caminin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. Ogün istanbul'un her tarafından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için geldiler. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. 

 Fakat bunlar arasında bulunan  bir çocuk, "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu.Çocuğun minarelerden biri için  söyledikleri,usta Mimar Sinan'a kadar ulaştı.

 Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona, "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi. Çocuk da "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi. Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları birbirine ekletip, minareye bağlattı. 

 "Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı Çocuğa da, "Oğlum, bak bu minareyi doğrultturuyorum, sen dikkat et, dosdoğru olunca haber ver."dedi.

 Adamlar gerçekten düzeltiyormuş gibi çekiyorlardı Çocuk bir süre sonra, "Tamam, minare doğruldu." diye bağırdı İşçiler çekme işini bırakıp, halatları çözdüler. Başından beri olaya tanık olan, Sinan'ın ustalarından biri herkesin kafasını kurcalayan soruyu Mimar Sinan'a yöneltti.
  Ulu mimarbaşımız, sen herkesten iyi biliyorsun ki, minarede eğrilik falan yok O halde niçin düzeltmeye kalkıştın?
Mimar Sinan'ın cevabı inceliğin, anlayışın, hoşgörünün simgesi idi:
 Ben bilmez miyim minarede eğrilik olmadığını. Ama çocuğun kafasındaki "minare eğri" intibasını da öyle bırakamazdım. Bu yönteme başvurdum ki çocuğun kafasındaki "eğri" kanaati silinsin. Yoksa her yerde çocuk aklıyla, minarenin eğri olduğunu söyler, sonra gerçekten eğri olduğu, şeklinde bir inanç yayılırdı.

.......................................................................................................................................

16 / 7 / 2012
PAZARTESİ

 HERKESE GÜNAYDIN...:)))
İSTANBULLULAR BİR KASE LEZZET GELDİ....:)))
HEY UYANIN CANIM...
GÜZEL İSTANBUL'UMU GÖRMEYE GELDİM......:)

Ramazandan önce bir gidip İstanbul'u gezeyim göreyim dedim. Kızımla uçağa bindik, oğlumun yanına geldik.  Ama Ayşe buya sizleri hemen özler, çok ara vermek istemez.İşlerimi bitirdim ve tatilde bile olsam sizlerle buluşma zamanı.Önce tarifi gireyim, sonra geziye devam.


 Allah sağlımızı, huzurumuzu bozmasında hep görüşelim.İşte burasıda dost, arkadaş meclisi, samimiyet yeri değilmi.Ben gene kıssadan hissemi aldım. Ne güzel eserler yapmış, bakarken hayran olmamak elde değil. Mimar sinan nede akıllıymış, bir çocuğun bile gönlünü almasını biliyor...Rahmetle anıyoruz büyük ustayı...
Benden pratik, hafif,lezzetli gösterişli tava böreği tarifi istenildi.Yaz aylarına layık olsun, mutfakta çok kalmayalım, Ramazanı şerifte geceleri sahurda yapıp yiyelim dediler. Bende en kısa zamanda deyip söz verdim. İşte bu gün yapıldı ve afiyetle yenildi. Biz anneler çocuklarımıza, ıspanak ve havucu nasıl yedire biliriz diye çabalarız. Bende onlardan biriyim. 

Yemek seçmezler ama , dengeli beslenmeleri lazım.  Bu nedenle bu gün ıspanağı havuçla buluşturdum, birazda peynir koydum ortaya besin değeri yüksek bir börek çıktı.

Haydi beyler bayanlar...
Pamuk eller mutfağa...

  MALZEMELER
  3 veya 2 Adet yufka(tavanın ve yufkanın büyüklüğüne göre)
  1 Bağ ıspanak
  1 Adet havuç
  1 Çay bardağı süt, yoğurt karışımı
  1 Çay bardağı sıvıyağ 
  1 Çay kaşığı karbonat
  Kaşar ve peynir
  Pul biber, karabiber
 1 Kaşık tereyağı

   YAPILIŞI
  1) Öncelikle iç harcını hazırlayalım: Ispanakları ayıklayıp yıkayalım suyu süzünce doğrayalım. Havuçları yıkayalım, dışlarını kazıyalım rendeleyelim.Peyniri ve baharatları, havuç ve ıspanakla bir kapta karıştıralım.
   2) Ara katlara sürülecek sosunu hazırlayalım: Bir kaseye yoğurtlu sütlü karışımı koyalım, içine sıvı yağ ve karbonat ekleyip karıştıralım. 


  3) Yufkayı tezgaha serelim, ortadan keselim sostan sürelim. Resimdeki gibi harcı koyalım kenarlarını içe kapatalım ve rulo saralım.


  4) Tavaya tereyağı sürelim. Rulo sardığımız yufkayı etrafında gül gibi dolayıp tavanın ortasına koyalım.Diğer yufkalara aynı işlemi yapıp resimdeki gibi tavayı dolduralım.
  5) Üzerine sostan hafif sürelim. Tavayı ocağa koyalım ve altı kızarana kadar pişirelim.
yakmayalım aman dikkat.Bir tepsiyi yada düz bir kapağı tavaya kapatalım ters çevirelim, tavaya kalan yağı koyalım ve böreğin pişmeyen tarafı koyalım .
  6) Evet harika gidiyorsunuz. Börek olmak üzere demleyin çayı kahvaltı masasını kurun.  Kokuları duyuyorsunuz demi mis gibi evet kızardımı kontrol edin.Az daha dursun, tamamdır.
 Püf noktası:Tava böreğinizin çıtır olması için pişince kısık ateşte biraz yakmadan tutarsanız, başarılı olursunuz...:)))))
 ELLERİNİZE SAĞLIK.....Mmmmmmmmmmmm harika, güzel bir tava böreği oldu.... 
Çıtır çıtır servise hazır, güzel, muhabbetli sofralarımızı süsleyecek...:)

 Not: Tavanız küçükse 2 yufka kullanırsınız...Veya yufkalar büyüktür. Benim yufkalar küçüktü 3 yufka kullandım..



 AFİYET OLSUN...:)))
HAYIRLI HAFTALAR DİLERİM...




10 Temmuz 2012 Salı

ÖDÜLÜM



Teşekkür etmek istedim sadece sizlere
Beni çok sevip güzel oylarınıza,
Hiç bıkılmayacak sıcacık  güzel dostluklarınıza
Bütün yüreğimle teşekkür ediyorum...

Küçük yüreği ile koca bir sevda taşıyan gönüllerinize
Sizlerle olan muhabbetimize
Sizin güzel desteklerinize
Bütün yüreğimle teşekkür ediyorum...


İyi günümde , kötü günümde

Dostum arkadaşım yoldaşımsınız
Halimi hatırımı soran sizsiniz

Bütün yüreğimle teşekkür ediyorum..

Siz benim  herşeyimsiniz,
Ben sizleri seviyorum.
Beni sevindirdiniz sizlerde çok sevinin
Bütün yüreğimle teşekkür ediyorum.......



HAYIRLI AKŞAMLAR......:)
NASILSINIZ, İYİSİNİZ CANLARIM..
Tarif girmek için netin başına geçtim. Yazacaklarımı ayarladım ve yazıyorumdum zil çaldı kargo geldi..
Ne geldi diyeceksiniz bana sizlerin oyları ile aldığım ödül geldi.. Üç gün önce bir mail arkadaşımdan ödülünüzü almak için adres göndermediniz, yada benmi dönmedim dedi. Bende adresimi yazdım.

Evet bir saat önce geldi çok heyecanlandım, sevindim . Teşekkür ederim.
Tarif yazmayı bırakıp, ödülümü sizlerle paylaşmak istedim ve sizler için şiir yazdım......

Blok Star Ödülü bu ödülü  daha önce duyurmuştum..
Sevgili Dayatmalarda kaybolmuşbir Blok Star yarışması düzenlemişti. Sizlerin oyları ile yapılmıştı

Bu yarışmadanda Sevgili Sade ve derin, huzursuz ruhum sayesinde haberim olmuştu.






 
Bende tuzlu simit tarifinde  bloğumda yayınlamıştım.Tıklayın
Ve en konusunda uzman ödülüm geldi...Hepinize çooooooook teşekkür ederim.
Bana bu ödüle layık gördüğünüz için.. Sizlerin önermesi ile aldım....

Ben unutmuştum bile, o kadar yoğun günler geçirdim ki. Birde malumunuz blok açalı evimizde iki ameliyatta geçirilince benim hayat hepten koşturmaca oldu.

NOT: Bana mim yapan, yorum yazan, üyem olan ve ayrıca bloğu olmadan yorum yazan ve tıklayan, bütün arkadaşlarıma,dostlarıma  teşekkür ederim ......:)))))


HEPİNİZE SAYGILARIMI SUNARIM...:)
HAYIRLI HAFTALAR....:)




6 Temmuz 2012 Cuma

ÇİLEK REÇELİ




İYİ GÜNLER.....:)
ANTALYAMDAN MERHABA..:)))
DOSTLARIM BEN GELDİM...

DOST;
OKYANUS DİBİNDEKİ İNCİYE BENZER.
ÇOK ZORDUR BULUNMASI.
BİR KERE KAYBETTİN Mİ BULAMAZSIN ONLARI..
Ben sizleri buldum asla kaybetmek istemiyorum..... 

Hayırlısı ile bir güne daha başladık. Biraz geciktim biliyorum kızım bir kaç gündür kulak ağrısı çekiyor.Bizde doktorlardayız, ineler ilaçlar damlalar geçecek inşallah... 
Herkese acil şifalar diliyorum..

Bu gün sizlerle çilek reçeli yapacağım. kahvaltılarda sofraya lezzet katar, çilek reçeli deyip geçmemek lazım. Hem basit hem zor bir reçel. Çilekler çok önemli, bu güne kalması, güzel tarla çileği bulamamaktan dolayı. Neredeyse ümidimi kesmiştim, çilek reçeli yapmakta.
Cumartesi günü kızım arkadaşı ile pazara gittiler. Annecim bir isteğin varmı dedi bende tek eksiğim çilek reçeli kızım dedim. 

Ben alayım dedi, içimden reçelliği bilirmiki dedim. Sonra aman Ayşe, ne olacak 2 kilo çilek reçellik olmazsa yersiniz dedim. Haaaaa bu arada, bizim larada, şirin yalıdaki cumartesileri olan sosyete pazarına yolunuz düşerse, muhakkak uğrayın derim. Bütün markalar bizim pazarda Antalyanın en iyi pazarıdır orası cumartesi günü herkes oraya gelir. 

Kızımda arkadaşı ile çanta bakmaya gittiler. Geldi benim gülüm çileklerle, gözüme inanamadım tam reçellik çilekler. Aferin annem ne güzel almışsın dedim. Bu arada biz o çileklerin misler gibi kokmasından ve güzelliğinden yarım kilosunu yedik. Kaldı bize bir buçuk kilo onunla da pazar günü reçelimi yaptım güneşlendirdim kavanoza koydum,  kahvaltı masasında ikramı bekliyor.
Bu gün sizlerle paylaşacağım...:)))))



Önce iyi bir reçel yapmak için neler yapmalıyız..:))))
1) Reçel yapımında kalın tabanlı çelik tencere kullanmak lazım.Amaç yüksek ateşte tencerenin dibinin tutmaması.

2) Reçel kaynatılacağı zaman mümkün olduğu kadar taze bütün veya parça yapılır.Bunlardan en ufak bir çürük bulunmamalıdır. 

3) Reçel kaynarken tahta kaşıkla karıştırılmalıdır.

4)  Reçelin üstünde kaynarken oluşan köpükler, reçelin parlak olması için alınmalı.
5)  Reçelin çok köpürmesini istemeyen kimseler, reçel kaynarken içine çok küçük bir parça tereyağ atmakla bunu önleyebilirler.

6)  Reçel kıvama geldikten sonra, çabuk bozulmaması için, sıcak ve iyice kurulanmış kavanozlara, ağzına kadar doldurulmalı ve havası alınmalı..

7)  Reçel kaynatılırken şeker miktarı ne çok fazla, ne de az olmamalıdır. Her iki halde reçel sulanarak bozulur veya kaynatıldıktan kısa bir süre sonra bozulur, şekerlenir, küflenir.

8) Reçel pişince şekerleşmemesi için, altını kapatmadan limon tuzu veya limon suyu koyup, bir taşım daha kaynatıp kapatmak lazım.Bu işlem şekerleşmesini ve kristalleşmesini önler.

9) Reçel kaynatılırken şurubun kıvama gelip gelmediği, küçük bir tabak içindeki soğuk suya, şuruptan birkaç damla damlatmakla anlaşılabilir. Şurup damlaları suyun içinde yayılmayıp top top durursa kıvama gelmiş demektir. 


10) Reçelin kıvamını anlamak için başka yöntem: Şerbeti baş parmağınızın tırnağına damlattığınız zaman, tırnak üzerinde duruyorsa, reçel kıvamına gelmiştir.
11)Marmelat rende ve ezme meyvelerden yapılır.

12) Reçel yapımı sırasında, kaynamakta olan reçeli fazla karıştırmayın, aksi halde reçelin şekerleşmesine neden olur.

13) Çok tatlı meyvelerin 1 kilosuna 1 kilo şeker, Az tatlı meyvelerin1 kilosuna 1,5 kilo şeker, Ekşi meyvenin 1 kilosuna 2 kilo şeker konulur.

14)Reçellerde şeker oranı yüzde 60 civarındadır.

15) Reçelleri az pişirip güneşde bekletilerekte yapılır.

16) Reçelleri  soğuduğu zaman kavanozlara pay edin.

17) İçi dolu reçel kavonozlarını havadar serin bir yerde korunmalı.

18) Bazı meyvelerde kireçli suda bekletilir. Sonra su ile pişirilir süzülür. Şekere yatırılır ve tekrar pişirilir. Bunu yapmaktaki neden. Meyvelerin pişme sırasında dağılmaması

EVET UMARIM FAYDALI OLMUŞUMDUR.....
İki şekilde çilek reçeli yaparım.
Bu  gün çoooook değişik bir tarif paylaşacağım. Tereyağında kavrularak yapılanı tarif edeceğim. denemenizi tavsiye ederim tereyağının çileğe verdiği lezzeti sizlerde tatmalısınız.:)))))  Bu tarif lezzet ustalarının tarifi....

Gelsin tarifimiz...
Beyler Bayanlar hadi buyurun...
Pamuk eller mutfağa....:)))






  MALZEMELER
   Bir buçuk kilo çilek
   1 Kaşık tereyağı
   6 Su bardağı şeker
  Bir yemek kaşığı limon suyu

  YAPILIŞI
  1) Öncelikle çilekleri ayıklayalım, yıkayıp suyu süzülsün...


  2) Çelik tencereye tereyağını koyalım, tereyağı yanmasın ama azıcık kızarsın şimdi koyalım çilekleri. Şimdi tahta bir kaşıkla iki sefer karıştıralım.


  3) Şimdi beş su bardağı şekeri üstüne koyalım , hemen sulanacak kaynasın. Ne zamana kadar resimdeki gibi tencereyi hizalanana kadar. Köpükleri alalım.
 Evet çilekleri kevgirle içinden alalım.


  4) Çileğin suyuna kalan bir bardak şekeri ilave edelim, Devam edecek  kaynamaya. 
 Köpüklerini alalım..



Ne zamana kadar şerbet kıvamına gelene kadar. Şimdi çilekleri tekrar koyalım içine , az daha kaynasın şimdi limon suyunu verelim.Şimdi bir taşım daha kaynasın altını kapatalım daha çok kaynamasın. 


Harika iş başardınız misler gibi kokuyor. Şimdi tencereye bone takalım bir, iki gün güneşlensin. Kavanoza koyalım...ELLERİNİZE SAĞLIK...:))


Buyurun burada
Akdeniz yöresine ait turunç reçeli tarifi var. Tıklayın.

 AFİYET OLSUN .....
HAYIRLI CUMALAR .....
ÇİLEK REÇELİ TADINDA, HAFTA SONLARI GEÇİRMENİZİ DİLERİM..:)))))